Bira Mayası ne demek? | Bira Mayası anlamı nedir? | Bira Mayası

Bira Mayası anlamı nedir?

Bira Mayası ne demek?

Bira Mayası anlamı nedir?

Bira Mayası | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bira mayasi

Türkçe - İngilizce Sözlük

brewers yeast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yeast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. Al). Arpa ile şerbetçiotunun mayalandırılmasıyle yapılan az alkollü bir içki. Bira ekmeği = Bira mayasiyle yapılan küçük ve has ekmek. Bira mayası = Mayalanma halinde bulunan biranın yüzünden topladıkları bir cins mantar (saccharomyces).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beer. ale. hop. suds.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beer. ale. bitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beer. wallop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beer glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brewery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brewery. breweries. brewing industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bira, insanlığın en eski ve en güzel içeceklerinden biridir. Ama bu güzel içkinin küçük bir kusuru vardır. İki bardağı bitirene kadar en az iki kere de tuvalete gitmek zorunda kalınır. Neredeyse içilen bira kadarı tuvalete bırakılıp, gidilir.

Aslında bu olayın biranın sıvı kısmı ile pek alakası yoktur. Bira içince tuvalete gitme ihtiyacını hissettiren ‘antidiuretic’ denilen bir hormondur. Biz buna kısaca ‘ADH’ diyeceğiz. Vücudumuzda üretilen bu hormon idrar miktarını ayarlar ve doğrudan olmasa da kanımızdaki su miktarını etkiler.

Susuz kaldığımız zaman ‘ADH’ böbreklerimize sinyal gönderip idrar üretimini durdurtur. Böylece su harcaması kesilerek kanımızdaki su miktarı korunur ve plazmadaki tuz miktarının yükselmesine mani olunur. Yani ‘ADH’ vücudumuzdaki su ve tuz miktarını dengeleyen, koruyucu bir işlev görür.

Halk arasında idrar söktürücü adı da verilen bazı maddeler ‘ADH’nin salgılanmasına mani olur. Bu durumda böbrekler idrar üretip üretmeyeceklerine karar veremezler ve sonunda üretmeye devam ederler. Mevcut dengenin bozulduğunu bilmeden suyu dışarı atarlar, insanı tuvalete gitmeye mecbur bırakırlar ve vücudun kurumasına sebep olurlar.

Vücudumuzdaki bu hormonu en çok etkileyen maddelerden biri de alkoldür. Birayı bolca içince, içindeki alkol nedeni ile ‘ADH’den sinyal de gelmeyince böbrekler fazla mesai yaparak vücuttaki suyu idrar haline getirirler. Tabii biranın sıvı kısmının da buna katkısı vardır, ama aynı sürede, aynı miktarda su içildiğinde bu kadar tuvalet ihtiyacı duyulmaz.

Aslında aynı durum tüm alkollü içeceklerde de geçerlidir. İçilme zamanı ve miktarı biraya eşdeğer olduğunda aynı etki onlarda da görülür. Bu hormonu etkileyen bir diğer önemli madde de kafeindir. Kahve ile birlikte yeterli kafein alındığında ‘ADH’ salgılanması durur ve böbrekler idrar üretmeye devam eder.

Görüldüğü gibi içki içmenin sonuçlarından birisi de vücudun kurumasıdır. Buna karşı vücutta susama ile birlikte acıkma duyusu da uyarılır. Kaybedilen suya karşı gece yarısı yemek yeme ihtiyacı duyulur. Durum buna uygun değilse sabah kalkıldığında bir sürahi su içilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bira, insanlığın en eski ve en güzel içeceklerinden biridir. Ama bu güzel içkinin küçük bir kusuru vardır. İki bardağı bitirene kadar en az iki kere tuvalete gitmek zorunda kalınır. Neredeyse içilen bira kadarı tuvalete bırakılıp, gidilir.

