Basır ne demek? | Basır anlamı nedir? | Basır

Basır anlamı nedir?

Basır ne demek?

Basır anlamı nedir?

Basır | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: basir

Türkçe Sözlük

(i. A. «basar» dan smüş.) 1. Gören, görücü, Fars. bînâ 2. Görüp anla yan, kalb gözü ile gören, basiret sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «basar» dan if.) (mü bâsıra). Gören, görücü. Kuvve-i bâsıra = Görmek hassası.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Göz. 2.Görme. 3.Allah’ın sıfatlarından, herşeyi gören (“Abd” takısı almadan kullanılmaz).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Müjdeci. 2.Güler yüzlü, mesut, mutlu. (bkz.Beşir).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Her şeyi görüp gözeten ve gizliliğin kendisi için söz konusu olmadığı yüce Allah’ın kulu. - (bkz.el-Basir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Görmek kuvveti, görme hassası. Kuvve-i bâsıra = Görme kudreti. 2. Göz, Ar. ayn, Fars. çeşm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Kalb gözü ile görme, görüp aslına, hakikatine varma: Basiretle bakmak. Basireti bağlanmak = Gafil davranmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perception. foresight. clairvoyance. discreetness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forethought. foresight. insight. discernment. prudence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

understanding. insight. foresight. forethought. precaution. prevision. providence. prudence. sagacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بصيرت] görüş, ileriyi görme gücü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Göz açıklığı, inceden inceye etraflı derin görüş. 2.Ön görüş, seziş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Basiretli, evvelden gören, seziş sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A F). Sezişe, evvelden görüşe yakışacak sûrette.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalb gözü ile gören, her şeyin asıl ve hakikatini anlayıp tedbirli davranan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forethoughtful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prudent. circumspect. cautious. politic. provident. prudential. sagacious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Kalb gözü kapalı, hakikat gözüyle göremez, gafil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imprudent. improvident. short sighted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Kalb gözü ile göremeyiş, gaflet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ağırlık basmakla muztârip olmak, kâbûsa tutulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Etekleri taşla bastırılmış alçak çadır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «beşr» den if.). 1. Vaktiyle hükümetin bir emrini, ait olduğu adamlara bildirip yaptıran veya bir malın alımına memur olan adam: Mübâşir gönderildi. Evine mübâşir geldi. 2. Hâkimin emrini tebliğe memur hademe. 3. mec. Amirâne bir tavırla hükmeden, musallat olan adam: Başıma mübâşir dikildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bailiff. court crier. summoner. court's messenger. messenger of the court. process server. usher of a court. marshal. court marshal. court attendant. session clerk. paritor. process server. tipstaff. court usher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clerkship to the court.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tebeşir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Müjde. 2. Bir şeyin başlaması.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تباشير] tebeşir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by