Bent ne demek? | Bent anlamı nedir? | Bent

Bent anlamı nedir?

Bent ne demek?

Bent anlamı nedir?

Bent | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bent

Türkçe Sözlük

(bk.) Bend.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dike. embankment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Changed by pressure so as to be no longer straight; crooked; as, a bent pin; a bent lever.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Strongly inclined toward something, so as to be resolved, determined, set, etc.; said of the mind, character, disposition, desires, etc., and used with on; as, to be bent on going to college; he is bent on mischief.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The state of being curved, crooked, or inclined from a straight line; flexure; curvity; as, the bent of a bow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A declivity or slope, as of a hill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A leaning or bias; proclivity; tendency of mind; inclination; disposition; purpose; aim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Particular direction or tendency; flexion; course.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A transverse frame of a framed structure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Tension; force of acting; energy; impetus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A reedlike grass; a stalk of stiff, coarse grass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A grass of the genus Agrostis, esp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Agrostis vulgaris, or redtop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name is also used of many other grasses, esp. in America.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any neglected field or broken ground; a common; a moor. a special way of doing something; 'he had a bent for it'; 'he had a special knack for getting into trouble'; 'he couldn't get the hang of it' a relatively permanent inclination to react in a particul

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

article. dike. dam. weir. reservoir. paragraph. clause. embankments. item. subclause. subparagraph.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a relatively permanent inclination to react in a particular way; 'the set of his mind was obvious'. grass for pastures and lawns especially bowling and putting greens. a special way of doing something; 'he had a bent for it'; 'he had a special knack for g

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The plane of beam or joist girder members which support loads and the columns which support these members.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The main member of a structural system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Structural network of timbers or a truss that makes up one cross-sectional piece of the frame. a supporting unit of a trestle or viaduct structure made of two or more columns or column-like members connected by a cap, a strut, or another member This conne

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The bent pipe is either half bent or full bent The bowl varies in shape and may be like another model, e g , 'bent Bulldog'. indicates someone who experiences decompression sickness symptoms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A bridge support column founded on land.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

High on a drug. ability, skill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. eğri, kıvrık, bukülmüş, kavisli; i. eğim; temayül, meyil. have a bent for istidadı olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. birkaç çeşit sert çimen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tıpta ve kokuculukta kullanılan bir reçine. Aynı adla anılan ağacın (Styrax officinalis’in) kabuklarının çizilmesiyle elde edilir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deniz dibi alemi, deniz dibinde yaşayan bitki veya hayvanlar. benthoscope i. deniz dibi araştlrmalarında kullanılan küre şeklinde motorsuz denizaltı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic). tahvil, senet, pusula. debenture bonds tahvilât.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). yatık; eğilmiş, uzanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DERBEND) (i. F.) (der = kapı, benden = bağlamak, kapamak). (Arapça sanılarak «derbendât» suretinde galat cem’i de kullanılır). Dar geçit, boğaz: Sınırdaki boğazlar: Derbendât muhafızı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir boğaz ve geçidin muhafızı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (A.B.D)., argo şevkli, istekli, azimli. hell-bent for election hızla ve dikkatsizce, deli gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. zorunlu, yükümlü, ödevli, görev olarak yükletilmiş; i. görevli kimse, memur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: KâL’A-BEND) (i. F., Ar. kal’a, Fars. benden = bağlamak). Bir kaleye hapsedilmiş mahkûm, (bk.) Kal’abend.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalebent olma cezası. bk. Kalebent.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bracket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

angle iron. brace clamp. brace. gusset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gusset. angle iron. cornerpiece. bracket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) alev gibi yalayarak yayılan; hafifçe parlayan (göz, gök). lambently (z.) alev gibi yayılarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armband.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armband. armlet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arm badge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. sürüngen (sap); yüzükoyun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) boylu boyunca uzanmış, arkaya dayanmış. recumbency (i.) uzanış, dayanış. recumbently (z.) uzanarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. başka bir şeyin üzerine dayanan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turpentine. turps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turpentine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek ince ve seyrek bez, tül, gaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheesecloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheesecloth. leno / cheesecloth. muslin. gauze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a fine muslin. cheesecloth. gauze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by