Bardaktan Boşanırcasına Yağm ne demek? | Bardaktan Boşanırcasına Yağm anlamı nedir? | Bardaktan Boşanırcasına Yağm

Bardaktan Boşanırcasına Yağm anlamı nedir?

Bardaktan Boşanırcasına Yağm ne demek?

Bardaktan Boşanırcasına Yağm anlamı nedir?

Bardaktan Boşanırcasına Yağm | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bardaktan bosanircasina yagm

Türkçe - İngilizce Sözlük

rain cats and dogs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Esas olarak, sanayi tesislerinden, konutların ısıtılmasından ve otomobillerden kaynaklanan, sülfür ve azot oksitleri içeren su buharı emisyonlarının yol açtığı asit çökelmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rain cats and dogs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Mevsimlere dengeli bir şekilde dağılış gösteren bol yağışların düştüğü ılıman bölgelerin ormanlarıdır. Göreli olarak bitki türü sayısı az, fakat aynı türden olan bitkiler veya ağaçlar topluluğu geniş populasyonlar oluşturur. Bu populasyonlar “yosun ormanları,” “subtropikal orman,” “defne ormanları” gibi isimler alır.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Herhalde siz de haberlerin sonunda hava durumunu merakla izliyorsunuzdur. Acaba yarın yağmur yağacak mı? Şemsiyemi yanıma alayım mı? Yağmur günlük yaşantımızın çok önemli bir parçasıdır. Bazı yerlerde kuraklıktan yağmur duasına çıkılırken, bazı yerlerde de caddelerde sandallarla dolaşılıp, sel basan evlerden, eşyaları kurtarmaya uğraşırlar. Peki nasıl oluyor da başımıza böyle gökten sular geliyor?

Aslında mekanizma basit. Güneş ışığının etkisi ile yeryüzünden su buharlaşıyor, yani gaz haline geçiyor. Bu durumda havadan hafif olduğundan atmosferde yükseliyor. Yükseldikçe hava soğuyor ve hava basıncı azalıyor. Su buharı soğudukça havadaki toz parçacıklarına tutunarak su damlası haline dönüşüyor ve bunların milyonlarcası havada birleşerek gözümüze bulut olarak görülüyorlar.

Bulutları oluşturan bu su damlacıkları hemen yakınlarındakilerle sürekli birleşiyorlar, büyüdükçe büyüyorlar, ağırlıkları artıyor, yeterli ağırlığa ulaşınca yer çekiminin etkisi ile yere düşmeye başlıyorlar. Yeryüzünden buharlaşıp, bulut oluşturup sonra yağmur olarak yeryüzüne dönen su buharının havada geçen bu macerası ortalama 8 gün sürüyor.

Ancak bulutun içindeki su damlacıklarının tümü yağmur olarak yeryüzüne inmiyor. Bir bulutun en fazla yarısı yağmur olarak yağabilir ve bu da normalde 30 dakika sürer ama bulut devamlı olarak yeniden oluştuğundan yağmur saatlerce, hatta günlerce sürebilir. Bu arada rüzgara bağlı olarak bulutlar devamlı hareket ettiklerinden yağmur çok geniş bir alana yağabilir. Bugüne kadar dünyamızda tespit edilebilmiş en yoğun yağış 26 Kasım 1970 tarihinde Guadaloupe’de olmuş, sadece bir dakikada 3.81 santimetre yağmur yağmıştır.

Atmosferde, yani başımızın üzerindeki havada 13 milyar ton su buharı bulunuyor. Bunun hepsinin bir anda yeryüzüne indiğini düşünebiliyor musunuz? Dünyamızda yağmurun çoğu, yani yüzde 78’i okyanusların üzerine yağıyor. Bu da çok normal, çünkü havanın içindeki su miktarının kaynağı hemen hemen aynı oranda okyanuslardan geliyor.

Yağmur damlalarının yarı-çapları 0.5 milimetreden 6.35 milimetreye kadar değişebiliyor. 5.0 milimetre yarı-çapındaki bir yağmur damlasının 1800 metre yükseklikteki bir buluttan çıkıp başınızın üstüne düşmesi için geçen zaman yaklaşık 3 dakikadır. Yani aslında şemsiyenizi açabilmeniz için yeterli süre vardır.

