B’iz-zarure ne demek? | B’iz-zarure anlamı nedir? | B’iz-zarure

B’iz-zarure anlamı nedir?

B’iz-zarure ne demek?

B’iz-zarure anlamı nedir?

B’iz-zarure | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: biz zarure

Türkçe Sözlük

(i. A.). Zarurî olarak, ister istemez, bilmecburiye, nâçar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آردبيز] elek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بادبيز] yelpaze.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kunduracı ve saraçların iğneyi geçirecekleri yeri delmeye mahsus tahta saplı sivri demirden Alet. Pek sivri ve batar şeyler için söylenir: Biz gibi, biz geçmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kunduracı ve saraçların iğneyi geçirecekleri yeri delmeye mahsus tahta saplı, sivri demirden Alet. Pek sivri ve batıcı şeyler için de söylenir: Biz gibi, biz geçmez, (bk.) Biz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ourselves. us. we.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A type of newsgroup that discusses business and commercial topics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Top-level domain reserved for the business community. business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

BIZ is designed to promote business on the Internet Consistent with this goal, BIZ will utilize the most advanced data formats and architecture to provide a faster and more secure domain name service A sample of BIZ benefits:. business-related activities

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, (argo) bak, show biz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

byzantium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

byzantium. byzantine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bıkmış, usanmış, bezmiş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بيزار] bıkmış, usanmış. bîzâr olmak bıkmak, usanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. garip, tuhaf, acayip, biçimsiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kendiliğinden, kendinden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بذاته] kendiliğinden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sol elle davula vurulan ince değnek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ufak çocuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

child. kiddy. tot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

us. to us.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

us. us.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

us.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a dry cold north wind in southeastern France.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

us.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

us.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Galatı: mızıkçı). Oyunda hile yapan, hilebâz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

1. Sıkılmak, darlıkta bulunmak. 2. Müzevirlikte bulunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Biz zamirinden: Bizim işimiz, bizim gelmemiz, bizimle beraber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

our. ours.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

our.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bize müteallik olan, bizim tasarrufumuz altında bulunan: Sizin ineğiniz bizimkinden ziyade süt veriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ours.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(BIZR) (i. A.). Dılak. Kadın tenasül organının bir kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clit. clitoris.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clit. clitoris. clitoris klitoris.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clitoris.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Aslı: buzağılamak) (İnek ve emsali). Doğurmak, yavrulamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Al.). Beyazımsı, katı bir elemandır. 268 derecede erir; senbolü Bİ, yoğunluğu 9,8’dir. Tıpta ve sanayide kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bismuth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bismuth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Amerika’da yaşayan bir cins hörgüçlü yaban öküzü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bison. buffalo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بالضروره] zorunlu olarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kendi, kendisi, nakil göstermeden: Bizzat kalkıp geldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personally. in person. myself. itself. himself. herself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personally. self. in person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

personally. in person. in the flesh. him. in propria persona. myself. oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cınbıstere.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pair of tweezers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tweezers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tweezers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Izgarada pişirilmiş köfte.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rutubetli tarla, sulak yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Toprağı sulak tarla.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Evimizdeki bitkiler veya süs çiçekleri solunumlarında gündüzleri havadaki karbondioksiti alarak oksijen verirler ama geceleri ise bizim gibi oksijen alarak karbondioksit verirler. Bu nedenle de çiçeklerle aynı odada uyumanın, havadaki oksijen azalacağı için zararlı olabileceği konusunda genel bir inanış vardır. Aslında bu doğrudur ama sanıldığı kadar tehlikeli değildir.

Konuyu daha iyi anlamamız için bir bitkinin aynı anda yaptığı iki işi bilmemiz lazım. Birincisi hücrelerin nefes alışı, ikincisi de ışık ve klorofil özümlemesi diye de adlandırılan fotosentezdir. Bu iki olay tamamen birbirinden farklı, iki ayrı işlemdir.

Tüm canlı hücrelerde olduğu gibi bitki hücrelerinin de yaşayabilmeleri için havadaki oksijene ihtiyaçları vardır. Havadan nefes yolu ile aldıkları oksijenle şeker gibi gıda moleküllerini yakarlar, enerji kazanırlar. Bu, gündüz ve gece yaşamları boyunca durmaksızın devam eder.

Bitkilerin yapraklarındaki hücreler aynı zamanda gündüzleri ışıkla birlikte fotosentez işlemini gerçekleştirirler. Yani bitki gündüzleri her iki işlemi birlikte yaparken geceleri sadece nefes almaya devam eder. Fotosentez işleminde bitkiler havadan karbondioksiti alıp oksijen verirler. Ancak hücreler buradan çıkan oksijeni nefes almada tekrar kullanırlarken, nefes verişteki karbondioksiti de fotosentezde kullanırlar.

Ortalama yetişkin bir insan, hareketsiz durumda bir dakikada 15, bir günde 20 bin kez nefes alır. Her solumada yarım litre hava ciğerlerine girer. Yani dakikada 7-8 litre havayı ciğerlerine çeker ve tekrar verir. Bu, günde 11 bin litre hava demektir. Aslında nefes alırken havadan oksijen alıp karbondioksit veririz ifadesi de tam doğru değildir.

