Berd ne demek? | Berd anlamı nedir? | Berd

Berd anlamı nedir?

Berd ne demek?

Berd anlamı nedir?

Berd | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: berd

Türkçe Sözlük

(i. A.). Soğuk, sermâ. Berd-ülaeûz = Kocakarı soğuğu ki, ilkbaharın sayılı günlerinde vuku bulur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [برد] soğuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Kocakarı soğuğu (RÜmî şubatın 26’sından İtibâren 7 gün şiddetle devâm eden bir soğuk).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [برده] köle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continuing. going on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بردوام] sürekli, devam eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. ber = yükseltme edatı, dûş = omuz). Omuzların üzerinde olan. Hâne-berdûş == Evi omuzunda. Varı yoğu omuzundaki seccade veya pöstekiden ibaret, serseri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagabond. tramp. hobo. bum. vagrant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بردالعجوز] kocakarı soğuğu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit hamur tatlısı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i palto, aba; ortaçagda bilhassa Musevilerin giydiği bir çeşit kaba ve bol cüppe

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. haber, Fars. dâşten = tutmak, mâlik olmak). Bir işten haber ve malûmatı olan, Ar. habîr, malûmatlı, vâkıf, Fars. Agâh: Vaktiyle haberdar olamadım; beni işden haberdar ediniz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aware. informed. hip. knowing. on to. cognizant. au fait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aware. informed. knowing. aware of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

informed. having knowledge about. aware. cognizant. in the known. in the know. in the swim. well- informed. wise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [خبردار] haberli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD erkek giyimi satan mağaza; (ing.) tuhafiyeci. haberdashery (i.) şapka dükkânı; (ing.) tuhafiye eşyası veya dükkânı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) eskiden kullanılan baltalı kargı, teber. halberdier' (i.) bu silâhı kullanan kimse, teberdar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). «Evi omuzunda»: Yersiz, yurtsuz, serseri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eğe. (cerrahî). Mlbred-i hasat = Mesane taşlarını ufaltıp düşüren Alet.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نامبردار] ünlü, sanlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cenk, harb, kavga. Muharebeye alışık, çok muharebeler görmüş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نبرد] savaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). ı. Balta ile silâhlı asker ve muhafız, baltalı nefer. 2. Teber denilen ve dervişler tarafından kulla nılan ucu hilâl şeklindeki baltayı taşıyan adam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تبردار] baltacı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by