Biye ne demek? | Biye anlamı nedir? | Biye

Biye anlamı nedir?

Biye ne demek?

Biye anlamı nedir?

Biye | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: biye

Türkçe - İngilizce Sözlük

piping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in full dress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sinir hastalıkları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nervous diseases. neurology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sinir hekimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nerve specialist. neurologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

short temper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tension. irritability. pepperiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irritability. nervousness. frustration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). İç yakımlı motorlarda pistonu kırank miline; lokomotifte, pistonu tekerleklere bağlayan madenî çubuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

connecting rod. piston rod.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tie-rod. push rod. crank arm. connecting rod. motion rod. piston rod.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Hazine (bkz.Semahat). 2.Şam’ın güneybatısında, Çavlan’da bir y(Erkek İsmi) 3.Havuz.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(a uzundur) (i. A.). Galiplik, galip gelme, yenme, üstünlük, kazanma, mağlûbiyet mukabili: Galibiyet bizim tarafta kaldı. Biz galibiyete nâil olduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victory. win. triumph yengi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

victory. predominance. triumph. win.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HARBİYYE) (i. A.) (umûr-ı harbiyye’den kısaltılmış). 1. Harp ve asker işlerine bakan devlet dairesi: Savunma bakanlığı, eskiden: Ser-askerlik. Harbiye nâzırı: = Millî savunma bakanı, daha eskiden ser-asker. 2. (fünûn-ı harbiyye’den kısaltılmış) Askerî yüksek bilgiler veren ve subay yetiştirmeye mahsus askerî yüksek tahsil müessesesi, harbokulu: Harbiye mektebi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

military academy. military school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

War Academy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cadet School.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حربيه] harp okulu. harbiye nezareti; savunma bakanlığı. harbiyeli; Harp Okulu öğrencisi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

student at or graduate of the War Academy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Mekke’den ağır yürüyüşle 17 km mesafede bir vadi. 2.İslam tarihinde Hudeybiye Musalahası olarak bilinen anlaşmanın yapıldığı y(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Un, şeker, süt yahut badem vesaire ile yapılan yuvarlak veya üçgen çörekçik: Bademli, sütlü kurabiye. Kurabiye gibi ufak ve yuvarlak: Kurabiye karpuz, kurabiye saat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cookie. cooky. biscuit. shortcake. shortbread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bun. cookie. shortbread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cooky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. lesbienne

sevici

Kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunan kadın.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbian. lesbian. dike. dyke. invert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbian. lesbian sevici.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbian. lesbian. dike. dyke. invert.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbian. lesbian sevici.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. lesbianisme

sevicilik

Sevici olma durumu.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbianism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesbianism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MAĞLÜBİYYET) (İ.A ). 1. Yenilme, mağlûb olma, mağlûb olanın hâli, galibiyyet zıddı: Rus ordusu büyük bir mağlûbiyete uğradı. 2. Bir kuvvetin hüküm ve zoru altında bulunma, zebunluk: Nefsine, şeytana mağlûbiyyet iyi şey değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shyness. bashfulness. confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محجوبيت] utangaçlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tutkunluk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکتب حربيه] harp okulu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منصوبيت] mensup olma, bağlı olma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

governess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

governess of children. governess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Ulu, şerefli kimse. 2.Sonradan şair olan kimse. 3.Haberci, haber veren.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Nabiye).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Kış sonlarında yapılan ekim. 2.Eskiden ozanların bahara girerken büyüklere sundukları kaside.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Küçük kız çocuğu, küçük kız.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (masdara masdar edatı ilâvesiyle yapılmış uydurma bir sözdür). Sebep olma, icab ettirme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

