Bade-perest ne demek? | Bade-perest anlamı nedir? | Bade-perest

Bade-perest anlamı nedir?

Bade-perest ne demek?

Bade-perest anlamı nedir?

Bade-perest | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bade perest

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şaraba tapan, şaraba pek düşkün, (bk.) BAde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) آب باده رنگ kızıl su. 2.gözyaşı, kanlı gözyaşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bitter almond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I, F.). 1. Güneşe tapan. 2. Nilüfer çiçeği. 3. Ayçiçeği. 4. Kaya keleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ateş peresten = Ateşe tapmak. Ateşe tapan, Zerdüştî, Gebr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ateşpereslik, ateşe tapmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آتش پرست] ateşe tapan, ateşperest.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ateşe tapma, ateşe tapanların hal ve sıfatı ve mezhebi, eski Iranlılar’ın Zerdüşt tarafından kurulmuş dini.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(Fr). sabah şarkısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Farsçası: Azerperesten = Ateşe tapmak). Ateşe tapan, Ateş-perest, mecûs, Zerdüştî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarap, hamr, mey, sahbâ. Bâde-perest = Şaraba tapar, işrete pek düşkün. Bîde-nOş — Şarap içen. Bâde-nû? olmak = Şarap içmek: Falanın namına, sıhhatine bâde-nûş oldular.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A form of the past tense of Bid. a Chadic language spoken in northern Nigeria.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a Chadic language spoken in northern Nigeria. cremation tower. told; ordered; requested; directed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [باده] içki. 2.şarap.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). bid

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Şarap, içki. İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarap satan, meyhâneci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarap içen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarap içen. (bk.) BAde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şaraba tapan, şaraba pek düşkün, (bk.) BAde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [باده فروش] meyhaneci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [باده خوار] içki içen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eskiden «ondan sonra» mânâsında kullanılırdı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [باده کش] şarap içen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «bâdâm» dan. Asıl Türkistan’da badem yetişmediğinden ve Ahenge de uymadığından, Türkçe asıllı addolunamaz). İçi ve pek taze iken kabuğu dahi yenen ve yağı çıkarılan maruf meyve ki, başlıca üç çeşit olup kolay kırılanına diş yahut sakız, sertine taş bademi ve acıca olup kurabiyesi ve sabunu yapılan cinsine de acıbadem denir. Badem gibi uzunlamasına: Badem göz, tırnak. Bademağacı = Bu meyveyi veren ağaç ki mutedil iklimlerin ağaçlarındandır. Badem ezmesi = Ezilmiş bademli şekerleme. Bademiçi = Bu meyvenin içi. Badem parmak = Başparmak. Badem helvası = Bademle yapılmış helva. Badem sübyesi — Soyulup ezilmiş bademin suyu ki süt gibi olup şerbet yerine içilir. Badem kürk Badem = Tilki paçası. Bademyağı = Bademden çıkarılan yağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almond.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(prunus amygdalus): Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir. Olgunlaştıktan sonra, sert kabukla kaplı olan içi yenir. Hekimlikte kullanılan kısmı da burasıdır. Başlıca 2 çeşidi vardır. - Acıbadem - Tatlıbadem Kullanıldığı yerler: Badem, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır. Böbrek mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır. Bademyağı kabızlığı giderir. Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder. Kulak ağrılarını dindirir. Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları giderir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Gülgillerden ülkemizin her bölgesinde yetişen ağaç. 2.Bu ağacın yaş ve kuru yenen meyvesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marzipan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marzipan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almond oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). «Bundan sonra, bundan böyle» mânâsında kullanılan eski kelime.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

henceforth. after this.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. tıp). Boğazın iki tarafında, badem biçimindeki bezler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tonsillar. tonsil. palatine tonsil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tonsil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tonsil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bademciklerin iltihaplanmasına tıp dilinde tonsilit denir. Bademcikler şiş, kırmızı ve yeşilimtrak beyaz renkte cerahatlı görünümdedir. Yutkunma sırasında ağrı yapar. Hastada kırıklık, baş ağrısı ve vücut ağrıları vardır. Hastalık birdenbire üşütme ve ateş ile başlar. Gereği gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, böbrek iltihabı, romatizma ve kalp hastalıklarına neden olabilir. Aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Tentürdiyot, su.