Suni yağmur yaratabilmek için günümüzde bazı teknolojiler geliştirildi ki, temeli su damlacıklarının yapışabilmesi için çekirdek görevi yapabilecek tozları bulutun içine gönderebilmektir. Bunun için bulut uçak veya helikopterden gümüş iyodür ile bombalanıyor. Bu işte de en usta olan İsrailliler. Onlar bu yöntemle yağmur miktarını yüzde 13 oranında arttırabilmişler. Yağmurun oluşabilmesi için ana etkenlerden biri olan toz parçacıklarının, yani hava kirliliğinin artması ise tam ters etki yapıyor, bu durumda damlacıklar küçülüyor ve yağmur olarak yere düşmeyi başaramıyorlar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Heralde siz de haberlerin sonunda hava durumunu merakla izliyorsunuzdur. Acaba yarın yağmur yağacak mı? İemsiyemi yanıma alayım mı? Yağmur günlük yaşantımızın çok önemli bir parçasıdır. Bazı yerlerde kuraklıktan yağmur duasına çıkılırken, bazı yerlerde de caddelerde sandallarla dolaşılıp, sel basan evlerden, eşyaları kurtarmaya uğraşırlar. Peki nasıl oluyor da başımıza böyle göklerden sular geliyor?

Aslında mekanizma basit. Güneş ışığının etkisi ile yeryüzünden su buharlaşıyor, yani gaz haline geçiyor. Bu durumda havadan hafif olduğundan atmosferde yükseliyor. Yükseldikçe hava soğuyor ve hava basıncı azalıyor. Su buharı soğudukça havadaki toz parçacıklarına tutunarak su dalası haline dönüşüyor ve bunların milyonlarcası havada birleşerek gözümüze bulut olarak görünüyorlar. Bulutları oluşturan bu su damlacıkları hemen yakınlarındakilerle sürekli birleşiyorlar, büyüdükçe büyüyorlar, ağırlıkları artıyor, yeterli ağırlığa ulaşınca yer çekiminin etkisi ile yere düşmeye başlıyorlar. Yeryüzünden buharlaşıp, bulut oluşturup sonra yağmur olarak yeryüzüne dönen su buharının havada geçen bu macerası ortalama 8 gün sürüyor.

Ancak bulutun içindeki su damlacıklarının tümü yağmur olarak yeryüzüne inmiyor. Bir nulutun en fazla yarısı yağmur olarak yağabilir ve bu da normalde 30 dakika sürer ama bulut devamlı olarak yeniden oluştuğundan yağmur saatlerce, hatta günlerce sürebilir. Bu arada rüzgara bağlı olarak bulutlar devamlı hareket ettiklerinden yağmur çok geniş bir alana yağabilir. Bugüne kadar dünyamızda tespit edilmiş en yoğun yağış 26 Kasım 1970’de Guadaloupe’de olmuş, sadece bir dakikada 3.81 santimetre yağmur yağmıştır.

Atmosferde, yani başımızın üzerindeki havada 13 milyar ton su buharı bulunuyor. Bunun hepsinin bir anda yeryüzüne indiğini düşünebiliyor musunuz? Dünyamızda yağmurun çoğu, yani yüzde 78’i okyanusların üzerine yağıyor. Bu da çok normal, çünkü havanın içindeki su miktarının kaynağı hemen hemen aynı oranda okyanuslardan geliyor.

Yağmur damlalarının yarı-çapları 0.5 milimetreden 6.35 milimetreye kadar değişebiliyor. 5.0 milimetre yarı-çapındaki bir yağmur damlasının 1800 metre yükseklikteki bir bulutun çıkıp başınızın üstüne düşmesi için geçen zaman yaklaşık 3 dakikadır. Yani aslında şemsiyenizi açabilmeniz için yeterli süre vardır.

Suni yağmur yaratabilmek için günümüzde bazı teknolojiler geliştirildi ki, temeli su damlacıklarının yapışabilmesi için çekirdek görevi yapabilecek tozları bulutun içine gönderebilmektir. Bunun için bulut uçak veya helikopterden gümüş iyodür ile bombalanıyor. Bu işte de en iyi olan İsrailliler. Onlar bu yöntemle yağmur miktarını yüzde 13 oranında artırabilmişler. Yağmurun oluşabilmesi için ana etkenlerden biri olan toz parçacıklarının, yani hava kirliliğinin artması ise tam tersi etki yapıyor, bu durumda damlacıklar küçülüyor ve yağmur olarak yere düşmeyi başaramıyorlar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

