Baba Adam ne demek? | Baba Adam anlamı nedir? | Baba Adam

Baba Adam anlamı nedir?

Baba Adam ne demek?

Baba Adam anlamı nedir?

Baba Adam | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: baba adam

Türkçe - İngilizce Sözlük

a kind and fatherly man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. insan. 2. Erkek kişi. 3. İyi yetişmiş kimse: Bu şehir çok adam yetiştirdi. 4. Birinin tarafını tutan kimse: O, Ali beyin adamıdır. 5. Belirsiz zamir olarak herkes: Adamın gidip yatacağı geliyor. 6. Vazifeli şahıs: Buraya bakacak bir adam lâzrm. Buranın adamı nerede? Adam etmek = İyi yetiştirmek. Adam olmak = İyi yetişmek. Adam içine karışmak = Eş, dost arasına çıkmak, topluluğa karışmak. Adam sarrafı İnsanların karakterini iyi anlayan, görmüş geçirmiş kimse. Adama dönmek = Tertiplenmek, düzelmek. Adamdan saymak = Ehliyetini kabul etmek, (bk.) Adem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man. dog. person. employee. guy. fellow. fellow man. bean. bird. bozo. chap. cookie. cooky. cuss. feller. jack. joker. buster. dick. fucker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man. dog. person. employee. guy. fellow. fellow man. bean. bird. bozo. chap. cookie. cooky. cuss. feller. jack. joker. buster. dick. fucker. bastard. bloke. bod. gentleman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name given in the Bible to the first man, the progenitor of the human race. 'Original sin;' human frailty. street names for methylenedioxymethamphetamine in Judeo-Christian mythology; the first man and the husband of Eve and the progenitor of the huma

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man. person. individual. a full man. servant. attendant. one's agent / follower. chap. cove. cuss. guy. herbert. johnny. sod. son of a gun. specimen. wight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in Judeo-Christian mythology; the first man and the husband of Eve and the progenitor of the human race.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Scottish architect who designed many public buildings in England and Scotland. street names for methylenedioxymethamphetamine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The first male God created; he and his mate Eve disobeyed God and were expelled from the garden of Eden See Chapter 1 Yahwist Creation Story The Hebrew term adam can variously designate humankind collectively , the first man , or the personal name Adam Se

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Robert Adam : eminent architect who designed furniture for the houses he built or re-modelled; famous for his revival of the classical style, based on Ancient Greek and Roman taste, begun in England during the 1760's.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Furniture designed by the 18th-Century English architects Robert and James Adam, in the same Pompeiian classicism which marked their houses Pieces are delicate and slim, and have simple straight lines and restrained ornamentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Art Design Architecture and Media. red, a Babylonian word, the generic name for man, having the same meaning in the Hebrew and the Assyrian languages It was the name given to the first man, whose creation, fall, and subsequent history and that of his desc

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The style period from 1765-1790 The Adam brothers introduced the neoclassical style in furniture and architecture to England.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

First man mentioned in Genesis and thus the paradigm for the human being Adam features in many pseudepigraphic texts of the Second Temple period found at Qumran.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In Genesis, the name Adam literally means 'ruddy,' from the Hebrew for 'red'; it possibly derives from an Akkadian word meaning 'creature ' In the older creation account , Adam is simply 'the man [earthling],' which is not rendered as a proper name until

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Scottish brothers Robert and James Adam practiced as architects and designers, employing cabinetmakers, painters, and sculptors to execute their designs. earthborn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Arrestee Drug Abuse Monitoring System, formerly known as the Drug Use Forecasting program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Armywide Devices Automated Management System.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Name mean red, earth First man See Adam, Second.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Adam, as first man, is the metaphorical representation of the collective entity who represents all people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A robo-demon created from other demon parts Click here for a full description.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Area Denial Artillery Munition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Adem; bir erkek adı. Adam's apple (bak). apple. not to know one from Adam tanıyamamak the old Adam insanların günah işlemeye olan tabii eğilimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man-to-man defence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

per capita. per head. per person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kidnap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homicide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

homicide. murder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

murdering. murder. homicide. manslaughter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a good judge of character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dedication. devotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dedication. devotion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mukaddes bir şahıs veya makama bir şey ahd ve nezretmek: Adaçayı Tekkeye kurban adamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vow. offer. commit. consecrate. dedicate. devote. give up. wed. wed with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consecrate. dedicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dedicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gerektiği şekilde: Bu işi adamakıllı yapacak biri lâzım. Adamakıllı bir yol. Adamakıllı bir söz. 2. Pek fazla. Adamakıllı ıslandım, iş adamakıllı ihmal edilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

