Bass Reflex Gövde ne demek? | Bass Reflex Gövde anlamı nedir? | Bass Reflex Gövde

Bass Reflex Gövde anlamı nedir?

Bass Reflex Gövde ne demek?

Bass Reflex Gövde anlamı nedir?

Bass Reflex Gövde | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bass reflex govde

Teknolojik Terim

Bass tepkisi, ses yoluna akustik olarak ayarlı açıklıklar ekleyerek geliştirilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). büyükelçi, sefir; büyük yetki sahibi siyasi delege; büyük bir davanın temsilci veya savunucusu. ambassador plenipotentiary büyükelçi. ambassadress (i). sefire. ambassador'ial (s). büyükelçi ile ilgili, sefareti ilgilendiren. ambassador -at

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). levrek, zool. Labrax lupus; hani, zool. Serranus cabrilla. sea bass levrek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (müz). alçak perdeden, kalın sesli; pest; (i). basso, bas. bass clef fa anahtarı. bass drum kalın ses veren en büyük davul. bass horn bir nefesli çalgı. bass viol kontrbas. bass voice bas, basso.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bass tepkisi, ses yoluna akustik olarak ayarlı açıklıklar ekleyerek geliştirilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Orta ve yüksek frekanslı ses kalitesinden ödün vermeden bas ses üretimini en iyi hale getiren delik ya da delikler içeren bir hoparlör tasarımı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Fiziksel olarak küçük sürücü birimleri kullanıldığında bas ses üretimi çok zordur. Bu nedenle bazı hoparlörlere bass reflex sistemi eklenmektedir. Bass tepkisi, ses yoluna akustik olarak ayarlı açıklıklar ekleyerek geliştirilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condolatory. condolence. sympathies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Güney Afrika’da Mozambik Kanalının güneyinde Madagaskar’a yakın yer alan adalar grubu.

Coğrafi konumu: 21 30 Güney enlemi 39 50 Batı boylamı.

Harita konumu: Afrika.

Yüzölçümü: toplam: 80 km².

Kara: 0.2 km².

Su: 79.8 km².

Sınır komşuları: 0 km.

Sahil şeridi: 35.2 km.

İklim: tropikal.

Arazi yapısı: volkanik kayalıklar.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Hint Okyanusu 0 m; en yüksek noktası: isimsiz yer 2.4 m.

Doğal kaynaklar: yok.

Arazi kullanımı: yok: %100 kayalıklar.

Sulanan arazi: 0 km² (2006).

Doğal afetler: Su altı kayalıklar denizciler için tehlike oluşturmakta periyodik siklonlar ortaya çıkmaktadırlar.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: Issız (Temmuz 2006 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Bassas da India.

Bağımsızlık durumu: Fransa›nın sömürgesidir; Reunion›da yapılan toplantılarla komisyon üyeleri tarafından yönetilmektedir.

Hukuk sistemi: Fransa hukuku.

Bayrak: Fransa bayrağı kullanılmaktadır.

Ekonomik Göstergeler

Ekonomiye genel bakış: Hiç bir ekonomik aktivitesi yoktur.


Ülke by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attorney general.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attorney general. chief prosecutor. general attorney.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

office of the attorney general.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital başkent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital of a country. capital. chief town. principal town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sepet, beşik; sepet işi çocuk arabası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Başı olmayan, Fars. bî-ser. 2. Amiri olmayan, Amir tanımayan, reissiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headless. leaderless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headless. heaving no chief. unguided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Başı ve reisi olmayan topluluğun hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of government. anarchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Bas.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The bass or lowest part; as, to sing basso.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who sings the lowest part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The double bass, or contrabasso.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an adult male singer with the lowest voice. the lowest adult male singing voice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (it)., (müz). basso, bas; pes perdeli ses.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (müz). çifte kamışlı bir nefesli saz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (it)., (bak). basrelief.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Başöz).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ıhlamur ağacı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony tarafından WALKMAN® mp3 ve mp4 çalarlar için geliştirilen yeni Clear Bass teknolojisi, ALC (Otomatik Seviye Kontrolü) aracılığıyla derin ve güçlü bas sesler üretir. Dolayısıyla, ister basların çok güçlü olduğu parçalar ister yavaş şarkılar dinleyin, hiçbir bozulma olmaksızın mükemmel bir ses kalitesi elde edersiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (müz). kontrbas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