Aslında bu olayın biranın sıvı kısmı ile pek alakası yoktur. Bira içince tuvalete gitme ihtiyacını hissettiren “antidiuretic” denilen bir hormondur. Biz buna kısaca “ADH” diyeceğiz. Vücudumuzda üretilen bu hormon idrar miktarını ayarlar ve doğrudan olmasada da kanımızdaki su miktarını etkiler.

Susuz kaldığımız zaman “ADH” böbreklerimize sinyal gönderip idrar üretimini durdurtur. Böylece su harcaması kesilerek kanıızdaki su miktarı korunur ve plazmadaki tuz miktarının yükselmesine mani olunur. Yani “ADH” vücudumuzdaki su ve tuz miktarını dengeleyen, koruyucu bir işlev görür.

Halk arasında idrar söktürücü adı da verilen bazı maddeler “ADH”nin salgılanmasına mani olur. Bu durumda böbrekler idrar üretip üretmeyeceklerine karar veremezler ve sonunda üretmeye devam ederler. Mevcut dengenin bozulduğunu bilmeden suyu dışarı atarlar, insanı tuvalete gitmeye mecbur bırakırlar ve vücudun kurumasına sebep olurlar.

Vücudumuzdaki bu hormonu en çok etkileyen maddelerden biri de alkoldür. Birayı bolca içince, içindeki alkol nedeni ile “ADH”den sinyal de gelmeyince böbrekler fazla mesai yaparak vücuttaki suyu idrar haline getirirler. Tabii biranın sıvı kısmının da buna katkısı vardır, ama aynı sürede, aynı miktarda su içildiğinde bu kadar tuvalet ihtiyacı duyulmaz.

Aslında aynı durum tüm alkollü içeceklerde de geçerlidir. İçilme zamanı ve miktarı biraya eşdeğer olduğunda ayı etki onlarda da görülür. Bu hormonu etkileyen bir diğer önemli madde de kafeindir. Kahve ile birlikte yeterli kafein alındığında “ADH” salgılanması durur ve böbrekler idrar üretmeye devam eder.