Aldığımız havada hem oksijen vardır, hem de karbondioksit. Verdiğimizde de aynı şekildedir ama oranları değişiktir. Ciğerlerimize aldığımız havadaki oksijen oranı yüzde 21 iken dışarı verdiğimizdekinde yüzde 16’dır. Yani her nefeste aldığımız havanın yüzde 5-6’sı vücudumuzda oksijen olarak kullanılır. Dolayısıyla havadan aldığımız günlük oksijen miktarı ortalama 570 litre civarındadır.

Gündüzleri yeterli ışık altında, bitkilerdeki fotosentez işlemi, bitkinin nefes almasından daha yoğundur. Yani ortaya fazladan oksijen çıkar ve gündüzleri odanızdaki havadaki oksijen miktarını artırırlar. Geceleri ışık olmadığından ve karanlıkta fotosentez işlemi yapılamadığından, nefes almaya devam eden bitkilerden çıkan karbondioksit miktarı daha çoktur.

Evlerimizdeki bitkilerin veya süs çiçeklerinin gündüz çıkardıkları fazla oksijen ve gece verdikleri karbondioksit miktarı, insanın soluduğu havanın içindeki oksijen miktarı yanında o kadar azdır ki sağlığımızı etkileyebilmesi mümkün değildir. Ancak kapısı, penceresi hava sızdırmaz küçük bir odada, dev bitkilerle birlikte yatma gibi bir alışkanlığınız varsa başka tabii...


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gül serpen.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gül serpen, gül serpilmiş.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خاک بيز] kalbur.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kabz»dan if.) (mü. kabza). 1. Tutan, alan, zabteden. Kabız-ı ervâh = Ölenlerin canlarını alan, Azrâil. 2. (tıp) Kabızlık veren, peklik yapan. 3. (anatomi) Sıkan ve çeken (sinir ve adele).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kabz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

costive. stoppage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constipation peklik. constipated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constipation. constipated. costive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tuvalete hiç çıkmama veya çok seyrek çıkmaya kabızlık, peklik ya da inkıbaz denir. Tıp dilinde ise konstipasyon adı verilir. Yeterince sulu şeyler yememe, sinir bozukluğu, bağırsak tıkanıklığı, sindirim sistemi bozuklukları, hormon dengesizliği, basur, fıtık boğulması, kabızlığı doğuran nedenler arasındadır. Ayrıca günlerinin büyük bir kısmını oturarak geçirmek zorunda olanlarla, hamilelerde ve yaşlılarda görülür. Öncelikle kabızlığa neden olan hastalığı tespit etmek gerekir. Esas nedeni tespit etmeden alınacak müsil ilaçları kötü sonuçlar doğurabilir. Kabız omayı önlemek için, sebze çorbaları ve yemekleri, mercimek, ıspanak, salata, balık ve çavdar ekmeği yemek çok faydalıdır. Ayrıca erik reçeli, bal, üzüm, kayısı veya elma yemek; bol su veya şerbet içmek de yararlıdır. Müzmin kabızlıktan şikayet edenlerin de; fazla et, yumurta, peynir, beyaz ekmek, muz gibi yiyecekleri azaltmaları, kahve çay ve sigarayı en az miktara indirmeleri, alkolü bırakmaları gerekir. Kabızlığı gideren ilaçların fazla miktarda ve uzun süre kullanılması kötü sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle ilaçları kullanırken tavsiye edilen miktarları aşmamak gerekir. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kuru erik, su.

Hazırlanışı : 8 bardak suya, 250 gram kuru erik konur. Erikler pişinceye kadar kaynatılır. Günde 3 kere birer su bardağı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constipation. costiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constipation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constipation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A., Fars. kem = az, Ar. bizâa = sermaye). 1. Sermayesi az, sermayesiz. 2. mec. Bilgisiz, cahil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Eşyayı geometrik biçimlerle ifade etmeyi gaye edinen sanat çığırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cubism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kabz» dan if.) (mü. munkabıza). 1. Toplanmış, çekilmiş, büzülmüş. 2. içi sıkılmış, sıkıntılı. 3. Pekliği olan, inkıbaza uğramış («peklik verici» mânâsı galattır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şabeze» den if.). Hokkabaz, hokkabazlık eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kabz» dan İf.) (mü. mütekabbıza). Toplanan, buruşan, çekilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NABZ) (i. A.). Atan ve vuran damar ve bilhassa bilek damarı: Nabzına bakmak, nabzını saymak, nabzı atıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulse. sphygmus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hurmadan ve kuru üzümden çıkarılan içki.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. snobisme

züppelik

Züppeye yakışır davranış.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Trabzon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Eskiden ramazanda meyhaneler zorunlu olarak kapatılırdı. Bayram arifesinde meyhaneciler gedikli müşterilerinin evlerine midye ya da uskumru dolmaları gönderirlerdi. Bu ikramlara „unutma bizi dolması’ denirdi.

Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absolute necessity. essentiality. vitalness. indispensability. ineluctability. extreme poverty. destination. distress. exigency exigence. an absolute must. need. position of constraint. urgency of poverty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ضرورت] sıkıntı. 2.yoksulluk. 3.zorunluluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. zarOrât) (Ar. tâbirlerde zarûre şeklinde kullanılır). Çaresiz kalma, nâçârlık, bir işe mutlaka mecbur olma. Bi’z-zarûre = İster istemez, nâçar, çaresiz (bizzarûr dememeli).

Türkçe Sözlük by