Badi ne demek? | Badi anlamı nedir? | Badi

Badi anlamı nedir?

Badi ne demek?

Badi anlamı nedir?

Badi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: badi

Türkçe Sözlük

(i. A. «bedâ» yahut «bedû»dan if.). 1. Sebep olan, icap eden, iktiza ettiren, mucip, illet, sebep: Ahlâkının iyiliği bâdî-i terakkisi (yükseliş sebebi) oldu. 2. Ibtida, evvel, baş: Bâdî-i amirde = Evvel emirde. 3. Zahir, alenî, aşikâr: Bâdî-i nazarda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بادی] sebep olan, yol açan. bâdî olmak sebep olmak, yol açmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Rüzgara veya havaya ait. 2.Geçici. Badi Ahmed (1839-1908). Türk yazar ve şair.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hindistan’ın Devletâbâd şehrinde imal olunan bir nevi yazı kâğıd.ı (Devlet Abâdî’den kısaltılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آبادی] bayındırlık. 2.ince Hint kağıdı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Şen, bayındır, mamurlukla ilgili. Abadı Mehmet Çelebi. Türk hukuk bilgini (1555).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Kullanılan şekli: Bedava). Parasız, meccanen, beleş (bilâ şey) : Bâdihevâ sirke baldan tatlıdır. Pek ucuz: Bunu bâdihevâ almışsınız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Malayan dagger shaped like a butterfly whose straight blade bears one sharp edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). takılma, latife, şaka; istihza

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Değiştirerek patlıcan dediğimiz maruf sebze.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «budûr» dan) (c. buvâdir). 1. Hemen söylenilip hatâdan uzak olmayan söz. 2. Ansızın zuhur eden vak’a.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unforeseen danger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بادره] tehlikeli olay, felaket.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. buvâdî). Çöl, kır, beyâbân, sahra, deşt. Bâdiye-peymâ = Çölde dolaşan, bedevî. Bâdiye-nişîn = Çölde oturan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بادیه] çöl.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Çöl, kır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) devam edecek, sürecek, arkası var.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mebde’). Mebde’ler, başlangıçlar, (bk.) Mebde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مبادی] ilkeler, prensipler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Mübadele olunmuş; başkasıyle değiştirilmiş. 2. Türkiye’ deki Rumlar’la değiş edilerek Yunanistan’ dan getirilen Türkler: Bir mübâdll kafilesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bedel» den if.) (mü. mütebâdile). 1. Bir birinin yerine geçebilen, nöbetle değişen. 2. (matematik, geometri) Karşılıklı. Zâviyetân-ı mütebâdiletân = Karşılıklı iki açı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «büdûr» dan if.) (mü. mütebâdire). Ortaya çıkan. Mütefeâdir-i hâtır = Hatıra gelen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şişman ve bilimsiz, kısa ve şişman: Tumbadiz bir adam.

Türkçe Sözlük by