Başlı Başına ne demek? | Başlı Başına anlamı nedir? | Başlı Başına

Başlı Başına anlamı nedir?

Başlı Başına ne demek?

Başlı Başına anlamı nedir?

Başlı Başına | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: basli basina

Türkçe - İngilizce Sözlük

separate / dependent in itself independently. by oneself. on one's own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

per capita. per head. per person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imperturbable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif ve aşırı hareketlerde bulunmayan, vakur, ciddî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serious. dignified. austere. calm. demure. earnest. graceful. grand. imperturbable. matronly. only. sedate. sober. sober-minded. solemn. staid. sage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bland. decorous. demure. dignified. sage. sedate. sober. solemn. serious. grave. sober vakur. ciddi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedate. earnest. reserved. sober. dignified. sacred. serious. solemn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağırbaşlı olma hali; ağırbaşlıya yakışacak davranış, ciddiyet, vakar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soberness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedateness. earnestness. reservedness. soberness. equanimity. levelheadedness. poise. solemnity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subheading.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottom cap. lower cap. catch title. subheading.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

become. befall. happen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to happen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Başı, tepesi olan. 2. Yuvarlak, top, müdevver: Başlı lahana. 3. Esaslı, ehemmiyetli: En başlı işimiz. 4. İleri gelen, başa geçen, nüfuzlu: Belli başlı. 5. Silme olmayan, doruklama: Başlı ölçek. Başlı başına = Kendi başına, müstakillen. Büyük başlı = Akıllı, zeki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headed. having a head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

separate / dependent in itself independently. by oneself. on one's own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Başka şeylerden ayrı. Kendi başına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). En ehemmiyetli, en esaslı, en seçkin: Sâdî’nin başlıca eserleri Gülistân’ıyle, Böstân’ıdır. En ziyade, en evvel: O, başlıca bu işle meşgul olacaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

major. main. primary. prime. cardinal. essential. leading. ruling. staple. mainly. primarily. mostly. principally. chiefly. largely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

essential. mainly. primary. prime. principal. ruling. uppermost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chiefly. mainly. principally. grand. largely. leading. for the most part. pre eminently. primal. primarily. principal. ruling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Başı yağmurdan muhafazaya mahsus, yağmurluğa bağlı veya ayrı örtü, kukulete: Kaput, muşamba başlığı. 2. Harbde başı ok ve kılıçtan muhafazaya mahsus siper, tulga, miğfer, hod. 3. Direk başı, tepelik. 4. Atın başını ve ensesini muhafazaya mahsus kılıf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Reislik, sergedelik, Amirlik. 2. (Çağatayca’da: Başlığ). Reis, Amir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headgear. prelims. helmet. bonnet. cap. head-dress. headpiece. title. headline. heading. caption. casque. chapiter. hood. lemma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonnet. cap. headdress. headgear. headline. hood. title. helmet. capital. heading. caption. bride's price. money paid by the bridegroom to the bride's family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caption. heading. title. cap. headline. headscarf. crown. helmet. capital. heading. address director. capital heading. contents heading. cowl. crest. ferrule. head gear. head piece. headpiece. hood. superscription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headed. helmeted. hooded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wearing a cap. entitled. headed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untitled. bareheaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). legen; legen dolusu; havuz; havza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

main. eminent. notable. well-known.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steel helmet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceited. obstinate. intractable. opinionated. stiff necked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkward. bullheaded. headstrong. refractory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wayward.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bigheadedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bicephalous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu işlev, Kaset Belleğiyle birlikte çalışır. Sahneyi bir başlıkla işaretlediğinizde, arama işlevi bu sahneyi daha sonra otomatik olarak aramanızı ve belirlemenizi sağlar. Kayıttan sonra, kaset ya da indeks başlıkları istenen boyutta, renkte ve konuma eklenebilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on one's own.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

per capita. per.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stand alone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alone. solo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stand-alone. solitary. unaccompanied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by