Best ne demek? | Best anlamı nedir? | Best

Best anlamı nedir?

Best ne demek?

Best anlamı nedir?

Best | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: best

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i. en iyi, en hoş, en uygun, en elverişli; i. en iyisi. best beloved en çok sevilen; çok sevgili. best man sağdıç. the best part yarısından fazla, çoğunluğu. Maybe it's all for the best Belki de böylesi daha hayırlı olur. at best olsa olsa taş çatlasa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hakkından gelmek, yenmek; baskın çıkmak, geçmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. Jeoloji). Oldukça yumuşak ve ateşte niteliği değişmeyen lifli bir madde. Tremolitin bozulmasından meydana gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asbestos.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yalıtıcı özellikleri nedeniyle, özellikle 19. yüzyılda inşaat malzemesi, su boruları ve elektrikli aletlerde yaygın olarak kullanılan, doğal olarak ortaya çıkan lifli silikatlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).amyant,asbest, yanmaz taş dağ keteni, taş keten, yeşil taş pamuğu. asbestos packing asbest salmastrası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde şu mânâlara gelir: 1. Herhangi bir musiki parçası. 2. Güfteli büyük klasik form. 3. Makamların adlarının başına geldiği takdirde, o makamın ırak dörtlüsü ile karar verdiğini gösteren tâbir. Bestenigâr, Beste-lsfahân gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «besten» fiilinden imef.). Bağlanmış, bağlı, Ar. me”rbut: Dil-beste = Gönül bağlamış. Bir şarkı veya manzum tiyatro oyununun makam ve ahengi. Mukabili: Güfte.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. setting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. tune. melody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. tune. melody. music. setting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

best.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسته] kapalı. 2.beste.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş bağlanmış. 2.Müzikte, şarkının makam ve ahengi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Türk musikisinde Devr-i Revân usûlünün bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., s. yardım etmek, işine yaramak; faydalı olmak; s., (eski) konmuş, yerlestirilmiş durumda olan hard, ill veya sore bestead müşkül durumda, sıkışık halde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uy. k.). Beste yapan kimse, bestekâr (kullanılmaması lâzım. Doğrusu: Bestekâr).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composer. melodist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beste yapan müzisyen. Fr. compositeur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسته کار] besteci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Beste yapma san’atı ve ilmi. Fr. composition (musicale).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. F. T.). Beste yapmak, Fr. composer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compose. to compose. to set to music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to compose. make up. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسته نگار] Türk mûsikîsinde bir makam adı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hayvan gibi, hayvana ait; vahşi; kaba. bestially z. hayvanca, hayvana yakışır şekilde; vahşice, kabaca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vahşilik, canavarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ortaçağda yazılan ve hayvanlara ait hikâyeleri içine alan kitap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. harekete geçirmek, yerinden oynatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hediye etmek, vermek, ihsan etmek, yerine koymak;( kız) vermek. bestowal, bestowment i. ihsan, verme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bacaklarını ayırarak binmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. saçmak, kaplamak, dağıtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bacaklarını ayırarak binmek; üzerinden geçmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. bestseller

çoksatar

En çok satılan yayın.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kakma işiyle süslemek, kakmak; pullarla süslemek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Susmuş, kapanmış ağız.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دهان بسته] suskun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Susmuş, nefesi tutulmuş, soluğu kesilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

DER-BESTE (i. F.). 1. Kapalı kapı. 2. Kapanmış, susmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dil = gönül, beste = bağlı). Gönlü birine bağlı olan, Aşık, müptelâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دلبسته] gönlü bağlanmış, aşık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönül bağlamış, aşık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Boynu bağlı, itâatli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde 2 hâneli beste.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Tarih boyu erkek mesleği denilince genel olarak fiziksel gücün gerektirdiği ve öne çıktığı işler anlaşılır. Ancak ruhsal ve duygusal özellikler ile hayal gücünün öne çıktığı bazı işler de yine erkeklerin tekelindedir. Ressamlık, bestecilik, orkestra şefliği gibi.

Şüphesiz tarih boyunca bir çok kadın ressam çok önemli eserler yaratmışlardır. Ne var ki müzeler ve değerli koleksiyonlara bakınca kadın sanatçıların eserlerine pek rastlayamıyoruz. Hadi Rafael, Rambrandt gibi ustaların yaşadıkları çağlarda kadınların sosyal konumları nedeniyle resimle uğraşmaları zordu diyelim, ama Dali ve Picasso gibi yakın tarihlerde yaşamış ressamların zamanında böyle bir zorluk yoktu ki. O halde bunun başka bir sebebi olmalı.

Aynı şekilde niçin dişi bir Mozart veya Beethoven yok? Müziği yorumlayan kadın şarkıcılar, piyanistler, kemancılar veya orkestradaki tüm kadın elemanlar erkeklerden aşağı kalmaz hatta kendi branşlarında dünya çapında başarılı olabilirlerken niçin orkestra şeflerinin hemen hemen hepsi erkek? Acaba hala bir çok orkestrada çoğunluğu oluşturan erkek elemanların, başlarında kendilerine doğru elindeki çubuğu sallayıp duran bir kadının idaresine girmek istememelerinden mi?

