Başka Tarafa çevirmek ne demek? | Başka Tarafa çevirmek anlamı nedir? | Başka Tarafa çevirmek

Başka Tarafa çevirmek anlamı nedir?

Başka Tarafa çevirmek ne demek?

Başka Tarafa çevirmek anlamı nedir?

Başka Tarafa çevirmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: baska tarafa cevirmek

Türkçe - İngilizce Sözlük

divert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(yeni kelime) (i.). İkinci başkan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen başka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quite different. utterly different.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quite different. odd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

father of the bar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «baş» tan). 1. Diğer, gay rı, Ahar, şâir, özge: Başka adam, başka iş, başka yerde, başka defa. 2. Başka türlü, diğer-gûn, farklı: O iş başkadır. Başkası = Diğeri, gayrı, diğer biri. Başkaları: Diğerleri, diğer adamlar. ... dan başka = istisnâ bildirir: Senden başka bunu herkes işitti. Bundan başka yoktur. Başka başka = Ayrı ayrı, tek tek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

other. another. different. alternative. distinct. other than. apart from. else. forth. otherwise. except. save. but. saving. hetero-. beside. save. barring. excepting. saving. another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alternative. another. atypical. different. else. further. other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

other. another. different. except. apart from. other than. alternative. else. several.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

someone else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elsewhere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ayrıca, ayrı olarak, tek başına, müstakillen: O, başkaca geldi. 2. Mahsusan, re’sen, suret-i mahsusada: Sizin için başkaca getirteceğim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

somewhat different. further.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

again.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

BAŞKALAŞMA (i.) (y. k.). 1. (jeoloji). Bir kültenin fizik ve kimya bakımından değişmesi, istihale. 2. (biyoloji). Bazı hayvanların hayatı boyunca uğradığı biçim veya yapı değişimi, istihale.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metamorphosis. transfiguration. meta-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metamorphosis. metamorphism istihale. metamorfizm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metamorphosis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Başka türlü olmak, değişmek, tagayyür etmek, gayrılaşmak, diger-gûn olmak: Ben görmeyeli bu adam başkalaşmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to metamorphose. to change. to alter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to change. to grow different.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metamorphose. transmogrify. vary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contumacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolt. riot. uprising. rebellion. muting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aykırılık, ihtilâf, muhalefet, karşı olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissimilarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

difference. alteration. change. dissimilarity. diversity. exception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k). Bir topluluğun, bir derneğin veya bir toplantının başında bulunan kimse, reis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

president. chairman. chieftain. chairperson. chief executive. dean. head. moderator. principal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chairman. chief. head. leader. president. principal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chief. president. chairman / chairwoman. chairman. chieftain. front. governor. chief magistrate. moderator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vice chairman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assistant foreman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vice chairman. vice president. deputy chairman. vice-chairman. vice chairman. deputy chief. vice- president.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Başkan olma ha li. 2. Başkanın vazifesi veya makamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presidential. presidentship. presidency. chairmanship. chieftainsy. headship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chairmanship. presidency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chairmanship. presidency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preside. to act as chairman / chairwoman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

office of a chairman. office of president.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presidential system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Başka biri, başka bir şey: Bunu beğenmedi, başkasını istedi. Başkası olsa böyle yapmazdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

another one.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

another. other. someone else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

another. someone else. alter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Bir dairedeki kâtiplerin başı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) – Kayaların başı, güçlü, kuvvetli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İlk kaynak. Ana kaynak.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mayor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mayor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی طرفانه] tarafsızca, yan tutmadan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

department chair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

besides.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

again. further. furthermore. moreover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furthermore. moreover. thereto.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Döndürmek: Kebabı çevirmeli. Su, değirmeni; buhar, vapur çarkını çevirir. 2. Alt üst etmek, öbür yüzünü üste getirmek: Yaprağı çevir. 3, Etrafını almak, kuşatmak, çepçevre dolaştırmak: Bağa duvar çevirmeli. 4. Geri döndürmek, iade etmek: Kendisini yarı yoldan çevirdiler. 5. Bozmak, başka hale koymak, değiştirmek: Lâkırdısını çevirdi. 6. Geri almak, nakzetmek, bozmak: Mukaveleyi çevirdi. Ayakkabıyı çevirmek = Gitmeye davet etmek, nezaketle kovmak. Çehreyi çevirmek = Yüz ekşitmek. Geri çevirmek = iade etmek, kabûl etmemek. Yüz çevirmek = İltifat etmemek, vazgeçmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turn. spin. upturn. exchange. roll. twirl. change to. turn into. switch to. translate into. translate. interpret. encircle. surround. enclose. inclose. avert. commute. convert. decline. deflect. divert. hedge in. hedge round. manage. point. point on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bend. besiege. channel. direct. put. revolve. surround. sweep. train. translate. turn. twine. twirl. twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

translate. dial. to turn. to rotate. to manage. to refuse. to return. to reject. to turn inside out. to interpret. to translate. to enclose. to surround. to encircle. to alter. to administer. to handle. to wheel. to swing. to crank. to commutate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

president.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

president of a republic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Presidency of a Republic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head of state. head of / of the state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji) (uyd. k.). Emdikleri kütlelerin tesiriyle, püskürük magmaların birleşimlerinde değişiklik olması.

Türkçe Sözlük by