causing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

causality. used in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [سببيت] sebep olma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sebep olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Sulbi).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Katılık, sertlik: Taşın sulbiyyeti. Cisimlerin katı olması. 2. (mec.) Duygusuzluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. askerlik). Askeri yerli yerine koyup hazırlama, tertip etme, taktik («tabya» bu kelimeden galattır).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Yerli yerine koyup hazırlama, düzenleme.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تعبيه] yerine koyma. 2.kurulu düzen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تعبية الجيش] strateji.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «lebbeyk» ten). Hac merasimi sırasında «lebbeyk» diye seslenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (nadiren «terbiyet» kullanılmıştır). 1. Besleyip yetiştirme, büyütme. 2. İlim ve edeb öğretme, Ar. te’dîb, tâlim, ahlâkı yüceltme; Çocuklarını iyi terbiye etti. 3. Alıştırma, tâlîm; Ayıyı, maymunu terbiye ederler, terbiye olmuş at. 4. Edeb öğrenmesini temin etmek üzere hafifçe ceza verme, tedîb: Bu çocuk pek çığırından çıktı, terbiye ister. 5. Bazı yemeklere yumurta, limon, yahut sirke, salça vesaire ilâvesiyle lezzet verilmesi: Çorbayı, pilici, yahniyi terbiye etmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressage. manners. politeness. education. schooling. sauce. seasoning. breeding. cultivation. decency. dressing. nurture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decency. sauce. training. bringing up. breeding. manners. correction. punishment. seasoning for food. finish. finishing. maintenance. education. culture. good manners. good breeding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

education. manners. training. teaching sb good manners. disciplining. taming. any of the several sauces made primarily with lemon and whole eggs. seasoning. breeding. civility. decency. discipline. dressing. nurture. sauce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تربيه] yetiştirme. 2.eğitim. 3.cezalandırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Terbiye olunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiye eden, mürebbî: Rousseau büyük bir terbiyecidir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedagogue. handler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educator. trainer. tamer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educator. educationist. trainer / tamer of animals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiyesi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

well-mannered. mannerly. polite. proper. seasoned. blushing. civil-spoken. decent. decorous. white. well-behaved. well mannered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cultivated. decent. genteel. well-behaved. well-bred. decorous. polite. with a sauce. well brought up. educated. flavored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

polite. well-mannered. well brought-up. well-bred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiyesi olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolite. unmannerly. ill-mannered. mannerless. shameless. naughty. dirty. bad. improper. blackguardly. broad. caddish. churlish. coarse. coarse-grained. graceless. ill-bred. immodest. immoral. impertinent. impudent. indelicate. inelegant. insolent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abrupt. bawdy. blatant. coarse. dirty. immoral. impertinent. impolite. improper. insolent. nasty. outrageous. repugnant. risqué. rude. saucy. ungracious. vulgar. ill-mannered. ill-bred. impudent. graceless. undressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolite. rude. ill-mannered. unmannerly. ill-bred. bad-mannered. coarse. currish. ill- bred. ill- mannered. impertinent. insolent. inurbane. low bred. vulgar. wild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impolitely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiye yokluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bad manners. impoliteness. rudeness. back chat. coarseness. disorderliness. gaucherie. ill breeding. immodesty. immorality. impertinence. impudence. indecorum. indelicacy. inelegance. misbehavior. misbehaviour. ribaldry. vulgarism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impropriety. misbehave. misbehaviour. misconduct. vulgarity. rudeness. impoliteness. impudence. misbehavior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impoliteness. rudeness. unmannerliness. bad manners. lack of good breeding. gall. ill- breeding. vulgarity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave rudely. to be impolite. sauce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Terbiye ile alâkalı, terbiyeye dair.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تربيوی] eğitimsel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

medical school. school of medicine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طبيه] tıp fakültesi, tıp okulu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A., mekteb-i fünûn-ı tıbbiyye’den kısaltma). Üniversitelerin hekim yetiştiren kısmı, tıp fakültesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

medical student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik). Fasîle-i unnâbiyye = Unnâb ağacı çeşitlerinden ağaçlar.

Türkçe Sözlük by