Balon Lastik ne demek? | Balon Lastik anlamı nedir? | Balon Lastik

Balon Lastik anlamı nedir?

Balon Lastik ne demek?

Balon Lastik anlamı nedir?

Balon Lastik | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: balon lastik

Türkçe - İngilizce Sözlük

balloon tyre. baloon tire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i,) (zool) kabuklu bir deniz hayvanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. ballon). 1. Havadan hafif bir gaz kuvvetiyle havada yukarıya kalkan taşıt ki, gazı içine alan büyük ve hafif bir mahfaza ile ona bağlı, adamların oturmasına mahsus sandal gibi bir sepetten mürekkeptir. Osm. sefinetül-havâ. 2. Çocuk oyuncağı olarak gazla dolu, havada durur lastikten top.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balloon. aerostat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balloon. bubble. lie. empty words. balloon. retort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balloon. retort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balloon tyre. baloon tire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Balon kullanan, balonla uçan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bubble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Balon yapan ve kullananın sanatı. Balonla uçmak işi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., argo saçma sey; bir cins salam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

içinde çeşitli etler bulunan iri bir cins salam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tyre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tyre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fransızca: 4lastique). Toplanıp çekilir, esner (elastikî, elastikiyet gibi gülünç tabirler kullanılmamalıdır).

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. élastique

esnek

Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elastic. flexible. supple. resilient. responsive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elastic. springy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stretchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Lastik gibi çeşitli şeyler imaline yarayan bir çeşit zamk.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Dünyamızdaki ısının kaynağı güneş olduğuna göre ve bir dağın tepesi güneşe daha yakın iken orada hava niçin daha soğuk oluyor? Öncelikle şunu söyleyelim ki, güneş ile dünya arasındaki mesafeyi düşünürsek, bir dağın tepesine çıkmakla bu mesafedeki azalış çok önemsiz kalır. Güneş dünyamızdan 149,5 milyon kilometre uzakta iken dünyamızdaki en yüksek dağın yüksekliği 9 kilometreyi bile bulmaz. (Everest: 8.846 metre)

Biz zaten her gün evimizde otururken dünyanın kendi çevresinde dönmesinden dolayı, dünyanın çapı kadar, güneşe 12 bin kilometre yaklaşıp uzaklaşıyoruz. Elips şeklindeki yörüngesinde dünya güneşin etrafında dönerken güneşe en fazla yaklaştığı mesafe 147 milyon, en uzaklaştığı mesafe ise 152 milyon kilometredir. Yani dünya zaten bir yıl içinde güneşe 5 milyon kilometre yaklaşıp uzaklaşmaktadır. Bu durum dünyamızdaki ısıyı pek etkilemez, mühim olan ışınların dik gelmesidir.

Güneşin dünyamızda yarattığı sıcaklık, ışınlarının yeryüzünden yansıması ile olur. Ondan sonra yükseldikçe nemli havada her bir kilometrede yaklaşık 6-7 derece düşer. Yani Everest’in dibi ile tepesi arasında 50 dereceden fazla sıcaklık farkı olması doğal. Bu sıcaklık düşüşü atmosferin birinci katmanına kadar böyle sürüyor. Yani yeryüzünde ısı 25 derece iken 11 kilometre tepemizde -50 dereceye kadar düşüyor. Bundan sonra sıcaklık değişiminin akıl almaz dansı başlıyor.

Atmosferin ikinci tabakası olan ve içinde ozon tabakası da bulunan 11. ve 48. kilometreler arasında hava ısısı bu sefer tam tersi yükseldikçe artıyor, tekrar sıfır dereceye kadar çıkıyor. 48. kilometreyi geçip 3. tabakaya girince ta 88. kilometreye gelene kadar tekrar düşüşe geçiyor. Bu tabakanın sonunda, yani 88. kilometrede -80 derecelere kadar düşüyor. Bundan sonra da sürekli yükselişe geçerek güneşe yaklaştıkça artıyor.

Güneşin yüzeyinden 2 milyon derece sıcaklıkla çıkan ışığın 149,5 kilometre yol kat ettikten sonra dünyamız yüzeyine yaşayabileceğimiz bir ortamı yaratacak şekilde bu kadar ince ayarla gelmesi hakikaten inanılmaz.