Hazırlanışı : 1 bardak suya 5 damla tentürdiyot katılır, karıştırılır. Gargara yapılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quinsy. tonsilllitis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amygdaline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Badem ağaçlan bulunan yer, badem ağacı koruluğu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [باده نوش] içki içen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. denizcilik). Halatın aşınacak yerine sarılan bez, halat sargısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Ölümden sonra dirilme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بت پرست] putperest, puta tapan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Diş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. dünya, Fars. peresten = tapınmak). Dünyaye, tapınacak derecede ehemmiyet verip Ahıretini düşünmeyen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [دنياپرست] dünya düşkünü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فضيلت پرست] erdem yanlısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). forbid.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. hak, Fars. peresten = tapınmak). 1. Tanrı’ya ibadet eden, yalnız Allah’a tapınan. 2. Hak ve adaleti ve doğruyu tapınma derecesinde seven, doğrudan ayrılmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hakka tapınana lâyık bir şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F ). Hakikati, gerçeği, doğruluğu çok seven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Hayale tapan, hayal peşinde koşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dreamy. fanciful. escapist. imaginative. notional. quixotic. romantic. vaporous. day dreamer. dreamer. visionary. stargazer. illusionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visionary. given to imagination. daydreamer. dreamer. dreamy. fanciful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inclined to fantasize. living in a dream world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خيال پرست] hayalci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hevâ = heves, Fars. peresten = tapınmak). Hevâ ve hevese tâbi, nefsine düşkün, sefih.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [هواپرست] nefsinin istekleri peşinde koşan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. Hudâ = Allah, peresten = tapınmak). Allah’a tapınan, Allah’a ibadet eden. Ar. muvahhit.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودپرست] bencil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) bencillik, kendini düşünme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., psik aşırıduyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ibâdât). 1. Kulluk, Fars. bendegi. 2. Tapma, tapınma, kulluk etme, namaz: Cenâb-ı Hakk’a ibâdet etmek, ateşe ibâdet edenler. 3. Zâhidlik, sofuluk, Ar. tâat, takvâ: Gece, gündüz ibâdetle meşguldür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prayer. prayers. divine service. worship. service. devotions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

service. worship. religious service. prayers. piety. act of worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worship. act of worship. cult. devotion. religious exercises. service.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عبادت] klluk, tapınma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to worship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kulluk etmek, tapınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. ibâdet = tapınma, Fars. gâh = yer). İbâdet yeri, mâbed, ibâdethane.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عبادتگاه] ibadet yeri, mabet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İBADET-HANE ) (i. F„ Ar. ibâdet = tapınma, Fars. hâne = ev). Cenâb-ı Hakk’a veya mâbud olduğuna inanılan bir ilâha ibâdet etmeye ve tapınmaya mahsus bina, mâbed.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

temple. house of God. place of worship tapınak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عبادت خانه] ibadet edilecek yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [افراط پرستی] aşırıcılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Osm. ikbâl, Fars. peresten). Makam ve refaha taparcasına bağlı ve bunun uğruna her şeyi feda eden, mevki düşkünü. Ar. harîs-i câh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Makam ve yükselme hırsı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dikişli, pamuklu aba veya kısa hırka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MACERA-PEREST) (i. A. F.). Macerayı seven, maceracı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

errant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adventurous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adventurer. errant. gentleman of fortune.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ماجراپرست] maceracı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ماجراپرستی] maceracılık, maceraperestlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. mâl = servet, Fars. peresten = tapınmak). Mal ve serveti tapınırcasına seven cimri ve hırslı adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MENFAAT-PEREST) (i. A. F.) Menfaatçı, çıkarcı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [منفعت پرست] çıkarcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «bedel» den masdar). İki kişi arasında bir şeyin diğer bir şeyle değiştirilmesi, değiş tokuş, trampa: Para, bir mübadele vasıtasıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exchange. barter değiş. değiş tokuş.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barter. exchange. interchange. permutation. trade. swapping. bonification. commutation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مبادله] değiştokuş, alışveriş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «peresten» fiilinden olup birleşik kelime teşkiline girer). Tapan, tapınan, ibâdet eden. Hudâ-perest = Allaha tapan. Ateş-perest = Ateşe tapan. Büt-perest = Puta tapan. Mey-perest = İçkiye çok düşkün.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پرست] tapan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hizmetçi, kul, köle. 2. Besleme, halayık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پرستار] tapan. 2.besleme. 3.dalkavuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sevilen, sevgili.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پرستيده] tapınılan. 2.taparcasına sevilen, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tapınma; tapma, ibâdet. 2. Fevkalâde sevgi, düşkünlük, taparcasına sevme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worship. adoration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پرستش] tapınma. 2.taparcasına sevme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پرستش] mabet, tapınak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Perestiş eden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پرستشکار] tapan. 2.taparcasına seven.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Perestiş edercesine.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پرستشکارانه] taparcasına.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Perestişkârlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پرستو] kırlangıç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Puta tapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heathenish. pagan. heathen. idolater. worshipper of idols. heathen. pagan. profane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heathen. idolater. pagan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idolater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idolatry. image-worship. heathenism. paganism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idolatry. paganism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F„ Ar. şehvet, Fars. peresten = tapınmak). Şehvete tapan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شهوت پرست] şehvet düşkünü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. şikem = karın, peresten — tapınmak). Karnına tapınırcasına ehemmiyet veren, boğazına çok ehemmiyet veren, boğaz düşkünü, çok obur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکم پرست] obur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سنباده] zımpara.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ظاهرپرست] sadece dış görünüşe bakan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (zen = kadın, perest = tapınırcasına seven). Kadına çok düşkün.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زن پرست] kadın düşkünü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by