Bane ne demek? | Bane anlamı nedir? | Bane

Bane anlamı nedir?

Bane ne demek?

Bane anlamı nedir?

Bane | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bane

Türkçe Sözlük

bk Banyo

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). zehir; afet, felâket, dert; öIüm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). öldürucü, zehirli; mahvedici, muzır. banefully (z). zehirli bir şekilde. banefulness (i). zehirlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Edepsizce, edepsizlikle edilen: Bir tavrı bî-edebâne ile = Edebsizcesine: Bİ-edebâne oturmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Edepsizce, edepsizlikle edilen: Bir tavrı bi-edebâne ile Edebsizcesine: Bİ-edebâne oturmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بيتابانه] bitkince.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Korkaklık, cesaretsizlik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جبانت] korkaklık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sığır baldıranı, (bot). Cicuta virosa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). itboğan, (bot). Apocynum erectum; buna benzer birkaç ot.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Aptal aldatırcasına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). t.,Edepli ve terbiyeli bir adama yakışır, terbiyeli: Edîbâne bir tavrı vardır. 2. Ediplere, edebiyatçılara lâyık: Edîbâne konuşmalara girişti. Edep ve terbiye ile veya edebiyatçılara yakışır surette: Edîbâne hareket ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga uzundur) (i. F.). Görmeyerek ve görünmeyerek, gizliden, arkadan, yüze karşı olmayarak, şahsen tanımadığı halde: O adama gaibâne sevgim vardır, sizi gaibâne sevenlerdendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ga uzundur) (i. F.). Galip sıfatiyle, üstün gelen adama yakışır sûrette, galebe çalmışcasına: Galibâne bir tarzla, galibâne hareket ediyor, söz söylüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İsp.). Küba menşeli bir dans.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a Cuban dance in duple time music composed in duple time for dancing the habanera.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A slow, rhythmic dance of Cuban origin, also poular in Spain The name is derived from Havana, Cuba's capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cuban dance of Spanish origin, the first major Latin influence on U S music around the time of the Spanish-American War Provided the rhythmic basis of the modern tango, which makes its influence in 20th century American music difficult to trace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A 19th century Cuban song and dance form that is slow to moderate in tempo and in duple meter. music composed in duple time for dancing the habanera. a Cuban dance in duple time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Küba'da yapılan bir dans; bu dansa göre müzik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). banotu, (bot). Wyoscyamus niger.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) nezaketsiz, terbiyesiz kaba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Güzel ve iyi kaleme alınmış, Osm. münşîyâne: Kâtibâne ifade, bir tarz-ı kâtibânede. Eski yazı usûlüne uygun: Kâtibâne yazıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). 1. Dostça, dostluğa yakışır şekilde: Ben, size muhibbâne söylüyorum. 2. Bir tarikat muhibblne yakışır şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kayıtsızlıkla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taassupla, mutaassıpcasına: Mutaassıbâne bir hareket.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taaccüp ederek, şaşakalarak, hayretle: Müteaccibâne yüzüme baktı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Zorla, galip gelerek, zorbalıkla.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sıçanotu, arsenik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Geceye ait, gecelik, gece vakti olan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nazik, terbiyeli, kibar tavırlı; medeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. boğan otu, bot. Aconitum; kaplan boğan, bot. Aconitum napellus; öküz gözü, bot. Arnica montana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Terazi dili gibi Aletlerin dil şeklindeki kısmı. 2. Alev, yalım. Zebâne-keş = Alevlenen, alevi çıkan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ زبانه] yalaz. 2.dilimsi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by