Bilim Dalı ne demek? | Bilim Dalı anlamı nedir? | Bilim Dalı

Bilim Dalı anlamı nedir?

Bilim Dalı ne demek?

Bilim Dalı anlamı nedir?

Bilim Dalı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bilim dali

Türkçe - İngilizce Sözlük

art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ada ahalisinden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. adaliye, anatomi). Sinirli etlere, balıketine mensup ve müteallik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

islander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

islander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ağdalanmış. 2. İfadesi ağır, anlaşılması güç yazı : O muharririn yazıları çok ağdalıdır. Yabancı olduğundan anlaşılması güç (deyiş).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

semi-solid. consistent. coagulated. florid. of rich elaborated style. bombastic. highflown. flowery. redundant. syrupy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ethics. moral science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). badem gibi, bademe ait yahut bademden yapılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Arsal).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ichthyology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.). (bk.) İlim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science. knowledge. learning. scholarship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science. learning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science. lore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

art.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science fiction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific. scholarly. erudite. academic. academical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scientific thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plant scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

botany.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entomology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothes pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothes peg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Zürafa takımyıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

life-boat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Mevzu olarak çocuğu alıp her bakımdan inceleyerek özelliklerini belirten ilim, çocuk ilmi, pedagoji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arka, geri. (bk.) Dal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plunger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dive. diving. plunge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dive. plunge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dive. plunge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Dahlia denilen çiçeğin bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. d ve daha doğrusu Yunan harflerinden delta şeklinde olan Fr. delto’ide. 2. Nil nehriyle başka büyük nehirlerin denize döküldükleri yerde denizin içine uzattıkları üçgen şeklinde arazi. Fr. delta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clutch pedal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oceanography.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seismologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seismology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linguistic scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

DİL BİLİM (i.) (uyd. k.). insanın konuşma kabiliyetini veya yeryüzündeki dilleri ses, şekil, mânâ ve sözdizimi bakımından inceleyen bilim, lengüistik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

natural sciences. general science. physical sciences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orientalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Dokuları inceleyen bilim, histoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kendisine has edası olan. 2. Tavırları güzel olan, nazlı: Edalı bir kız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charming. coquettish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Daha faziletli olma. Ar. rüchân: Sünnîler, Hazret-i Ebûbekir’in halifeler arasında efdaliyyetine karar vermişlerdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedagogics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cosmology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(FAİDELİ) (i.). Menfaat veren, faydası dokunan, yararlı, müfîd, asıllı, kârlı, kazançlı: Faydalı iş, faydalı kitap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

useful. profitable. helpful. of use. advantageous. beneficial. benignant. favorable. favourable. rewarding. salutary. serviceable. utilitarian. utility. valuable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

positive. useful. beneficial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

useful. worthwhile. advantageous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bataklik. çayir. düzlük.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. féodalité

tar. derebeylik

Orta Çağda özellikle Batı Avrupa’da toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri tek bir kimsenin malı sayan siyasal düzen.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feudality. feudalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feudalism derebeylik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feudalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feudalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çalı çırpı ile kaplı yer, çalı ormanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brake. brush. health. scrub. shrubbery. thicket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accelerator pedal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gas pedal. accelerator pad / pedal. foot accelerator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

science of future. futurology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Besleyen, besleyici: Gıdalı yemektir. Hurma gıdalı bir meyvedir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (gen.) , (çoğ.) elbise, kıyafet, kılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hardaliyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (konuşma dilinde: hardaliye). Hardal ile terbiye edilmiş şıra ki, hardal kuvvetiyle, ekşitilmeksizin de dayanabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animal scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Felemenk ahalisinden olan, Felemenkli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dutch. dutch. hollander. dutchman. netherlander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dutchman. dutch. dutchwoman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çapkınlık, sefâhet, zevk, safa ve sefahet yolunda müsriflik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

profligacy. extravagance. womanizing. squandermia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to spend money profligately. to chase women. to womanize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

junk yard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

junkyard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

junkyard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). bk. Antropoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Irish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Irisman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Irishwoman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(izlandayosunu): Dağlarda ve ormanlardaki kayalar üzerinde bulunur. Zeytinyeşili renginde, dantel gibi tırtıllı parçalar halindedir. Yaz aylarında toplanıp kurutulur. Müsilajlı ilaç yapmakta kullanılır. İçeriğinde “Lichenin”, “Dekstrolikenin” ve “Cetrarin” vardır. Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır, öksürüğü keser. Bağırsak bozukluğunu giderir, ishali keser. Nefesdarlığını giderir. Bronşitin sebep olduğu şikayetleri giderir. Veremde faydalıdır. Şeker hastalarına ekmek yapmakta da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

genetics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canadian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Canadian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fasteners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

door latch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrabilious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melancholic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kethudâ sıfet ve görevi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metallurgy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metallurgy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Portekizce’den). Turunçgillerden Çin menşeli, kabuğu kolay soyulan bir meyve, mandarin (Lat. citrus nobilis).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mandarin. tangerine. mandarin orange. tangerine orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tangerine. mandarin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tangerine. satsuma. mandarin orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(mandarin): Turunçgiller familyasından; 5-6 m yüksekliğinde mandalina ağacının meyvesidir. Tatlı, kokulu, lezzetli, vitamince zengin bir meyvedir. Kabuğundan esans çıkarılır. Kullanıldığı yerler: Kanı temizler. Sinirleri yatıştırır. Damar sertliği, felç ve gripte faydalıdır.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. madalya yapan kimse; madalya kazanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şekil, usul, tarz; man. bir önermenin gerekliliğini, imkân veya imkansızlığını ifade eden hal; tıb tedavi usulü veya cihazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nikâhsız cariye. oda musikisi (i.). Orkestra ile çalınmayan, az çalgı ile icrâ edilen musiki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concubine. odalisque. female share.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) odalık, cariye, halayık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Onda bir olarak verilen veya alınan ücret veya vergi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal. decimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal. a tenth part. tithe. ten percent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal. a tenth part. ten percent. decimal. tithe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal fraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal fraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal fraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal fraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal digit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal digit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal system. algorism. metric system. numeration decimal. decimal scales.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decimal system. algorism. metric system. numeration decimal. decimal scales.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Onda bir hisse alan ve toplayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propped. supported. stayed. buttress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Ruhiyat, psikoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Avrupa hükümdarlarının (esasen sandal ağacından yapılma) tahtı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acoustics. phonetics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) uzun kelimeler kullanmaya meraklı (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Aşık, aşk ve alâkaya düşmüş. 2. Pek ziyade düşkün, meftun: O ata sevdalı oldum.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lovesick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amorous. lovesick. madly in love. in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who is passionately in love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Şeydâyî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

political science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arkadaşlık; cemiyet; Kat. hayır cemiyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social science.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social sciences.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lexicology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lifeboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paleontology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Sosyoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turfanda yetiştirilen tarla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remote controlled. remote guided. wireless- controlled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Güzel şeyleri, bilhassa san’at eserlerini mahvetmek isteğini doğuran ruh hâli, barbarlık .

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vida ile tutturulmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

screwed. provided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k ). Yer küresinin yapısı ile tarihini inceleyen ilim, jeoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., zerd = sarı, Alû = erik. Türkçe’si; zerdeli). Şeklen eriğe ve lezzetçe kayısıya benzeyen meyve ki, mayısta yetişir. Zerdali ağacı = Bu meyveyi veren ağaç (talaffuzu: zerdali).

Türkçe Sözlük by