Beg, Beğ ne demek? | Beg, Beğ anlamı nedir? | Beg, Beğ

Beg, Beğ anlamı nedir?

Beg, Beğ ne demek?

Beg, Beğ anlamı nedir?

Beg, Beğ | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: beg beg

Türkçe Sözlük

(bk.) Bey.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). atabey

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) -Ay gibi temiz ve aydın yönetici, ileri gelen, bey. Abeg Kutbeddin (Öl. 1210): Delhi Memlükler Devleti’nin kurucusu. İslam’ın Ortaasya’da yayılmasında büyük başarılar gösteren, Gazne sultanı Muiziddin’le birlikte savaşıp onun ölümüyle Delhi sultanlığına gelen ünlü komutan.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. dilenmek, sadaka istemek; dilemek, rica etmek. beg off mazeret beyan etmek. beg the uestion dava veya iddiayı ispat olunmuş farzetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Bey.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. begin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بغایت] çok, son derece.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Beğenme. Hünkâr beğendi: 1. Bir nevi sarı çiçek ki, mavisine bey beğendi denir. 2. Kızartma veya tencere kebabı ile yapılır bir nevi patlıcan yemeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Beğendirmek, birine beğeneceği bir şeyi göstermek veya birçok şeylerin içinden birini seçtirmekO adama elbise beğendirmek ne kadar zor. Sürünün içinde koyun beğendirmek. 2. Kabûl ve takdir ettirmek, makbûle geçecek bir iş yapmak: Yazımı beğendiremedim. Hizmetçi, efendisine işini beğendirmeye ça lışmalıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recommend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get sb to like sth. sell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). 1. Beğenilmek, kabûl olunmak, makbule geçmek: Yazısı beğenildi. Sesi beğenildi. 2. Seçilmek, intihap olunmak, tercih edilmek: Bir sürünün içinde ancak üç dört koyun beğenildi. İkisinden hangisi beğenildi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be approved of. get across. go down. win recognition. sell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be liked. to be admired.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be appreciated. to win approval. to acquire vogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Beğeniş, takdir, kabûl, Ar. istihsân, Fars. pesend. 2. Seçme, intihap, ihtiyar, tercih.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Beğenme, (bk.) Beğeniş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disapprove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

approbation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liking. admiration. appreciation. approval. taste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Beğenmek, iyi bulmak, kabûl ve takdir etmek, Osm. pesend eylemek: Bu çiçeğin kokusunu beğenmedim. Yazısını çok beğendiler. 2. Seçmek, intihap etmek, hoşa gideni ayırıp almak: Sürüye girin de istediğiniz kadar koyun beğenin. Bir mağazada çorap beğeniyordu. 3. Tenezzül etmek, saymak: Adam beğenmiyor, kimseyi beğenmez. Kendini beğenmiş: Fars. Hod-pesend, Ar. mağrur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

like. approve. appreciate. enjoy. applaud. care. decide on. decide up. relish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

applaud. dig. enjoy. like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to like. to admire. to approve of. to choose. to prefer. care for. enjoy. fancy. get a kick out of. relish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disapproval.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (ve galatı: beğenmemezlik). 1. Beğenmemezlik, takdir etmeme, hoşlanmama: Ben, yemek hakkında beğenmezlik etmem. 2. Tenezzül, sayma-’ ma, kimseyi beğenmeyiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disapproval. tut tut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. babasl olmak, vücuda getirmek; sebep olmak, tevlit etmek. begetter i. vücuda getiren kimse, baba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. dilenci, meteliksiz kimse; saka çapkın kimse; f. dilenciye çevirmek, sefalete düşürmek; eksik bırakmak, kifayetsiz olmak. It beggars description Tarif edilemez Tarifinde kelimeler kifayetsiz kalır. beggardom, beggarhood i. dilencilik, dilenciler sı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. başlamak, ilk adımı atmak (bir işte); meydana gelmek, vücut bulmak, zuhur etmek; başlatmak, önayak olmak, ihdas etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. herhangi bir işe yeni başlayan kimse, başlayıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. başlangıç; menşe; baş, esas, mebde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kuşatmak, çevirmek, ihata etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ünlem). (eski). Defol! Yıkıl karşımdan !

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bot. begonya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. Fr.). Etli ve güzel renkli yaprakları olan bir süs bitkisi, begonia. Begonya, begonyagillerdendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). İ ktçenekl ilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi begonyadır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. beget.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kirletmek, pisletmek; isletmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çok görmek, gözü kalmak, haset etmek; vermek istememek. be grudging s. kıskanan. begrudgingly kıskanarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. aklını çelmek, ayartmak, aldatmak; cezbetmek, saptırmak; hoşça vakit geçirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kandırarak elinden almak. beguilement i. aklını çelme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bolero ritminde Güney Amerika dansı; bununla ilgili modern dans; bu dansların müziği

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. 12. yüzyllda Hollanda,da kurulan layik hemşirelik teşkilâtı üyesi; bugün Katolik kilisesine bağlı ve kendini dine vakfetmiş kadınlar teşkilâtı üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hindistan'da Müslüman kadm lider; soylu Müslüman kadını, begüm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Kadın hükümdar, prenses. Doğu Türk hükümdarlarının harem ve kızlarına isim olarak verilirdi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. begin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalın camların kenarından bakılınca görülen, yeşile çalar mavi renk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (galatı ebem gümeci). Çiçeği ve kökü tıpta kullanılan ve yaprığı sebze gibi yenilen meşhur bitki, pinpirik. Ar. habbâzî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mallow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(hubbaz): Ebegümecigillerden; çiçekleri ilaç, yaprakalrı da sebze olarak kullanılan ve genellikle tarla kenarlarında kendi kendine yetişen bir ottur. 20-70 cm. boyundadır. Yaprkalrı sarmaldır. Mayıs - Ağustos ayları arasında çiçek açar. Yaprak ve çiçeklerinde fazla miktarda müsilaj vardır. Yaprak ve çiçekleri kurutulmadan kullanılır. Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Mide ve bağırsakların muntazam çalışmasını sağlar. Kabızlığı giderir. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp, vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Nezle, bronşit, nefes darlığı tedavisinde kullanılır. Lapası çıbanların olgunlaşmasını sağlar. Burun kanamasını durdurur. Dişeti hastalıklarını tedavi eder. Mide ağrısını keser. Burun tıkanıklığını giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrı taçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). iskoçyalıların giydiği eteklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

precious thing / person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gözün saydam tabakasının arkasında «irisi denen renkli kısmın ortasında siyah bir dairecik şeklinde görülen açıklık. 2. mec. Pek aziz ve sevgili kimse. Gözbebeği gibi sevmek = Pek çok sevmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupilar. pupillar. pupilary. pupillary. pupil. pupilla. apple of the eye. apple of eye. orb. blue boy. dearest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupil. pupil of the eye. apple of the eye. the apple of sb's eye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pupil of the eye. pupil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

from day to day. day by day.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Halka.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [حلقه بگوش] köle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yuvarlak ve ortası çukur bir hamur tatlısı, bk. Kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrogant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrogant. boastful. cocksure. cocky. conceited. haughty. immodest. pompous. pretentious. prig. proud. smug. supercilious. superior. swollen. upstage. vain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

big head. bumptious. cocky. conceited. haughty. high. hoity toity. immodest. jumped up. orotund. overweening. self- complacent. smug. sniffy. stuck- up. uppish. vain. vainglorious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik) Sulak çayırlarda yetişen, zehirsiz bir mantar çeşidi (agaricus campestris).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. piç, veledi zina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Pembe gül.

İsimler ve Anlamları by