Görüldüğü gibi içiki içmenin sonuçlarından birisi de vücudun kurumasıdır. Buna karşı vücutta susama ile birlikte acıkma duyusu da uyarılır. Kaybedilen suya karşı gece yarısı yemek yeme ihtiyacı duyulur. Durum buna uygun değilse sabah kalkıldığında bir sürahi su içilir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brewers yeast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yeast.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brewer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beer brewer / drinker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brewing industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Erkek kardeş, ahi. mec. Dost, muhib.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother. buddy. mate. man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother. old fellow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [برادر] erkek kardeş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kardeş çocuğu, yeğen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kardeşçe, kardeşliğe mensup ve müteallik: Birâderâne muamele = Kardeşçe muamele: Birâderâne görüşüyoruz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir çeşit varilci keseri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Terk olunmak, (bk.) bırakılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bırakıntı. T. Bırakmak, terk olunan şey, bir tarafa atılıp işe yaramayan şeyler. 2. Denizin sahile attığı kum, taş vesaire. 3. Liman muhafazası için önüne atılan kayalar ve taşlar yığını.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.J.) Bira içmeye mahsus yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alehouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brewery. beer house. public house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی رحم] merhametsiz, acımasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Terkedilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be left.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cession. dismissal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abelienate. abandonment. quitting. unleashing. bequest. allowance. laying. permit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Elden atmak, artık tutmamak, elden çıkarmak: Elindeki taşı bırak; atın dizginini bıraktı; deyneği evde bıraktım. 2. Terketmek, vazgeçme, feragat etmek: Avukatlığı bıraktı. Ben, o evibıraktım. O niyeti çoktan bıraktım. 3. Komak, Osm. vaz ve ilka etmek: Şu limanın önüne bir kaç taş bırakmalı. Bu göle biraz balık tohumu bırakmak lâzımdır. 4. Saklanmak üzere bir yere veya birine teslim ve emanet etmek: Çoluk çocuğumuzu kime bırakacaksınız? Paranızı bankaya bırakın. 5. Boşamak, Osm. tatlîk etmek: Falan adam karısını bırakmış. 6. Müsaade etmek, mâni olmamak: Çocukları kendi başlarına gezmeye bırakmamalı. Bırakın yazı yazayım. Beni bırakın gideyim. 7. Devam ettirmek: İnsan bu dünyada iyi nam bırakmalı. Mimar Sinan birçok eser bırakmıştır. 8. İhmal ve müsamaha etmek, bakmamak: Bu bahçeyi, bu çocukları niçin böyle bırakmışsınız? 9. Salıvermek, koyuvermek: Üzümleri devşirdikten sonra bağlara koyunları bırakmak zarar etmez. 10. Kâr vermek, istifade ettirmek: Bu iş bir şey bırakmaz. Aşâr vergisinin iltizâmı size bir şey bıraktı mı? Aç bırakmak = 1. Yemek vermemek, açlık cezasına çarptırmak. 2. iyi beslememek, doyurmamaö. Ara bırakmak. Uste bırakmak = Geri vermek, red ve iade etmek. Sakal bırakmak = Sakal koyuvermek, Osm. irsâl-i lihye etmek. Kâr bırakmak = Bir iş sonunda istifade hasıl olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break oneself of a habit. leave. let go. let. abandon. release. discontinue. quit. drop. stop. give up. go without. let smb. have it. walk out. allow. chuck. consign. demise. dismiss. dispose of. drop in. drop out. edge out. expose. fail. take one's.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abandon. abdicate. allow. cede. chuck. concede. deposit. desist. discontinue. dismiss. ditch. drop. forgo. forsake. grow. leave. let. park. permit. quit. release. relinquish. renounce. tip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to leave. to quit. to abandon. to let go off. to relinquish. to allow. to grow. to fail a student. to put down. to deposit. to entrust. to bequeath. to put off. to postpone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Terk ettirmek, terk etmeye sevk ve icbar etmek: O evi bırakmak istemedim ama bıraktırdılar. 2. Attırmak, ilka ettirmek: Bu mektubu postaya bıraktınız. 3. Boşatmak, karısından ayırmak: Kendisi karısından memnundu ama annesi bıraktırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb leave sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. Al.). Savaş gemilerinde erlerin yattığı asılı yatak. Biranda bezi yelken bezi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. aslı Moğolca’dır). Ordunun sağ kolu, meymene (mukabili olan sol kola yani meysereye civangâr derler).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Özel, tek yemin. 2.Özelliği olan yemin.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Asil, soylu, bir aileye mensup. 2.İlk erkek çocuğa verilen isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ay gibi tek, eşsiz.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی ریب] kuşkusuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Azıcık: Ben biraz çıkacağım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. some. tolerable. any. some. a bit. a little. somewhat. something of. awhile. not least. modicum. somewhat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

any. some. tolerable. a bit. a little. somewhat. something of. awhile. not least. modicum. mildly. moderately. slightly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

some. a little. certain. mildly. modicum. rather. slightly. somewhat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fractionally. little. ounce. remotely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a little bit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az sonra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soon. shortly after. ere long. presently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