Petrol döküntüsü, petrol kuyusu veya orman yangını gibi nedenlerle atmosfere dağılan kurumun yağışla yeryüzüne inmesi. SU KİRLİLİĞİ: Suyun yararlı kullanımını etkileyecek miktarlarda kimyasal, fiziksel ya da biyolojik maddelerin katılmasıyla kalitesinin bozulması. Su kirlenmesinin en yaygın kaynakları; yetersiz evsel atık su arıtma tesisleri, endüstriyel atıkların boşaltılması, yüzeysel akış, madencilik faaliyetleri ve sulamadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zorla mal kapma, çapul: Malını yağma ettiler. Yağma yok = Haksız bir şey isteyene alaylı yolda kullanılır: Bu kaleminizi ben alacağım. Yağma yok, kazan sen de al.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booty. despoilment. despoliation. foray. loot. looting. pelf. pillage. plunder. pour. rapine. razzia. sack. sacking. spoil. spoliation. swag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booty. foray. loot. pillage. plunder. sack. depredation. plundering. pillaging. raining. snowing. the sack. pillage çapul. talan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raining. snowing. looting. plundering. sacking. pillaging. pilfering. depredation. despoliation. dissemination. latrocination. loot. pillage. plunder. raid. spoil. swag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [یغما] talan, çapul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to loot. to plunder. to sack. to pillage. to pilfer. despoil. harry. pluck. raid. ransack. ravage. rob. to put to sack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

talan etmek, yağmalamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grabby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plunderer. looter. sacker. pillager.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çapulculuk, zorla mal kapış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

looting. plundering. sacking. pillaging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [یغماگر] yağmacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). I. (yağmur ve kar) Havadan yere düşmek: Yağmur, kar, dolu, kırağı, çiğ yağmış. 2. mec. Pek fazla, art arda gelmek: Bugün işler yağıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hail down. fall. hail. pour. rain. roll in. splash. splatter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fall. shower. to rain. to be poured out in great quantity. to rain. to snow. to rain down on. to be poured out in abundance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rain. to fall abundantly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

despoil. forage. foray. harry. loot. maraud. pillage. pirate. pluck. plunder. prey on. prey upon. raven. reave. sack. put to the sack. spoliate. sweep down on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loot. pillage. plunder. ransack. ravage. sack. to loot. to plunder. to sack. to pillage. to ravage. to ransack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to loot. to plunder. to sack. to pillage. to pilfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağan su, Fars. bârân, Osm. rahmet: Yağmur yağmak, yağmura tutulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pluvial. pluvious. barrage. waterworks. deluge. hail. rain. hailstorm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rain. stream. wet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rain. rainfall. waterworks. the wet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Gökten damlalar halinde düşen su.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Nem getiren ve yağış bırakan rüzgârların geldiği yönün aksi tarafında olduğu için az yağış alan veya hiç yağış almayan, siperde kalmış dağ yamaçları, Karadeniz Dağlarının güney, Torosların kuzey yamaçları yağmur gölgesinde kalan yamaçlardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir nevi küçük geyik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Bir tür geyik. Dağ keçisi.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Bir karıncayı alın, suyun içine batırın, saatlerce tutun ölmez. Sudan çıkardığınızda ölü gibi görünür ama birkaç saat içinde kendine gelir. Biz insanlar böyle suya batırılırsak, nefes alamadığımız için oksijenlikten ölürüz ama su karıncaların çok ince olan nefes tüplerinden içeri giremez. Karbondioksitten narkoz yemiş gibi olurlar. Tabii ki bu süre çok uzarsa onlar da ölürler ama dayanma süreleri inanılmazdır.

Ne var ki, karıncalar yağmur ve seller altında bu şekilde nefeslerini tutarak mücadele vermiyorlar. Yağmuru hissedince yuvalarına giriyorlar ve giriş yollarını tıkıyorlar. Ateş karıncası denilen bir türünde ise karıncalar birbirlerine tutunarak sel sularının üstünde yüzüyorlar. Bir yerde karaya vurup çıkıyorlar. Tabii kraliçe karınca ortada, yüksekte ve mümkün olduğunca kuru tutuluyor.

Karınca yuvaları inşaat tekniği olarak örnektirler. Yuvanın girişine bağlı ve buradaki suyu alıp başka tarafa verebilen birçok tünel daha inşa ederler. Bazıları ise yuvalarının üstünü öyle sağlam kapatırlar ki, sel sularının bir evin çatısının üstünden aşması gibi geçip giderler.

