Be-hod ne demek? | Be-hod anlamı nedir? | Be-hod

Be-hod anlamı nedir?

Be-hod ne demek?

Be-hod anlamı nedir?

Be-hod | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: hod

Türkçe Sözlük

(F.) (be: datif edatı hod: kendi). Kendisine, hod be-hod.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çirişotu, (bot). Asphodelus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendine malik olmayan, kendinden geçmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendine malik olmayan, kendinden geçmiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بيخود] baygın. 2.kendine olmama, kendinden geçme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). katot, negatif elektrot. cathode ray katot şuası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

dünyanın yedi harikasından biri sayılan Apollo'nun Rodos'daki efsanevi bronz heykeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uçlarında elektron çarptığı zaman parlamak üzere ayarlanmış fosfor tabakası bulunan, böylece ekranda görüntü oluşumunu sağlayan tüpler.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دهخدا] köy ağası. 2.köy kahyası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski İbrani rahiplerinin ayinlerde giydikleri kıyafet, efod.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendi: Hod-be-hod = Kendi kendisine, kimseye danışmadan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خود] kendi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sırtta tuğla veya harç taşımaya mahsus uzun saplı bir çeşit tekne; sobanın yannıda bulundurulan kömür kovası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendisini süsleyen, kendisini medheden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hod.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yalnız kendisini gözeten, mağrur, kibirli, bencil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bencil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendini beğenmiş, mağrur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kendi rey ve fikriyle iş gören.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir bitki ki, kökü sebze gibi yumurta ile yenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

borage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(borage): Hodangiller familyasından mavi beyaz çiçekli bir bitkidir. Hekimlikte çiçekleri ve kökü kullanılır. İçeriğinde müsilaj ve madeni tuzlar vardır. Kullanıldığı yerler: Öksürüğü keser, balgam söktürür. İdrar zorluğunu giderir.

Şifalı Bitki by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودبخود] kendi kendine.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

selfish. egoistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودبين] bencil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bencillik, gurur, kibir, Ar. enâniyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

selfishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şayak, aba, kalın yünlü kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karmakarışık şey; türlü yemeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Benlik, bencillik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودکام] kendini beğenmiş, kendini düşünen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-T.) kendini düşünme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [خودرای] başınabuyruk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خودستا] övüngen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaba, bön, hâzikane muamele bilmez, acemî ve gabî: Taşradan geldiğinde pek hödük ve gab! idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clodhopper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bumpkin. churl. clodhopper. hick. lout. peasant. rustic. yokel. boorish. boor. peast. yahoo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncouth. boorish. churl. country bumpkin. lout. sod. yokel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boorishness. uncouthliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act boorishly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. cathode.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yöntem, usul, metot; yol, tarz; düzen, nizam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nizamlı, munta zam, düzenli, yöntemli; sistemli. methodically z. düzenli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Metodist, bir Protestan mezhebi üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. usule uydurmak, intizam vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. metodoloji, yöntembilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dişleri koruma veya bozuklukları düzeltme ile uğraşan dişçilik dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doktrini sağlam; . dinsel inançlarına sadık; doğru, tam, uygun; b.h. Ortodoks kilisesine mensup; yürürlükteki usule uygun. orthodoxly z. kabul edilmiş bir fikre uygun olarak. orthodoxy i. Ortodoksluk; akidenin doğruluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tedavi için hastanın sıkıntılarını canlı piyes şeklinde temsil etmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zihin faaliyetini inceleyen bilim, psikodinami.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Rodos adası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Rodezya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim .rodyum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rododendron, açalyaya benzer bir bitki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kayarlı, nallarında buz mıhları olan. ride roughshod over başkasının hakkını yemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). shoe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). kumaş tiftiği, paçavralardan yapılmıs yün; kibarlık taslayan kimse; görünüşte iyi olan kalitesiz şey, taklit; bayağılık, pespayelik; çerçöp, artık, süprüntü; (s). eski yünden yapılmış; taklit, adi, bayağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dikkatsizce yapılmış; hareketlerinde ve giyiminde dikkatsiz, pasaklı, şapşal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Ortodoks olmayan; geleneklere karşı, adetlere ayklrı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. detektif romanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by