D-Bass, güçlü dinamik bas ses oluşturulmasını sağlamaktadır. Üç bas güçlendirme seviyesi seçilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu özellik, örneğin Mini cihazlar için bas güçlendirmesini kontrol edebilmenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düşük ses seviyelerinde, D/A dönüştürücüde bas ve tiz sesleri güçlendirir; ses kalitesini artırır ve kulaklık çıkışının parazitlerini azaltır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sefarethane; sefaret, elçilik; sefir ve maiyeti, sefaret erkânı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Vücut, beden, Ar. ceset, cüsse, cisim, Fars. ten: Gövdesi iri. 2. Vücudun, kol, bacak, baş gibi organları dışında kalan kısmı ki, karın ile göğüs ve omuzlardan ibarettir: Bazı adamların gövdesi uzun bacakları kısa, bazılarının ise bacakları uzun, gövdesi kısa olur. 3. Ağacın dal ve budaklarından başka olan asıl vücudu ve kökü: Bu ceviz ağacının gövdesinden geniş tahtalar çıkar. 4. Elbisenin kollarından başka asıl bedene gelen kısmı: Bu elbisenin gövdesi yenidir. Kollarını değiştirmeli. 5. Kesilmiş hayvanın etinin bütünü: Bir gövde koyun: Gövdeye atmak, atıştırmak = Yemek, Osm. ekletmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body. trunk. stem. carcase. carcass. ground form. hull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body. frame. stem. torso. trunk. fuselage. hull. trunk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body. fuselage. trunk. stem. stump. chassis. skeleton. tige. structure. bole. hull. housing. frame. carcass. copy body. corpus. theme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

display of power. show of force. demonstration of power (in order to impress others. tour de force.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gövde haline gelmek, Osm. tecessüd etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Vücutlu, iri yapılı, iri yarı, Ar. zahm-ül-cüsse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trunked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) (uyd. k.). Bazı ağaçlarda (meselâ hurma) olduğu gibi koni biçiminde gövde.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Kullanıcının düşük ses seviyelerinde bas sesleri güçlendirmesini sağlayarak, kulaklık çıkışının ses kalitesini en üst seviyeye getirir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «basar» dan if.). 1. Gözetici, bekleyici, bakıcı. 2. Eskiden mekteplerde disiplin görevlisi. 3. Gümrük kâtibi (son iki mânâsı eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مبصر] okul düzenini sağlayan görevli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mubassır hizmet ve görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «basar» dan if.) (mü mutabassıre). Dikkatle bakan, düşünen, uzak görüşlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dikkatle bakarak, düşünerek: Mutabassırâne davranmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «tabasbus» tan if.) (mü. mutabasbısa). Yaltaklanan, köpek gibi tabasbus eden: Mutabasbıs bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çarpıp geriye veya başka yöne sekme; aksetme, yansıma, refleksiyon; aksettirilen şey, akis; üstüne atma, iftira, ayıplama, kınama; düşünme, tefekkür; fikir, düşünce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) geri çevrilmiş, ters, yansıyan; (fizyol.) elinde olmayarak vukua gelen; (i.) akis, yansımış şekil; (fizyol.) gayri ihtiyari vukua gelen hareket, refleks, tepke, yansı. reflex action gayri ihtiyari hareket, refleks. reflex center gayri ihtiya

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) geriye çekmek veya bükmek; yansıtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) yansıyabilir, aksettirilebilir. reflexibil'ity (i.) yansıma niteliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.), (gram.) dönüşlü; dönüşlü fiil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süs taşı olarak kullanılan parlak kırmızı bir kuvars.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. montaja hazır çok parçalı kısım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «basar» dan). Dikkatle bakıp derinliğine varma.

Türkçe Sözlük by