Beste Devr-i Revanı ne demek? | Beste Devr-i Revanı anlamı nedir? | Beste Devr-i Revanı

Beste Devr-i Revanı anlamı nedir?

Beste Devr-i Revanı ne demek?

Beste Devr-i Revanı anlamı nedir?

Beste Devr-i Revanı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: beste devr revani

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Türk musikisinde Devr-i Revân usûlünün bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [آفت دوران] güzel, dilber.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F. A.). Türk musikisinde Bektaşî nefeslerinde görülen az kullanılan bir usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde şu mânâlara gelir: 1. Herhangi bir musiki parçası. 2. Güfteli büyük klasik form. 3. Makamların adlarının başına geldiği takdirde, o makamın ırak dörtlüsü ile karar verdiğini gösteren tâbir. Bestenigâr, Beste-lsfahân gibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «besten» fiilinden imef.). Bağlanmış, bağlı, Ar. me”rbut: Dil-beste = Gönül bağlamış. Bir şarkı veya manzum tiyatro oyununun makam ve ahengi. Mukabili: Güfte.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. setting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. tune. melody.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. tune. melody. music. setting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

best.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسته] kapalı. 2.beste.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş bağlanmış. 2.Müzikte, şarkının makam ve ahengi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Türk musikisinde Devr-i Revân usûlünün bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., s. yardım etmek, işine yaramak; faydalı olmak; s., (eski) konmuş, yerlestirilmiş durumda olan hard, ill veya sore bestead müşkül durumda, sıkışık halde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uy. k.). Beste yapan kimse, bestekâr (kullanılmaması lâzım. Doğrusu: Bestekâr).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composer. melodist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Beste yapan müzisyen. Fr. compositeur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسته کار] besteci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Beste yapma san’atı ve ilmi. Fr. composition (musicale).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. F. T.). Beste yapmak, Fr. composer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compose. to compose. to set to music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to compose. make up. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بسته نگار] Türk mûsikîsinde bir makam adı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Susmuş, kapanmış ağız.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دهان بسته] suskun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Susmuş, nefesi tutulmuş, soluğu kesilmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Devir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دور] devir. 2.dönme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işi tamamiyle başkasına devrederek o işten çekilme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Türk musikisinde 7 zamanlı bir küçük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Türk musikisinde 28 zamanlı bir büyük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Türk musikisinde 14 zamanlı bir küçük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T. A.). Türk musikisinde 7 zamanlı bir küçük usul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

takeover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

takeover. acquisition. change over. take over takeover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take over. absorb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take sth over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take over sth from sb. take over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دوران] felek, zamane.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Dünya, felek. 2.Zaman. 3.Talih, yazgı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Dönem. 2. Elektrik devresi: Üzerinden elektrik akımı geçmekte olan bir iletken yolun tamamı. Kısa devre = Direnci az olan bir iletkenden büyük miktarda elektrik akıım geçmesine yol açan devre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half. session. period. term. cycle. bout. circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bout. circuit. period. revolution. season. semester. spell. term. half time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cycle. period. time. round. term. epoch. session. circuit. traverse. semester. course. age. bout. half time. stage. swing. time span.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دوره] dönem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Circuit Breakers)

Menkul kıymet borsalarında piyasanın belirlenen bir süre içerisinde, belirlenen bir seviyede düşüş göstermesi durumunda, hisse senedi ve vadeli endeks piyasalarında, alış ve satış emirlerindeki dengesizlik nedeniyle oluşabilecek aşırı düşüşlerin önlenebilmesi amacıyla, işlemlerin geçici olarak durdurulması uygulamasıdır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negotiable character.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağzı yayvan kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by transfer of title. as a sublet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cession. transfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Devir işini yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assign. deliver. alienate. transfer. cede. hand over. pass on. pass. revolve. circulate. turn over. circuit. convey. devolve. dispose of. hand down. hand on. slew. slue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assign. depute. revolve. roll. sublet. transfer. to turn over. to transfer. to assign. to convey. to alienate. to make sth over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alienate. attorn. to turnover. to transfer. to assign. to make over (sth to sb. to convey. abalienate. cede. circle. circuit. devolve. endorse over. give. hand over. pass. revolve. set over. sublet. throw over. turn. turn over. two- bits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. devriyye). Dönüp dolaşma ile, devirle alâkalı. Hareket-i devriyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

periodic. cyclic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

circulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çevrilip katlanmış yatırılmış, yatık: Devrik dudak, yaka, kol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turned-down. turned back on itself. turndown. inverse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folded. turndown. inverted. overthrown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folded. inverted. overthrown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being overturned. overturn. turn over. upset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overthrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yıkılmak, düşürülmek, baş aşağı çevrilmek, yuvarlanmak: Tencere devrildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overturn. turn over. fall. fall from. fall over. overset. tilt over. tip. tip over. topple. topple down. topple over. tumble. tumble down. turn turtle. upset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overset. overturn. tip. upset. to overturn. to upset. to capsize. to be overthrown. to fall over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fall over. to be turned upside down. to be capsized. to be overthrown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çevrilme, katlanma, bükülme, inhina. 2. inkılâp. 3. İhtilâl, sosyalist ihtilâl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionary. revolution. reform. reformation. upheaval.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolution. reform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolution. reform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Hareket halinde bir şeyin bir eğri çizerek dönmesi, devretmesi. 2.Köklü değişiklik, inkılap. 3.Eski olduğu fark edileni yıkıp yerine yeni olduğu farz edileni koymak. 4.İhtilal.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İnkılâpçı. 2. İhtilâlci, sosyalist ihtilâlci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionary. reformer. reformist. revolutionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionary. revolutionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionary. revolutionist. reformist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ertesi (halk ağzında).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yıktırmak, yuvarlatmak, baş aşağı çevirtmek: Şu testiyi çocuklara devritmemeye bakın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patrol. rounds. roundsman. round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patrol. anniversary. post. visiting patrol. watch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Osmanlı devrinde ilmiye sınıfına mahsus bir pâye: Devriyye mollaları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dil = gönül, beste = bağlı). Gönlü birine bağlı olan, Aşık, müptelâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دلبسته] gönlü bağlanmış, aşık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönül bağlamış, aşık.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Boynu bağlı, itâatli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

