Bica ne demek? | Bica anlamı nedir? | Bica

Bica anlamı nedir?

Bica ne demek?

Bica anlamı nedir?

Bica | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bica

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بيجا] yersiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir hisar veya şatonun damında bulunan müdafaa kulesi; gözleme kulesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «bıçmak, biçmek» ten). Kesecek Alet ki, hançerin küçüğü ve çakının büyüğüdür. Çeşitleri vardır: Aşçı bıçağı, bahçıvan bıçağı, cerrah bıçağı, kasap bıçağı. Bıçak bıçağa = Bıçakları çıkararak birbirine hücum etme: Bıçak bıçağa geldiler. Ağzını bıçak açmaz = Pek meyus ve mükedder. Burun bıçağı = Oymacı Aleti. Yan bıçağı = Kınında olduğu halde, silâh makamında bele asılan bıçak, cenbiye.. (İki tarafı keser cinse kama derler). Bıçak yarası = Sahtiyanda ve ayakkabıda çatlak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knife. chive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canteen. guillotine. knife.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knife. couvert. cutlery. dagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knife edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knife edge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

back of a knife.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bıçak yapan ve satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cutler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cutlery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bıçakla yaralamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knife. stab. to stab. to knife.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stab. knife. pierce. pink. stick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stabbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki meclisi içine alan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بی جان] cansız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) 1.Cansız, ruhsuz. 2.Canını esirgemeyen, şehit.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. bicarbonate of soda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. bikarbonat bicarbonate of soda bikarbonat de süd, soda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Bİ-ÇARE) (i. F.). Çaresiz, çaresi kalmamış, zavallı. Fars. derdmend, miskin: Ne yapsın biçare. Biçare bir adamdır. Biçare kaldım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wretch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poor. wretched. helpless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poor. wretched. unfortunate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بيچاره] çaresiz. 2.zavallı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بيچارگان] çaresizler. 2.zavallılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wretchedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). küp şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hecelemek, hecelere ayırmak. syllabica'tion, syllabifica'tion i . hece meydana getirme; hecelere ayırma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

razor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

razor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by