Basket ne demek? | Basket anlamı nedir? | Basket

Basket anlamı nedir?

Basket ne demek?

Basket anlamı nedir?

Basket | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: basket

Türkçe - İngilizce Sözlük

basketball. basket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A vessel made of osiers or other twigs, cane, rushes, splints, or other flexible material, interwoven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The contents of a basket; as much as a basket contains; as, a basket of peaches.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The bell or vase of the Corinthian capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The two back seats facing one another on the outside of a stagecoach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To put into a basket. a score in basketball made by throwing the ball through the hoop a container that is usually woven and has handles horizontal hoop with a net through which players try to throw the basketball the quantity contained in a basket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a container that is usually woven and has handles. the quantity contained in a basket. horizontal hoop with a net through which players try to throw the basketball. a score in basketball made by throwing the ball through the hoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A basket applies to derivative instruments in the marketplace A basket is a group of stocks that is formed with the intention of either being bought or sold all at once.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Applies to derivative products Group of stocks that is formed with the intention of either being bought or sold all at once, usually to perform index arbitrage or a hedging program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A group of currencies normally used to manage the exchange rate of a currency Sometimes referred to as a unit of account. the hoop with the net hanging from it.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The cup at the bottom of a ski pole, which encircles a sharp tip that bites into the snow to prevent slipping. an outer row of millefiori canes, pulled together underneath the motif to form a staved enclosure for the decorative element; a latticino ground

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The standard unit of measure for rice One basket is 16 pyi The standard weight for a basket of rice is 46 pounds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Plastic RfootS on the end of a pole shaft that provides a pushing platform for the poling motion Smaller and lighter on performance equipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A large group of patterns which in some way resemble basket work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An arrangement of steel bars, and panels that form a basket-like cage around the grip These are most commonly found on Scottish basket-hilted swords, and European rapiers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Men's arms joined around outside of ladies waists, ladies rest arms on men's shoulders, all lean out slightly and step sideways to rotate to the left Many dances only basket in one direction If needed basket in reverse direction always leave enough time t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A designated sum below which claims will not be made for breaches of representation and warranties. the metal frame of a speaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Show shopping basket image.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The frame to which a driver's cone is mounted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fancy setting with numerous side piercings to provide a lacy or basket-looking appearance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A swing for 2 couples, with the men's hands supporting their partners' backs and with the ladies' hands resting on their partner's shoulders In a properly balanced set the men's hands will take almost no weight at all The feet are used as in a normal swin

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sepet, küfe, zembil; sepet dolusu; spor sayı, basket. basketball (i). basketbol; basketbol topu.basket fern eğreltiotu, (bot). Sarhasia basket hilt eli muhafaza etmeye yarayan yarım küre şeklinde kafesli kılıç kabzası. basket weave iki veya daha fazl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing). Sepet topu mânâsına gelen bir top oyunu. Beşer kişilik iki takım arasında oynanır. Oyunda tarafların amacı topu karşı tarafın sepetine sokmaktır. Sepet, üst tarafı daire şeklinde çemberli, altı açık bir ağdan ibarettir.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. basketball

sp. sepet topu

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basketball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basketball. basketballbasketball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basketball.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basketballer. basketball player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basketball player.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sepetçilik, sepet örgüsü işler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çöp sepeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by