Yeryüzünde ısınan havanın yükseldiği doğrudur, ama hava bu enerjisini yükselirken harcar ve dağın tepesine ulaştığında çevre hava ısısı ile aynı ısı derecesine gelir. Dağ tepelerinin soğuk olmasının bir başka nedeni dağ yüzeylerinin şekilleri dolayısıyla güneş ışıklarını dik alamamalarıdır. Bu nedenle dağların etekleri bile serin olur, burada ısınıp yükselen bir hava tabakası bile oluşamaz. Ayrıca dağdaki kayalarla birlikte kar ve buz da güneş ışınlarını fazla emmez ve çoğunu yansıtırlar.

Yeryüzünün ısınmasında bulutlar da önemli rol oynarlar. Dikkat ederseniz bulutsuz geceler, bulutlu gecelerden daha soğuktur. Çünkü bulutlar yerden gelen ısıyı tekrar yere yansıtırlar. Dağ zirvelerinde ise ne bu sıcaklığı yere tekrar yansıtacak bulut vardır, ne de onu tutacak yoğunlukta atmosfer.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Dünyamızdaki ısının kaynağı güneş olduğuna göre ve bir dağın tepesi güneşe daha yakın iken orada hava niçin daha soğuk oluyor? Öncelikle şunu söyleyelim ki, güneş ile dünya arasındaki mesafeyi düşünürsek, bir dağın tepesine çıkmakla bu mesafedeki azalış çok önemsiz kalır. Güneş dünyamızdan 149.5 milyon kilometre uzakta iken dünyamızdaki en yüksek dağın yüksekliği 9 kilometreyi bile bulmaz. (Everest: 8.846)

Biz zaten her gün evimizde otururken dünyanın kendi çevresinden dönmesinden dolayı, dünyanın çapı kadar, güneşe 12 bin kilometre yaklaşıp uzaklaşıyoruz. Elips şeklindeki yörüngesinde dünya güneşin etrafında dönerken güneşe en fazla yaklaştığı mesafe 147 milyon, en uzaklaştığı mesafe ise 152 milyon kilometredir. Yani dünya zaten bir yıl içinde güneşe 5 milyon kilometre yaklaşıp uzaklaşmaktadır. Bu durum dünyamızdaki ısıyı pek etkilemez, mühim olan ışınların dik gelmesidir.

Güneşin dünyamızda yarattığı sıcaklık, ışınların yeryüzünde yansıması ile olur. Ondan sonra yükseldikçe nemli havda her kilometrede yaklaşık 6-7 derece düşer. Yani Everest’in dibi ile tepesi arasında 50 dereceden fazla sıcaklık farkı olması doğal. Bu sıcaklık düşüşü atmosferin birinci katmanına kadar böyle sürüyor. Yani yeryüzünde ısı 25 derece iken 11 kilometre tepemizde -50 dereceye kadar düşüyor. Bundan sonra sıcaklık değişiminin akıl almaz dansı başlıyor.

Atmosferin ikinci tabakası olan ve içinde ozon tabakası da bulunan 11. ve 48. kilometreler arasında hava ısısı bu sefer tam tersi yükseldikçe artıyor, tekrar sıfır dereceye kadar çıkıyor. 48. kilometreyi geçip 3. tabakaya girince ta 88. kilometreye gelene kadar tekrar düşüşe geçiyor. Bu tabakanın sonunda, yani 88. kilometrede -80 derecelere kadar düşüyor. Bundan sonra da sürekli yükselişe geçerek güneşe yaklaştıkça artıyor.

Güneşin yüzeyinden 2 milyon derece sıcaklıkla çıkan ışığın 149.5 kilometre yol kat ettikten sonra dünyamız yüzeyine yaşayabileceğimizbir ortamı yaratacak şekilde bu kadar ince ayarla gelmesi hakikaten inanılmaz.