presently. soon. in a little while. a little later.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in a while. a little later. presently.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Eski kabadayılar göğüslerini ustura ile tıraş ederler, yalnız bir tutam kıl bırakmayı ihmal etmezlerdi. Buna „göğüs perçemi’ derlerdi. Bu perçeme mali güçlerine göre boncuk ya da pahalı inciler takarlardı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gubâr» dan masdar). 1. Tozlanma, üzerine toz konma. 2. (iğbirâr-ı hâtır’dan kısaltılma): Hatır kalma, gücenme: O söz iğbirârını mucib olmuş. Iğbırârına sebep olmuş. Iğbirâr-ı hâtır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اغبرار] kırılma, alınma, gücenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kayın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brother-in-law. maugh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kuyruklarını bırakma yöntemi, kertenkelelerin bir savunma yöntemidir. Başka bir hayvan kendilerine saldırdığında, kertenkele kuyruğunu bırakır. Vücudundan ayrılan kuyruk, kasların kasılmasıyla bir süre yerde oynamaya devam eder. Saldıran hayvanın dikkati bu yöne kaydığından, kertenkele hızla oradan uzaklaşır.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(I.). Vücutta birtakım hafif akıntılar yapan çatlaklar, basur vesaire: Mayası! olmak. Mayasılotu = Basura devâ sanılan bir cins bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eczema. eczema egzama. haemorrhoids. piles basur.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(egzamaotu): Ballıbabagillerden; yurdumuzun hemen hemen her bölgesinde yetişen, beyaz tüylerle kaplı, alçak bir bitkidir. Yaprak kenarları alta doğru kıvrıktır. Çiçekleri beyazdır. Ev ilaçlarında çiçekli bitki kullanılır. Kullanıldığı yerler: Mide rahatsızlıklarını giderir. Sinirleri uyarır. Ateşi düşürür. Egzamaya faydalıdır. Vücuda kuvvet verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Mayası ve hamuru olmayan, hamursuz: Mayasız ekmek.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İster Sony Cyber-shot fotoğraf makinenizden VAIO dizüstü bilgisayarınıza fotoğraf aktarın, ister tüm müzik kütüphanenizi bir Sony WALKMAN® mp3 veya mp4 çalara kopyalayın, ‘Sürükle ve bırak’ özelliği, taşınabilir cihazlar arasında dosya aktarımının kolay bir yoludur. Örneğin, Windows Media® Player ile tek yapmanız gereken, albüm veya şarkıları seçip müzik kütüphanenizden sürüklemek ve WALKMAN® arayüzüne bırakmaktır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tedbirli şekilde: Müdebbirine harekette bulundu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Ceberûtla, zorla: Mütecebbirâne hareket ederdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Kibir ve azametle: Mütekebbirâne cevap verdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emancipate. free. liberate. loose. release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deallocate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delay. lay over. reprieve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تعبيرات] yorumlar. 2.terimler. 3.deyişler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bu, çocukların gökyüzüne bakarak en sık sordukları sorulardan biridir. Kim bilir kaçımız, kaçamak cevaplar vermiş, uçağın motorlarından çıkan duman olduğunu söylemiş ama aynı yükseklikte uçan her uçakta aynı şeyin olmadığını açıklayamamışızdır.

Bir bulutun oluşabilmesi için, havanın, yeryüzünden buharlaşan suyu absorbe edemeyecek, yani içine alamayacak kadar düşük sıcaklık ve basınçta olması, bir de bulutu oluşturacak su damlacıklarının etraflarında tutunabilecekleri toz parçacıklarının olması gereklidir. Yerden 10 bin metreden fazla yükseklikte uçan yolcu ve savaş uçaklarının uçtuğu bu yükseklikte normal şartlarda hava çok temizdir, hiç toz yoktur, yani bir bulutun oluşması için gereken şartlardan biri eksiktir.

Bilindiği gibi jet uçaklarının motorları, ön taraflarından havayı alarak, yakıt ile yakar ve işlev tamamlandıktan sonra, arka taraflarındaki küçük çaptaki egzozdan büyük bir basınç ile dışarı verirler. Bu motorların aldıkları hava ile birlikte giren su buharı, motorun içinde daha da koyu hale gelerek dışarıdaki çok soğuk havanın üzerine püskürtülür. Buna teknik dilde ‘sublime’ olma olayı denir. Yani buhar halindeki suyun, sıvı hale geçmeden, doğrudan donması, buz haline geçmesidir.

