Bezm Alem | Bezm Alem ne demek? | Bezm Alem anlamı nedir?

Bezm Alem | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bezm alem

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. Alâm). 1. Alâmet, nişan, işaret. 2. Bayrak, sancak. 3. Has isim. Coğrafya ve tarihe müteallik bir şey veya şahsa, meselâ bil memlekete, dağa, nehre, adama mahsus olan isim: iskender, Ömer, İstanbul, Meriç gibi. Kaamûs ülAlâm = Has isimlere mahsus ansiklopedi. 4. Minare tepesi, mahçe: Bu geceki fırtınadan minarenin alemi düşmüş. 5. Sarığın altın oluklu teli.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c Alemîn, avâlim). 1. Kâinat, mahlûklar, bütün gök cisimleri, cihan: Cenab-ı Hak Alemi yaratmıştır; bütün Alemin yaradanı ve sahibidir. 2. Bir güneş ile ona tâbî olan yani onun etrafında dönen gezegenlerin teşkil ettikleri daire: Alem-i şems = Güneş sistemi, Rabb-ülAlemîn = Alemlerin, kâinatın Tanrısı (Allah). 3. Dünya, arz: Devr-i Alem, Alemin her tarafı dolaşıldı. 4. insanlar, halk: Alem bilir, Alem işitti. 5. Cemiyet, cemaat, ayrıca bir hal ve sûret gösteren topluluk ve keyfiyet: Bir eğlence Alemi yaptık, çocukluk Alemi, mektep Alemi başka bir haldir; Alem-i mânâ = Rüya hali; Alem-i Ab = içki meclisi, kendi Aleminde = Kendi halinde; Alem-i ervah = Ruhlar Alemi, Alem-i melekût = Melekler Alemi, Alem-i lâhut = Öteki dünya, Fahr-i Alem = Peygamberimiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük

universe. world. kingdom. class of beings. state. condition. party. booze. booze-up. entertainment. spree. junket. razzle-dazzle. whoopee. bat. bender. binge. blast. blind. blow-out. burst-up. bust. buster. carousal. creation. jollification. nature.

Türkçe - İngilizce Sözlük

binge. blowout. jamboree. kingdom. merrymaking. orgy. revelry. spree. flag. the crescent and the star on top of a minaret.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The imperial standard of the Turkish Empire.

Türkçe - İngilizce Sözlük

world. universe. state. condition. field. people. the public. banner. kingdom. macrocosm. rave. rave up.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Combination of individual and whole class approach which helps to integrate students with special needs into the classroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük

World So Addis Alem is 'New World' and Madane Alem is 'Savior of the World '.

Türkçe - İngilizce Sözlük

The crescent made out of bronze or copper which is placed on the domes and at the peak of the mosques and minarettes.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عالم] dünya; evren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [علم] sancak. 2.alem. 3.nişan, alamet.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çaIışkan, yorulmaz, yılmaz, bezmez, usanmaz; devamlı, surekli; dikkatli assidu'ity, assid'uousness (i). çalışkanlık, gayret; devam , süreklilik assiduously (z). kendini vererek, gayretle; sürekli olarak.

Türkçe Sözlük

(i. «bezmek» den). Bezmiş, bıkmış, usanmış, bezginlik getirmiş, meyus.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sohbet ve muhabbet meclisi, içki meclisi: Bezm-i ülfet, bezm-i işret, bezm-i vefâ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بزم] eğlence meclisi. 2.içki meclisi.

Türkçe Sözlük

ve BEZM-GEH (i. F.) (bezm = meclis, gâh =: yer). Sohbet ve içki için toplanılan yer.

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Dünya meclisi, sohbet toplantısı. Bezm-i Alem Sultan. Sultan Abdülmecid’in annesi.

Türkçe Sözlük

(i.). Usanç, bezme, bıkma, nefret, üşenme: Adama bıkıntı gelir.

Türkçe Sözlük

(f.). Usanmak, usanç getirmek, bezmek, nefret etmek, müteneffir olmak, üşenmek: İşten bıktım; bu yaşayışla insan ömründen, canından bıkar.

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sona ermek, tamam olmak, Osm. pâyâna varmak, hitâm bulmak: Yapmaya başladıkları cami bitti, yazdığınız mektup bitti mi? 2. Tükenmek, kalmamak: Mürekkebim bitti, kandilin yağı bitti. 3. Mahv ve harap ve perişan olmak, fenâ bulmak, bozulmak: Muharebede düşman tümeni bitti. 4. Kalakalmak. 5. Yorulup kalmak, bıkmak, bezmek: Sabahtan beri uğraşa uğraşa bittim. 6. İstihza ile hayret etmek, şaşmak: Söylediği şiire bittim. 7. Nihayet derecede sevmek: Şu güzel ata bittim.

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bıkmış, usanmış, bezmiş.

Türkçe Sözlük

(f. Arapça fariğ’den gelme olması mümkündür). 1. Fariğ olmak, vazgeçmek: Gönül farımaz. 2. Yılgınlık getirmek, bıkmak, usanmak, bezmek.

Türkçe Sözlük

(e. F.). Farsça veya Arapça isimlerin başına gelip Türkçe «daş» edatı gibi ortaklık ve birlik gösteren sıfatlar teşkil eder: Hem-bezm = Bir mecliste oturan Hem-rey = Bir fikir ve reyde bulunan. Hem-pâ = Ayakdaş. Hem-râh Yoldaş. Hem-fikir = Aynı düşünüşte, aynı fikirde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yılmaz; boyun eğmez, bezmez, inatçı.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kerrûbiyûn) (F. c. kerrûbiyân). Büyük melek, melek-i mukarreb, dört büyük melekten her biri: Bezm-i kerrûbiyân.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) canından bezmiş gibi, cansız; alakasız, uyuşuk, tembel.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (Fars. «terâz» dan). 1. İpek ve sırma ile işleme, nakış, elbiseye nakışla yapılan süs. 2. Süs, ziynet. Ar. revnak. 3. Üslûb, tarz. 4. Herkesin dikkatini çekecek bir fikir taşıyan kısa cümle, döviz, Fr. devise. 5. (sıfat terkiplerinde bulunur). 1. Donatan, süs veren, süsleyen: Bezm-tırâz = Meclis süsleyen. 2. Düzelten, nizama koyan, yapıp yakıştıran: Şair-i bedîa-tırâz, ressam-ı bedâyî-tırâz.

Türkçe Sözlük

(i.). Bıkma, bezme, bezginlik.

Türkçe Sözlük

(f.). Bıkmak, bezmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., f. yorgun, usanmış, bıkkın, bezgin; yorucu, yoran, usandırıcı, sıkıcı; yorgunluk belirten; f. yormak, yorulmak; usanmak, usandırmak; bezmek, bezdirmek. wearily z. canından bezmiş bir halde; yorgunlukla. weariness i. bezginlik, yorgunluk, usanç.