out. thoroughly. fully. completely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thoroughly. fully. substantially. carefully. painstakingly. crashing. greatly. heartily. really. roundly. supremely. vitally. in the worst way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). hoşgörüsüz; çok sert; (i). çok sert efsanevi bir taş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sarsılmaz; delinmez ; elmas gibi sert ve parlak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «Ademceğiz» yanlıştır). Küçük ve fakir ve hakir yahut merhamete değer insan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

little or modest man. poor fellow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

insaniyete yakışır surette, insaniyetle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «Ademcik» hatadır). Küçük ve hakir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Adam yiyen. 2. Adama salar veya adamdan ürker (hayvan). 3. Alışkanlıktan insanın üzerine gelen (hayvan).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Allah daim ve bakî etsin mânâsiyle kullanılan Arapça duadır: Adâmellâhü devletehu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnsana yakışacak şekilde: Adamlıkla alâkası yok.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manliness. manly character. honesty. decency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Patlıcangillerden bir bitki. Kökü bazen insanı andıran biçimler aldığından bu adla anılır. Ayrıca eskiden bu bitkide acayip hususiyetler olduğuna inanılırdı.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(Alraunwurzel, Mandragore, Mandrake): Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yapraklı ve kazık köklü çok yıllık otsu bir bitkidir. Kökleri insana benzediği için, bu isim verilmiştir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Batı ve Güney Anadolu. Kullanıldığı yerler: Kökleri % 0,3 oranında Hiyosiyaminlerle Skopolamin alkaloitlerini taşır. Bundan dolayı zehirli bir bitkidir. Ağrı kesici, yatıştırıcı, cinsel gücü arttırıcı etkileri vardır. Halen tedavide çesitli preparatların terkibinde kullanılmaktadır. Rastgele kullanıldığında zararlı olur.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Çeşitli durumlarda «Adam sen del» diyerek omuz silkme, işleri benimsememe hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kimsesiz, yalnız, yakını ve yardımcısı olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without a servant / attendant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kimsesiz, yardımcısız olma hali.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Adis Ababa

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dede.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grandfather. an oldman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eski ahi teşkilâtında esnaf birliklerinin başı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tepesi tüysüz ve beyaz ve boynunda kabaca tüylerden gerdanlığı olan bir cins yırtıcı kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buzzard. vulture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vulture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Çiçekleri asılmış insana benzeyen ve köklerinden sahlep çıkarılan sahlepgillerden bir bitki (Lorogiosum).

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Çocukların oluşumunu anne ve babadan aldıkları kromozomlar belirliyorsa, her insanda bir set kromozom varsa ve de bu kromozomlar zamanla değişmiyorsa, aynı anne ve babadan olan çocukların da birbirinin aynı olması gerekmez mi? Üreme konusunda tabiat müthiş şaşırtıcıdır. Tabiatta çocukların oluşumu ile ilgili özel bir sistem dizayn edilmiştir.

Son yılların gözde konusu DNA ile ilgili olarak gazetelerde ve dergilerde çizilen resimlerden belki dikkatinizi çekmiştir. Kadın veya erkek olsun her insanın bir set kromozomu vardır ve her kromozom birleştikleri zaman ‘X’ harfini oluşturan iki parçadan ibarettir. Bu ikili DNA’nın birbirine sıkıca sarılmış iki koludur.

Bir insanın kromozomunun, bu iki yakasından biri anneden, diğeri de babasından gelir. Ortadan ‘X’ şeklinde bağlı bu yeni kromozomun her iki yarısı da komple bir gen setini taşır.

Sperm, yumurta ile birleşerek yeni bir insanın oluşumunu sağlar. Sperm yeni bebeğin kromozomunun bir yarısını taşır, yumurta diğerini. Esas soru şudur: Sperm ve yumurtadaki DNA nereden gelmektedir? Babadaki her hücre, birbirinin tamamen aynı ‘X’ şeklindeki kromozomları taşır. Anne için de bu aynıdır. Baba ile annenin kromozomları da kendi anne ve babalarının kromozomlarından gelmiştir. Ama hangi yarısı gelmiştir? İşte doğanın müthiş düzeninin ipucu da buradadır.

Babada sperm hücreleri oluşurken, kendi anne ve babasının kromozomlarının birer yarısını rasgele, yani bir kurala bağlı olmadan alır. Annenin yumurtalarında da aynı şey olunca, doğan her çocuk dört kişinin, yani anneanne, babaanne ve her iki dedesinin (dolayısıyla onların da ebeveynlerinin) genlerinin rasgele karıştırılmış şeklinden oluşur ve her çocuk farklı fiziksel ve psikolojik özellikler gösterir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Çocukların oluşumunu anne ve babadan aldıkları kromozomlar belirliyorsa, her insanda bir set kromozom varsa ve de bu kromozomlar zamanla değişmiyorsa, aynı anne ve babadan olan çocukların da birbirinin aynı olması gerekmez mi? Üreme konusunda tabiat müthiş şaşırtıcıdır. Tabiatta çocukların oluşumu ile ilgili özel bir sistem dizayn edilmiştir.