closed circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

counter revolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

short circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

short.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

short circuit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde 2 hâneli beste.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Tarih boyu erkek mesleği denilince genel olarak fiziksel gücün gerektirdiği ve öne çıktığı işler anlaşılır. Ancak ruhsal ve duygusal özellikler ile hayal gücünün öne çıktığı bazı işler de yine erkeklerin tekelindedir. Ressamlık, bestecilik, orkestra şefliği gibi.

Şüphesiz tarih boyunca bir çok kadın ressam çok önemli eserler yaratmışlardır. Ne var ki müzeler ve değerli koleksiyonlara bakınca kadın sanatçıların eserlerine pek rastlayamıyoruz. Hadi Rafael, Rambrandt gibi ustaların yaşadıkları çağlarda kadınların sosyal konumları nedeniyle resimle uğraşmaları zordu diyelim, ama Dali ve Picasso gibi yakın tarihlerde yaşamış ressamların zamanında böyle bir zorluk yoktu ki. O halde bunun başka bir sebebi olmalı.

Aynı şekilde niçin dişi bir Mozart veya Beethoven yok? Müziği yorumlayan kadın şarkıcılar, piyanistler, kemancılar veya orkestradaki tüm kadın elemanlar erkeklerden aşağı kalmaz hatta kendi branşlarında dünya çapında başarılı olabilirlerken niçin orkestra şeflerinin hemen hemen hepsi erkek? Acaba hala bir çok orkestrada çoğunluğu oluşturan erkek elemanların, başlarında kendilerine doğru elindeki çubuğu sallayıp duran bir kadının idaresine girmek istememelerinden mi?

Sadece bu kadar da değil. Mimarlık ve mühendislik gibi tasarım ağırlıklı işlerde niçin erkekler önde? Hatta kadınların günlük yaşamlarında en çok zaman ayırdıkları iş yemek pişirmek iken ve erkeklerin yüzde doksanı yumurta kırmayı bile beceremezken niçin dünyanın en büyük yemek ustaları, gurmeleri, aşçıbaşıları hep erkek?

Tüm bu suallere beyin araştırmacıları ve psikologların üzerinde anlaştıkları bir açıklama var. Onlara göre işin sırrı beynin sağ ve sol yarımkürelerinde. Her iki yarım küre farklı fonksiyonlara kumanda ettikleri gibi cinsiyete göre erkekler sağ, kadınlar ise sol yarımkürelerini daha fazla kullanıyorlar.

Aslında yeni doğan çocukta her iki yarımküre de ‘sağ’dır. 2 yaşına varmadan bu yarımkürelerden biri ‘sol’ olur yani konuşma merkezi ortaya çıkar. Erkek çocuklarda 6, kız çocuklarda 13 yaşında beynin asimetresi tamamlanır. İnsanlar yaşlandıkça iki yarımküre arasındaki bu görev farkı yine azalmaya başlar. Şüphesiz sağ ve sol beyin fonksiyonları insandan insana da farklılıklar gösterir.

Kadınların daha çok kullandıkları beynin sol yarımküresinde konuşma ve iletişim merkezleri bulunmaktadır. Bu nedenle her yaş grubunda yapılan deneyler sonucunda kız çocukların konuşmayı daha önce becerdikleri, çevreye daha iyi uyum sağladıkları, okullarda, iletişim, sosyal ve politik alanlarda daha başarılı oldukları saptanmıştır.

Erkeklerin daha çok kullandıkları beynin sağ yansı ise, analiz, sentez, bir olaya tümüyle bakış gibi görevleri yüklenmiştir. Yani ayrıntıları göz önüne almadan özetlersek, ilk bakışta birbirlerinin aynıymış gibi görünseler de, sol yarımkürede sezgi gücü, sağda ise analiz gücü egemendir. Sol beyin olayları tümdengelim, sağ beyin ise tümevarım ile inceler.

İşte bu nedenle sağ beyin fonksiyonlarının gerektiği işlerde erkekler daha başarılı olmaktadırlar. Şüphesiz bu bir genellemedir. Kadınlar arasında orkestra yöneten, opera besteleyen sanatçılar, hatta Marie Curie gibi iki kez Nobel ödülü kazanarak bilim tarihine geçmiş olanlar da vardır. Ancak yine de tüm bu branşlar hala erkeklerin egemenliği altındadır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ayağı bağlı, hareketsiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پابسته] ayağı bağlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: Fars. «revganî», yani sadeyağla yapılan). Tepside pişen irmik yahut undan bir tatlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صف بسته] sıralanmış, sıra olmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) - Saf bağlanmış, sıra sıra dizilmiş.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Başı bağlı veya örtülü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kırık dökük, şöyle böyle

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکسته بسته] kırık dökük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stone age.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stone age.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ümit bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir şeyin arkasına veya birinin rızasına bağlı: Sizin tasvibinize vâbestedir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [وابسته] bağlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [وابستگان] bağlılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [یخ بسته] buzlanmış, donmuş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by