Aslında uçakların arkalarında bıraktıkları bulut, insan yapısı bir buluttan başka bir şey değildir. Soğuk havada verdiğimiz nefes havada nasıl buharlaşıyorsa onun gibi bir şeydir. Deniz seviyesinde, yüksek sıcaklık ve basınçta buharlaşan suyu hava kolayca absorbe eder. Yükseklik arttıkça, hava sıcaklığı ve basınç düştükçe, hava artık su buharım içine alamaz hale gelir. Ancak bulutun oluşması için bir üçüncü şart daha vardı, yani toz parçacıkları.

İşte burada toz parçacıklarının görevini, uçağın motorlarından egzost olarak çıkan yakıt parçacıkları yerine getirir. Bu sayede bir bulutun oluşması için üç şart da yerine getirilmiş olur ve motorların gerisinde uzun, ince bir bulut oluşur.

Esasında alçak irtifada uçan uçaklarda da aynı şey oluşur, motorlardan su buharı salınır ama düşük ısı, nem miktarı, rüzgar yönü gibi etkenler tam oluşmadığı için uçakların arkasında beyaz bulut oluşmaz. İlave edelim ki, bu olayda uçağın ve motorlarının cinsi ve kapasitesinin hiçbir etkisi yoktur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bu, çocukların gökyüzüne bakarak en sık sordukları sorulardan biridir. Kim bilir kaçımız, kaçamak cevaplar vermiş, uçağın motorlarından çıkan duman olduğunu söylemiş ama aynı yükseklikte öan her uçakta aynı şeyin olmadığını açıklayamamıştır.

Bir bulutun oluşabilmesi için, havanın, yeryüzünden buharlaşan suyu absorbe edemeyecek, yani içine alamayacak kadar düşük sıcaklık ve basınçta olması, bir de bulutu oluşturacak su damlacıklarının etraflarında tutunabilecekleri toz parçacıklarının olması gereklidir. Yerden 10 bin metreden fazla yükseklikte normal şartlarda hava çok temizdir, hiç toz yoktur, yani bir bulutun oluşması için gereken şartlardan biri eksiktir.

Bilindiği gibi jet uçaklarının motorları, ön taraflarından havayı alarak, yakıt ile yakar ve işlev tamamlandıktan sonra, arka taraflarındaki küçük çaptaki egzozdan büyük bir basınç ile dışarı verirler. Bu motorların aldıkları hava ile birlikte giren su buharı, motorun içinde daha da koyu hale gelerek dışarıdaki çok soğk havanın üzerine püskürtülür. Buna teknik dilde ‘’sublime’’ olma olayı denir. Yani buhar halindeki suyun, sıvı hale geçmeden, doğrudan donması, buz haline geçmesidir.

Aslında uçakların arkalarında bıraktıkları bulut, insan yapısı buluttan başka bir şey değildir. Soğuk havada verdiğimiz nefes havada nasıl buharlaşıyorsa onun gibi bir şeydir. Deniz seviyesinde, yüksek sıcaklık ve basınçta buharlaşan suyu hava kolayca absorbe eder. Yükseklik arttıkça, hava sıcaklığı ve vasınç düştükçe, hava artık su buharını içine alamaz hale gelir. Ancak bulutun oluşması için bir üçüncü şart daha vardı, nyani toz parçacıkları.

İşte burada toz parçacıklarının görevini, çağın motorlarından egzost olarak çıkan yakıt parçacıkları yerine getirir. Bu sayede bir bulutun oluşması için üç şart da yerine getirilmiş olur ve motorların gerisinde uzun, ince bir bulut oluşur.

Esasında alçak irtifada uçan uçaklarda da aynı şey oluşur, motorlardan su buharı salınır ama düşük ısı, nem miktarı, rüzgar yönü gibi etkenler tam oluşmadığı için uçakların arkasında beyaz bulut oluşmaz. İlave edelim ki, bu olayda uçağın ve motorlarının cinsi ve kapasitesinin hiçbir etkisi yoktur.


Genel Bilgi by