Son yılların gözde konusu DNA ile ilgili olarak gazetelerde ve dergilerde çizilen resimlerden belki dikkatinizi çekmiştir. Kadın veya erkek olsun her insanın bir set kromozomu vardır ve her kromozom birleştikleri zaman “X” harfini oluşturan iki parçadan ibarettir. Bu ikili DNA’nın birbirine sıkıca sarılmış iki koludur.

Bir insanın kromozomunun, bu iki yakasından biri anneden, diğeri de babasından gelir. Ortadan “X” şeklinde bağlı bu yeni kromozomun her iki yarısı da komple bir gen setini taşır.

Sperm, yumurta ile birleşerek yeni bir insanın oluşumunu sağlar. Sperm yeni bebeğin kromozomunun bir yarısını taşır, yumurta diğerini. Esas soru şudur: Sperm ve yumurtadaki DNA nereden gelmektedir? Babadaki her hücre, birbirinin tamamen aynı “X” şeklindeki kromozomları taşır. Anne için de bu aynıdır. Baba ile annenin kromozomları da kendi anne ve babalarının kromozomlarından gelmiştir. Ama hangi yarısı gelmiştir? İşte doğanın müthiş düzeninin ipucu da buradadır.

Babada sperm hücreleri oluşurken, kendi anne ve babasının kromozomlarının birer yarısını rasgele, yani bir kurala bağlı olmadan alır. Annenin yumurtalarında da aynı şey olunca, doğan her çocuk dört kişinin, yani anneanne, babaanne ve her iki dedesinin (dolayısıyla onların da ebeveynlerinin) genlerinin rasgele karıştırılmış şekilden oluşur ve her çocuk farklı fiziksel ve psikolojik özellikler gösterir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Baba, ata, peder, vâlid (Esasen çocuk diline mahsus olarak ekser diller arasında müşterektir. Avrupa lisanlarında papa telaffuz olunur). 2. Yaşlı ve muhterem adam ve bir çeşit ruhanî sıfatı olan: Hacıbaba, derviş baba. 3. Bektaşî şeyhi. 4. Baş, top: asâ babası, tırabzan babası. 5. Zencilere Arız olan sar’aya benzer bir asabî hâl: Babası var; babası tutmak. 6. Hayır-hâh, iyi niyetli ve muhterem : Baba adam. 7. Erkek, anaç mukabili: Babahindi, babaincir. Ahûbaba, ağababa = Ak sakallı yaşlı ve hürmete şayan adam. Ana baba bir = Öz kardeş. Anababa gönü = Kimsenin anasını babasını aramaya vakti olmadığı ve tanımadığı gün, mahşer, büyük musibet. Baba ocağı = Atalardan kalan ev. Öksüzler babası = Yetim ve kimsesizlere bakar, hayır sahibi ve ikramcı adam. Babadan babaya = Oğuldan ataya, yukarıya doğru müteselsilen. Babadan oğula, evlâda = Aşağıya doğru müteselsilen. Büyükbaba = Büyük ata, püyük peder, ced. Baba yurdv = Atalardan kalan mülk, ev. Dokuz babalı = Zina çocuğu, meşrû olmayan çocuk. mec. Cin fikirli adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father. daddy. dad. papa. pa. pater. pop. old man. the old man. goodman. governor. the governor. guv. guvnor. senior. sire. begetter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dad. daddy. father. pa. papa. pop. poppa. bollard. newel post. very good. great. very difficult.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of plum cake. a small cake leavened with yeast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father. venerable old man. upright post of a staircase. knob. post. snubbing post. boss. timberhead. king post. crown post. pillar post. broachpost. corner post. bitt. male. begetter. governor. head post. papa. patronymic. pop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term of affection for a Saint or holy man. a term of affection for a saint or holy man meaning 'father'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Religious master or father; term of respect. a small cake leavened with yeast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بابا] baba. 2.ata.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Kendi dölünden çocuğu olan erkek. 2.Birinci dereceden erkek akraba. 3.Koruyucu, velinimet. 4.Saygı ifadesi olarak yaşlılara verilen unvan. 5.Ecdad, Ata. 6.Tekke büyüğü. 7.Zencilerde görülen saraya benzer bir hastalık. - Baba Oruç. Oruç Reis. Türk denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa’nın lakabı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a kind and fatherly man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Eskiden borçları olanlar Baba Cafer Zindanı’na atılırlardı. Hapsedilen borçlular zindanın tek penceresinden yardım isterler, borçlarını ödemeleri için halka yalvarırlardı. Baba Cafer’den bir borçlu kurtarmak büyük sevap sayılırdı.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patrimony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Türk Musikisi’nde TAhir makamının eski adı. (bk.) TAhir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paternal line. paternal side.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Babanın annesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father's mother. paternal grandmother.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paternal grandmother.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Biraz kalender davranıştı, cana yakın, güvenilir erkek: Ahmet Bey çok babacan adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