Yeryüzünde ısınan havanın yükseldiği doğrudur, ama hava bu enerjisini yükselirken harcar ve dağın tepesine ulaştığında çevre hava ısısı ile aynı ısı derecesine gelir. Dağ tepesinin soğuk olmasının bir başka nedenidağ yüzeylerinin şekilleri dolayısıyla güneş ışınlarını dik alamamalarıdır. Bu nedenle dağların etekleri bile serin olur, burada ısınıp yükselen bir hava tabakası bile oluşamaz. Ayrıca dağdaki kayalarla birlikte kar ve buz da güneş ışınlarını fazla emmez ve çoğunu yansıtırlar.

Yeryüzünün ısınmasında bulutlar da önemli rol oynarlar. Dikkat ederseniz bulutsuz geceler, bulutlu gecelerden daha soğuktur. Çünkü bulutlar yerden gelen ısıyı tekrar yere yansıtırlar. Dağ zirvelerinde ise ne bu sıcaklığı yere tekar yansıtacak bulut vardır, ne de onu tutacak yoğunlukta atmosfer.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inner tube.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inner tube.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Y. Fr.). 1. Aristo’ nun eserlerinden alınarak kilise anlayışına tatbik edilen ve Ortaçağ’da okutulan felsefe. 2. Bu felsefe ile ilgili olan. 3. mec. Görenekçi.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bu deneyi ilk olarak ABD Caiifornia’da Larry Walters, bildiğimiz çocuklar için olan uçan balonlarla değil meteoroloji balonları ile yapmıştır. Larry 42 tane balonu kendine bağlamış, kendisi de alimünyum bir sandalyeye oturmuş, emniyet olsun diye de yere bir halatla bağlanmış.

Tam yükselmeye başlarken yere bağlı halat kopmuş ve kontrolsuz bir şekilde 5 bin metreye kadar yükselmiş. Bundan sonra yanında bulunan tabanca ile yüksekliği kontrol için balonları tek tek patlatmaya başlamış. Bu arada yanında bulunan telsizle yakından geçebilecek uçakları ikaz etmeyi de ihmal etmemiş.

Balonları tek tek patlatarak inerken biraz da şanssızlığından, balonları bağlayan teller elektrik hatlarına takılmış ama sonunda yere sağ salim inmeyi başarmış. Bu üstün başarısından dolayı takdir bekleyen Larry’e ulusal havacılık kurallarını ihlal etti diye ilgililer çok kızmışlar ve cezalandırmaya karar vermişler. Bu hikayenin gerisi bilinmiyor ama biz hesap yolu ile kaç uçan balon bir insanın ayağını yerden kesebilir bulabiliriz. Bir litre helyum 0,18 gramdır. Bir litre hava l gramdır diye bilinir ama onun yüzde 80’inin nitrojen olduğunu düşünürsek bir litre hava, hemen hemen saf nitrojen kadar yani 1,25 gramdır diyebiliriz. Yani bir litre helyum, bir litre havadan yaklaşık l gram daha hafiftir.

30 santimetre çapındaki bir balonu tam küresel düşünüp hacmini hesap edersek 14.137 santimetreküp yani 14 litre eder. Helyumun bir litresi havadan l gram hafif olduğuna göre bu balon ucuna bağlanan 14 gram ağırlığı havaya kaldırabilir (balonun kendi ağırlığı ve ip ihmal edilerek).

Diyelim ki çocuğunuz 30 kilogram ağırlığında. Her biri 14 gram kaldırma gücündeki balonlardan 2.150 tanesini alıp eline verirseniz, bir anda yanınızdan kaybolup havalandığını görebilirsiniz, tabii teorik olarak.

Eğer daha büyük, 3 metre çapında bir kaç balon bulabilir ve helyumla şişirebilirseniz 55 kilogram ağırlığındaki eşinizi kaldırmaya 4 tanesi yetecektir.

30 metre çapındaki bir balon ise 14 ton ağırlığı kaldırabilir. Bu nedenle balon, zeplin türü hava araçlarının hacimleri çok büyüktür. Aslında bir litresinin ağırlığı 0,09 gram olan hidrojen bu işler için idealdir ama çok yanıcıdır, en ufak bir kıvılcım, patlamasına neden olabilir.

