Beze ne demek? | Beze anlamı nedir? | Beze

Beze anlamı nedir?

Beze ne demek?

Beze anlamı nedir?

Beze | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: beze

Türkçe Sözlük

(i.). Bez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gland. meringue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

macaroon. meringue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meringue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بزه] günah. 2.suç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «bezemek» den). Süs, Ar. ziynet, Fars, Arâyîş, zîb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ornament. decoration. ornamentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ornament. schmuck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بزه کار] günahkar. 2.suçlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gelinleri süsleyip giydiren kadın.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şevli uç veya kenar; façeta, yüzük kaşı; pırlanta şeklinde kesilmiş taşın eğik yüzü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

green pea. sweet pea. pea. pease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pea. pod. peas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(pisum): Baklagillerden tırmanıcı bir bitki ve onun tohumudur. Kullanıldığı yerler: Kabızlığı giderir. Kan yapar. Kan kanserine karşı korur.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Tanesi ve taze iken kabuğu dahi yenen nohuda benzer maruf sebze.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Donatmak, süslendirmek, tezyin etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to decorate. to adorn. to embellish. to deck. bedeck. ornament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Süs, Ar. ziynet, Fars. zib. 2. Külfet, gayr-ı tabiî hal, özen bezen: Özenerek külfetle edilen sahte ziynet.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Süs, benek, zinet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Süslenmek, Osm. tezeyyün etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Değerli eşyanın satıldığı kapalı çarşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bu kelime Arapça’da hilekârlık, kurnazlık gibi aşağılayıcı bir mânâ ile kullanıldığı halde, dilimizde beceriklilik ve konuşma kabiliyeti gibi övücü bir suretle geçiyor: O adamın çok ilmi yoksa da cerbezesi kuvvetiyle her işte muvaffak olur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جربزه] beceriklilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Natıkalı, konuşkan, konuşması tesir eden, becerikli: Cerbezeli adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go ahead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A. «kabz»dan ia.) (c. makabiz). 1. Tutamak, kabza. 2. (cerrahî). Tutup sıkmaya mahsus Alet. Mikbazetü’l-hasat = Mesanedeki taşlan tutmaya mahsus cerrah Aleti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şâ’bede» şekli galattır). El çabukluğu ile yapılan hüner, hokkabazlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ A. Şâbeze = Hokkabazlık, F. Bâhten = Oynamak). El çabukluğu ile hünerler gösteren, hokkabaz.

Türkçe Sözlük by