avuncular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatherly. kindly. friendly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatherly. good-natured. dependable old man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güçlü ve gösterişli, iriyarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paternal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Papa fingo.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

top gallant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Damarları yan kesilmiş akik cinsi, ayn-ı bakar (öküz gözü).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Zehirsiz ve ıslık çalar bir cins yılan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Babaları tutmak, öfkelenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have a fit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sar’ası ve bir çeşit cinneti olan (zenci).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a father. in a rage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Babalık, pederlik, übüvvet. 2. Ahiret babası. 3. Uveypeder. 4. Kayınpeder. 5. Doğru ve saf, hile bilmez, mutedil fikirli ve safderun: Babalık adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatherhood. parenthood. paternity. pop. pops.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatherhood. paternity. stepfather. father-in-law. old man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatherhead. stepfather. adoptive father. father-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act as a father to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fatherless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hamur işi bir tatlı çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaşlı ve vakarlı adama yakışır surette olan: Babayâne tavır, kıyafet = Yaşlı ve vakarlı adama yakışır bir surette: Babayâne giyiniyor.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بابایانه] babaca, babacan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Babayâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpretentious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yetişmiş delikanlı, tam bedenî kuvvetini almış genç = Cesur, yiğit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hero. brave man. straightforward. swashbuckler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tam bedenî kuvvet. 2. Gençlik, delikanlılık. 3. Cesaret, şecaat. Babayiğitlik satmak = Yalandan cesaret göstermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bravado. guts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bâdem. (bk.) BAdem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بادام] badem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bâdem şeklinde: Bâdâmî göz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ballıbabagillerden bir bitki (lamium). Başlıca çeşitleri benekli ballıbaba ve ak ballıbabadır. Ak ballıbabaya arılar çok konar.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(laminum): Ballıbabagiller familyasından bir çeşit bitkidir. Benekli ballıbaba ve arıların çok sevdiği ak ballıbaba gibi türleri vardır. Kullanıldığı yerler: Kabakulak, mayasıl ve kanlı basurda faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) iki çenekli ve bitişik taçyapraklılardan bir bitki familyası. Nane, lavanta çiçeği, kekik gibi kokulu bitkiler bu familyaya girer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paleface. white. white man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gramps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mountain man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). «Baba» denen Bektaşî şeyhlerine saygı mübalağası olarak verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statesman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statesman. diplomat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ecclesiastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Itır cinsinden bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intellectual. savant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

queer fish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the man of the hour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man who enjoys life. man of the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

businessman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of business. businessman. business man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bollard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bollard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tyke tike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lawman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

law officer / lawyer. jurist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snowman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kaynata, kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father- in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

felon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frogman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frogman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. makadam, şose; makadam inşasında kullanılan malzeme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. makadam usulü ile şose yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) MAdem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A gentlewoman; an appellation or courteous form of address given to a lady, especially an elderly or a married lady; much used in the address, at the beginning of a letter, to a woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The corresponding word in addressing a man is Sir. a woman who runs a house of prostitution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a woman of refinement; 'a chauffeur opened the door of the limousine for the grand lady'. a woman who runs a house of prostitution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. genelev idare eden kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ mesdames) i. bayan (evli), sayın bayan (mektup başında), madam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. madame). 1. Avrupalı hanım, evlenmiş Avrupalı kadın: Bir madam geldi. 2. Zevce, eş: Filan mösyö, madamıyla beraber geldi (Fransızca’da kadınlar için kullanılan umumî saygı tâbiridir ve «efendim» mânâsına gelir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: madapulam). Bu ismi taşıyan Hind şehrinde yapılan bez ve bunun Avrupa’da yapılan taklidi, patiska.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مادامالحيات] ömür boyu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A. terkip) (mâ = bağlama edatı, dâm = «devâm»dan). 1. Daim ve bâkî oldukça. Midâmül-hayât = Sağ oldukça, ömrü oldukça. 2. Çünkü: Madem görmek istiyorsunuz, gelin, görün. Bu mânâ ile bazen «ki» edatını da alır: Mademki böyle istiyorsunuz, böyle olsun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. İng.). Kırık taş döşenip silindir geçirilerek yapılan yol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

macadam. macadamized road.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saint nicholas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saint-nicholas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father christmas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i l. denizcilik). Gemi direğinin üçüncü yelkeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man about town. man-about-town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Baba tatlısı da denilen bir hamur tatlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the man in the street.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süt a’nnenin kocası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

step father.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

step father-. step father.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmonaut. spaceman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

godfather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

godfather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by