Sadece bu kadar da değil. Mimarlık ve mühendislik gibi tasarım ağırlıklı işlerde niçin erkekler önde? Hatta kadınların günlük yaşamlarında en çok zaman ayırdıkları iş yemek pişirmek iken ve erkeklerin yüzde doksanı yumurta kırmayı bile beceremezken niçin dünyanın en büyük yemek ustaları, gurmeleri, aşçıbaşıları hep erkek?

Tüm bu suallere beyin araştırmacıları ve psikologların üzerinde anlaştıkları bir açıklama var. Onlara göre işin sırrı beynin sağ ve sol yarımkürelerinde. Her iki yarım küre farklı fonksiyonlara kumanda ettikleri gibi cinsiyete göre erkekler sağ, kadınlar ise sol yarımkürelerini daha fazla kullanıyorlar.

Aslında yeni doğan çocukta her iki yarımküre de ‘sağ’dır. 2 yaşına varmadan bu yarımkürelerden biri ‘sol’ olur yani konuşma merkezi ortaya çıkar. Erkek çocuklarda 6, kız çocuklarda 13 yaşında beynin asimetresi tamamlanır. İnsanlar yaşlandıkça iki yarımküre arasındaki bu görev farkı yine azalmaya başlar. Şüphesiz sağ ve sol beyin fonksiyonları insandan insana da farklılıklar gösterir.

Kadınların daha çok kullandıkları beynin sol yarımküresinde konuşma ve iletişim merkezleri bulunmaktadır. Bu nedenle her yaş grubunda yapılan deneyler sonucunda kız çocukların konuşmayı daha önce becerdikleri, çevreye daha iyi uyum sağladıkları, okullarda, iletişim, sosyal ve politik alanlarda daha başarılı oldukları saptanmıştır.

Erkeklerin daha çok kullandıkları beynin sağ yansı ise, analiz, sentez, bir olaya tümüyle bakış gibi görevleri yüklenmiştir. Yani ayrıntıları göz önüne almadan özetlersek, ilk bakışta birbirlerinin aynıymış gibi görünseler de, sol yarımkürede sezgi gücü, sağda ise analiz gücü egemendir. Sol beyin olayları tümdengelim, sağ beyin ise tümevarım ile inceler.

İşte bu nedenle sağ beyin fonksiyonlarının gerektiği işlerde erkekler daha başarılı olmaktadırlar. Şüphesiz bu bir genellemedir. Kadınlar arasında orkestra yöneten, opera besteleyen sanatçılar, hatta Marie Curie gibi iki kez Nobel ödülü kazanarak bilim tarihine geçmiş olanlar da vardır. Ancak yine de tüm bu branşlar hala erkeklerin egemenliği altındadır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ayağı bağlı, hareketsiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پابسته] ayağı bağlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صف بسته] sıralanmış, sıra olmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) - Saf bağlanmış, sıra sıra dizilmiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başı bağlı veya örtülü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Kayıtsız, hür. Ar. muhtar. 2. mec. Mahcup olmayan, utanmayarak hareket eden, sıkılmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cavalier. disengaged. easy. exempt. fetterless. footloose. free. freehearted. freewheeling. go-as-you-please. independent. latitudinarian. leisure. liberal. at liberty. loose. open. permissive. quit. unattached. unbound. unchecked. unconfined. uncons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footloose. free. leisured. liberated. loose. rakish. spare. unattached. welcome. unreserved. frank. unconstrained.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free. unrestricted. open. unobstructed. at ease. who behaves in too free-and-easy way around men. at large. broad / adj ,. disengaged. floating. footloose. go as you please. independent. at leisure. leisured. liberal. quit. spare. unchecked. uncon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سربست] özgür. 2.kayıtsız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emancipate. free. liberate. loose. release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deallocate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free trade zone. free zone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-employment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all-in wrestling. catch-as-catch-can wrestling. all in wrestling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self employment-. professional service. professional occupation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vers libre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free kick. free-kick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freely. loose. with ease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Serbestlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freedom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سربستی] serbestlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to breathe easily. to feel relieved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hür ve serbest olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exemption. independence. latitude. looseness. permissiveness. unconstraint. unrestraint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

latitude. loose. freedom. independence. frankness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slack. lack of restriction. easy manner. ease. ease of manners. facility. freedom. independence. latitude. leisure. unrestraint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kırık dökük, şöyle böyle

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکسته بسته] kırık dökük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ümit bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir şeyin arkasına veya birinin rızasına bağlı: Sizin tasvibinize vâbestedir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [وابسته] bağlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [وابستگان] bağlılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [یخ بسته] buzlanmış, donmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by