Balıkçı Yaka ne demek? | Balıkçı Yaka anlamı nedir? | Balıkçı Yaka

Balıkçı Yaka anlamı nedir?

Balıkçı Yaka ne demek?

Balıkçı Yaka anlamı nedir?

Balıkçı Yaka | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: balikci yaka

Türkçe - İngilizce Sözlük

polo neck. turtle neck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Önünden gelip geçenlerin çok olduğu yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Önünden gelip geçenlerin çok olduğu yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a place where everybody passes by.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Balık tutan ve satan adam, balık avcısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fisherman. fishmonger. fisher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fisherman. fishmonger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fisherman. fishmonger. fisher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carrick bend. sheet bend. fisherman's bend. clove hitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polo neck. turtle neck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turna çeşidinden, balıkla beslenir bir çeşit kuş, butimar, ebülhazin, sebiter.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ichthyophagous. piscivorous. heron.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heron. fish-eating. piscivorous. egret.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

heron. tern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Balıkçı sanatı. Sayd-ı mâhî = Balık avcılığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fishery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fishing. fishery. fishing industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fishery. fishing. fisheries.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Balık yiyerek beslenen bir cins küçük deniz kuşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

white-collar workers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crew neck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yakasına yapışarak, yakapaça: Serseriyi çalyaka götürdüler, (bk.) Çal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (argo). Afi, gösteriş caka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

splash. showing off. swagger. swank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showing off. swagger. posing. monkey tricks. swank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

show off. swanky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

showy. nifty. swanky gösterişli. cakalı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ostentatious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coastal fishery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Ar. tâbirlerde «liyâka» şeklinde de kullanılır). 1. Lâyık olma, yararlılık, değerlilik, istihkak: O adamın bu işe, bu işin size liyâkati vardır; her işte liyakat aramalı. 2. Ehliyet, iktidar: Erbâb-ı liyâkatten; onun iktidar ve liyâkati bellidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merit. suitability. capacity. competence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merit. deservingness. worthiness. suitability. capability. competence. desert. mark. qualification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [لياقت] yaraşma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Layık olan, değerlilik, yararlılık. 2.İktidar, hüner, fazilet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Liyâkatli, değerli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. liyâkatmend’in c.),. Liyâkatliler, değerliler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ehil, müstahak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capable. competent. worthy. deserving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

würdig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capable. competent. worthy. deserving.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

würdig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ehliyetsiz, bk. Liyâkat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incapable. imcompetent. unworthy. undeserving. inadequate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ehliyetsizlik, bk. Liyâkat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. Ar. «zayk» dan mas.). Sıkıntı, yokluk, parasızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zıyk» dan masdar). 1. Darlık, sıkıntı, güçlük, müşkilât. 2. Yokluk, züğürtlük, geçinmede darlık, sıkıntı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embarrasment. the state of being in financial difficulties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Rlyâkârlıkla, mürâllikle, ikiyüzlülükle: Riyâkârâne hareket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hypocritical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ریاکار] ikiyüzlü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ریاکارانه] ikiyüzlüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) ikiyüzlülük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (yukarıdaki kelimeden). Vaktiyle malî vs. vesikeların kaleme alındığı bir Arap yazısı çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a fair cop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iki katlı bir ipi büke büke germek için, araya geçirilen tahta parçası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

v neck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Hareketli görüntüler arasından bir kareyi dondurma işlemine verilen addır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Elbise boynu, elbise veya çamaşırın boyun geçecek ve boynu örtecek yeri: Gömlek yakası, sırmalı yaka, yakası kirli. 2. Kenar, sahil: Deniz yakası. Yakadan atmak = Defetmek, kurtulmak. Yakası açılmadık = Duyulmamış, kullanılmamış. Yakayı ele vermek = Tutulmak, kaçamamak, ele geçmek. Yaka ısırmak = Hayret etmek, şaşmak. İki yakası bir yere gelmez = İşini bilmez, müsrif. Yaka paça = Sürükleyerek. Çalyaka etmek = Şiddetle tutmak, tevkif etmek, yakalamak. Yaka silkmek = Nefret etmek, usanmak. Yakasına yapışmak = Yakalamak. Yakayı kurtarmak = Kurtulmak, sıyrılmak. Yaka yırtık = Boynu etrafında bir sıra ters tüyleri olup uğursuz sayılan at. Yakayı ele vermek Yakalanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collar. collaret. collarette. dickey. dicky. flange. neck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collar. flange. neck. side. bank. shore. edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collar. side. cape. flange. ring. neck. hillside. outskirt. breasting. leech. crimp. front. rim. ridge. ruft. sea shore. shrouding. bank. neckband.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İsı sağlamak için yakılan her çeşit madde, Ar. mahrûkat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catch. grasp. seizure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehension. arrest. catching. capturing. seizing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yakasından tutmak, ele geçirmek: Hırsızların birini yakalamışlar. 2. Bulmak, rastgelmek: Kendisini sokakta yakaladım, güzel bir kitap yakaladım. 3. Mesul tutmak, birinden istemek: Ben seni yakalarım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bag. catch. catch hold of. catch up on. claw hold of. clutch. collar. cop. embrace. entrap. grab. grapple. grasp. grip. get hold of. hook. intercept. nab. nail. nobble. overtake. pinch. pull up to. seize. seize on. snap up. snatch. tackle. take. take.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capture. catch. collar. grab. grasp. grip. nab. seize. stalk. tackle. to catch. to collar. to grip. to grasp. to seize. to nail. to nab. to bag. to arrest. to run sb in. to stop. get hold of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capture. trap. to catch. to apprehend. to arrest. to capture. to collar. to grab. to grapple. to grasp. to seize. to get hold of. claw. clutch. cop. corral. ensnare. entrap. get. grip. hitch. lay fast. lay hand on. nab. take.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tutulmak: Hırsız yakalandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catch an infection. attack. attaint. catch. incur. become infected. smite. be smitten with. be taken with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incur. to be caught. to be arrested. to contract. to go down with sth. to catch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be / to get caught. to be collared. to be seized. to be spotted. to be held responsible. to catch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ele geçirtmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yakaya mahsus, yakaya gelen: Yakalık kürk. 2. Kolalı gömleğin iğreti yakası: Yakalık takmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). Gece denizde balıkların veya küreklerin hareketi neticesindeki fosforlaşma hâdisesi sonunda görülen ışık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yakamozlar meydana gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yakarmak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prayer. begging. entreaty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rogation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yalvarmak, dilemek, rica etmek: Yalvarıp yakardım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to beg. to impose. to entreat. to beseech.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bitten. anflehen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Uyanıklık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [یقظه] uyanıklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Yakzan).

İsimler ve Anlamları by