Hindenburg zeplininin bu nedenle başına gelenlerden dolayı zeplinle yolculuk tarihe karışmıştır. Helyum gazı kullanılarak tekrar eski günlerine dönmesi ümitle beklenmektedir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). (Fr. 6lastique). 1. Kauçuk veya goma-lâstikten yapılmış, çekilince uzayan madde: Lâstikten kaytan, şerit, boru. 2. Çamurdan muhafaza için ayakkabının üzerine giyilen kauçuktan galoş: Kışın lâstik giyiyor, (i.). Lâstik şerit, boru, galoş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rubber. elasticated. rubber. india-rubber. galosh. gum. gum elastic. rubbertire. tire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rubber. elastic band. rubber band. tyre. tire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

galosh. storm rubber. elastic band. elastic garter. ribbing. eraser. rubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Lâstikten yapılmış veya lastik gibi esnek ve çekilince uzayıp yine toplanan şey: Lâstikti kaytan, şerit. 2. mec. Her istenilen tarafa çekilebilir, çeşitli şekillerde anlaşılabilir: Lâstikli söz («lâstikî» ve «lâstikiyet» gibi gülünç tâbirleri dilimiz kabûl edemez).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y,). 1. Basınç ve ısı altında biçim verilmeye elverişli organik veya sun’İ maddelerle yapılan: Plastik tabak. Plastik ameliyat = Bir vücudun organik eksikliğini gidermek için yapılan ameliyat. Plastik sanatlar = Resim, heykel gibi eserler meydana getiren sanatlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plastic. cosmetic. plastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plastic. made of plastic. acetate. plasticated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sculpture , plastic , plastic surgery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plastic surgery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perspex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plastic surgery. plastic operation / surgery. plastic operation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

performing arts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The visual arts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The fine arts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scholastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scholastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bazen çocuğa alınan bir uçan balon elinden kaçabilir. Hep beraber havada yükselen balona bakakalınır. Bu balon havada ne kadar yükselecektir acaba?

Uçan balonların doldurma uçları ne kadar iyi bağlanmış olursa olsun, çok az da olsa hava daha doğrusu helyum kaçırırlar. Havadan çok daha hafif helyum gazı ile şişirilen bu balonların ağızlarından kaçırdıklarını eve getirdiğimiz ve tavana yapışıkmış gibi havada duran balonun sabah olunca porsuyup yere inmiş olduğunu görünce anlarız.

Balonun ağzının ideal bir biçimde bağlanmış olduğunu kabul etsek bile havada yükselebileceği mesafe yine de sınırlıdır. Yükseldikçe hava basıncı azaldığından ve balonun iç basıncı dışındakinden daha yüksek kaldığından balon yükseldikçe şişmeye başlar. Sonunda balonun yapıldığı malzemeye, hacmine ve malzemenin kalınlığına bağlı olarak belirli bir yükseklikte patlar.

Küçük uçan balonlar en çok 10 bin metreye, sepetinde insan taşıyan büyük balonlar 30 bin metreye, bilim insanları tarafından içinde ölçüm aletleriyle birlikte yollanan araştırma balonları da 40 bin metreye kadar yükselebilirler.

Balonların belirli yükseklikte dış basıncın azlığına dayanamayıp patlamalarından bazı bilimsel gözlemlerde de faydalanılır. Hava tahmin balonlarına bağlı hava sıcaklığını, basıncını ve nem oranını ölçen aletler vardır. Bu balonlar yaklaşık 30 bin metre yükseklikte patlayacak şekilde yapılmışlardır. Aletler açılan bir paraşütle yere yumuşak iniş yaparlar. Hem üzerlerindeki değerler kaydedilir hem de oldukça pahalı olan bu ölçüm aletlerinin tekrar kullanılabilmeleri sağlanır.

Bu ölçüm aletleri bir tarlanın ortasına, bir ağacın tepesine veya bir vadi yatağına da düşebilirler. Onları bulanların ilgili makamlara götürmeleri artık aletlerin ne olduklarını anlamalarına veya insaflarına kalmıştır.


Genel Bilgi by