Belli ne demek? | Belli anlamı nedir? | Belli

Belli anlamı nedir?

Belli ne demek?

Belli anlamı nedir?

Belli | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: belli

Türkçe Sözlük

(i). Zahir, aşikâr, ayan, meydanda olan, bedihî: Bunun böyle olacağı belli idi. Zekâ kuvveti, alnının genişliğinden bellidir. Belli etmek = İzhâr eylemek, göstermek: Düşmanlığını belli etmiyor. Bell i başlı = MAruf, itibarlı. Besbelli = Pek aşikâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şöyle veya böyle beli olan: İnce belli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparent. clear. certain. specific. particular. known. avowed. broad. conspicuous. explicit. express. given. manifest. noticeable. palpable. patent. perspicuous. precise. prominent. self-evident. shadowless. stated. translucent. unmistakable. upfront.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apparent. broad. concrete. manifest. obvious. palpable. prominent. unmistakable. evident. certain. definite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evident. obvious. clear. visible. certain. definite. broad / adj ,. express. notable. signal. unmistakable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

main. eminent. notable. well-known.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indistinct. nebulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kavgacı, dövüşken, mücadeleci; savaşmayı seven. bellicosely z. dövüşkence.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dövüşkenlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. münakaşaya meyilli oluş, münakaşacılık; harpçilik, muhariplik, harp hali, harp etme. belligerency i. kavgacılık eğilimi, dövüşkenlik; harp hali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. münakaşacı, kavgacı, dövüşken; cenkçi, harbe meyilli; muharip, harbe girmiş; harbe ait; i. harpte taraflardan birini teşkil eden devlet veya millet; bu devlet ordusunun mensubu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Malûm olmayan, meçhul, belirli, muayyen olmıyan: Gidip gitmeyeceği bellisizdir. 2. Fark olunamaz, görülemez: Babil’in harabeleri bellisiz olmuştur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Açıkça belli: Besbelli artık gitmemiz lâzım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evident. obvious. obviously. patent. self-evident. evidently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obvious. obviously. certainly. quite evidently. clear. evident. self evident. point- blank. self-evident. sure as eggs is eggs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). savaşı gerektiren olay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). birlikte harbeden devletlerden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. süslemek, tezyin etmek, güzelleştirmek; (hikâyeye) aslında olmayan hayal ürünü şeyler ilave ederek ilgiyi artırmak. embellishment i. süsleme, güzelleştirme; süs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot)., (zool). yelpaze şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Midenin besinleri gereği gibi ve normal sürede hazmedememesine mide tembelliği bir başka ifadeyle mide zafiyeti denir. Nedeni, midede asit fazlalığı, mide kaslarının zayıflamış olması veya midenin hazım için gerekli olan salgıyı yapamamasıdır. Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Fesleğen, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 3 tutam fesleğen konur. Kaynatılıp, süzülür Yemeklerden 10 dakika sonra, birer kahve fincanı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bilâğ» dan if.) (mü. mübelliğa). Tebliğ eden, bir emir veya haberi yerine yetiştiren. Büyük camilerde son cemaate imamın ve müezzinin sözlerini tekrar ederek yetiştiren adam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Tebliğ eden, haber veren bildiren. 2.Büyük camilerde imamın söylediğini tekrarlayan kimse. - Hz.Peygamberin isimlerinden.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «billûr» dan if.) (mü mütebellire) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Billûr şekil ve suretinde donmuş olan, tebellür etmiş.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) isyan, ayaklanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) asi, serkeş, isyankâr. rebelliously (z.) asice, isyan ederek, isyankâr şekilde, serkeşçe. rebelliousness (i.) asilik, isyankarlık, serkeşlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indolence. inertia. laze. sloth. laziness. inaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indolence. sloth. laziness. idleness. laze. sluggishness. torpor. vacuity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üşenme hâli, Ar. kesel. 2. Ağırlık, Ar. batâet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,(argo) ödlek, korkak; sarı göğüslü(kuş).

İngilizce - Türkçe Sözlük by