Yine de bir aksilik olr, yuva su ile dolarsa, karıncalar çöp ve yaprak parçalarına ve yukarıda belirtildiği gibi birbirlerine tutunup yüzebilirler. Çok şiddetli yağmurdan sonra oluşan çamur tünellerini kapattığı zaman ise yuvalarını yeniden inşa etmek zorunda kalırlar.

Gündelik hayatta artık yaygın olarak kullanılan mikrodalga fırınları kapaklarında kaçak yapmamaları, insanlara zarar vermemeleri için özel tedbirler alınır. Ancak bir mikrodalga fırınına girmiş karıncaya, fırın çalıştığı sürece bir zarar gelmeyeceğini biliyor muydunuz?

Mikrodalga fırınlarında ışın yolculuğu bir noktaya göre ayarlıdır. Bu nokta hemen hemen fırının ortasıır. Bu nedenle yiyecek, her tarafı eşit pişsin diye ortada dönen bir tabla üzerine konulur. Karıncalar fırında ışınların daha az olduğu bölgeleri hissederler. Zaten sıcak bölgelere girseler de, vücut yüzey alanlarının hacimlerine oranla yüksek olması nedeni ile ılık bölgeyi bulana kadar kendilerine zarar gelmez


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Yağmur yağarken koşanların daha çok ıslanacağını ileri süren, insanı yağmurda sallana sallana dolaşmaya iteleyen bir görüş ile hiçbir şey fark etmeyeceğini iddia eden bir başka görüş ortada dolanıp durmaktadır.

Hiçbir şey değişmeyeceğini söyleyenlerin görüşüne göre vücudunuzun bir dikdörtgen olduğunu ve yağmur damlalarının yere dik düştüğünü farz edelim. İster bir yüz metreci gibi hızlı koşun, ister sallanarak yürüyün bir şey fark etmez. Hızınıza bağlı olmadan vücudunuza düşen yağmur tanesi sayısı aynı kalır. Koştukça ön tarafınıza bir saniyede daha çok yağmur tanesi isabet edecektir ama süre kısaldığından toplam sayı ve sonuç değişmeyecektir.

‘Yağmurda yürüyünüz’ diyenler ise koşma durumunda yağmur damlalarının aynı sürede daha çok sayıda birikeceğini ve buharlaşmaları için daha az zaman olduğundan üzerimizin daha ıslak olacağını, aerodinamik tesirleri hesaba katarak, düz yürürken üzerimize düşmeyecek düşey damlaların, koşarsak karşıdan gelecekleri için temas edeceklerini, yürürken başımıza düşen damla sayısının koştuğumuz sırada düşenden fazla olamayacağını ileri sürerek ‘ahmak ıslatan’ diye de tabir edilen hafif yağışlarda yürümeyi öneriyorlar. Tabii burada unutulmaması gereken şey yavaş yürürken bacaklarımızın da çok yağış alacağı.

‘Koşunuz!’ görüşüne göre ise, yağmurda koşmakla yürümek arasında, vücudumuza düşen yağmur tanesi miktarı açısından bir fark olmayabilir ama önemli olan başımıza düşen miktardır. Bu nedenle koşarsak süre kısalır ve başımıza düşen yağmur miktarı azalır.

Yapılan bir deneyde, yağmur karşıdan 45 derece açı ile yağıyorken, bir defter kağıdına aynı mesafe 7 saniyede koşulduğunda 131 damla, 20 saniyede yürünüldüğünde ise 216 damla isabet ettiği saptanmıştır. Buna göre yağmurda yürüyerek gitmek, koşmaya göre neredeyse iki misli ıslanmak anlamına gelmektedir.

Şüphesiz bu Önermeler yapılırken, rüzgarın yönü, üzerimizdeki giysilerin şekli ve cinsi ve en önemlisi kapalı alana ulaşılacak mesafe göz önüne alınmamış ve değerlendirmeler kısa mesafelere göre yapılmıştır. Uzun mesafelerde hiç şansınız yok, koşabildiğiniz kadar koşun ama en doğrusu yağmur geçene kadar kapalı bir yerde oyalanın.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). Yağmurlu olmak, yağmura dönmek: Hava yağmurleyacak gibi görünüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağumuru olan: Yağmurlu hava, yağmurlu bir gün, bir gece idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pluvial. pluvious. rainy. showery. soppy. wet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rainy. wet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rainy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağmurlu havada giyilen üstlük, pardösü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anorak. macintosh. mackintosh. raincoat. rainproof. slicker. trench coat. waterproof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mac. mack. mackintosh. raincoat. trench coat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oilskin. raincoat. slinker. rainproof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rainless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rainless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by