Boğa Güreşi ne demek? | Boğa Güreşi anlamı nedir? | Boğa Güreşi

Boğa Güreşi anlamı nedir?

Boğa Güreşi ne demek?

Boğa Güreşi anlamı nedir?

Boğa Güreşi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: boga guresi

Türkçe - İngilizce Sözlük

bullfight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bull fight. bullfight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli. Akboğa Celayir: Moğol emir ve komutanı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Küskütotunun bir adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Koç ile İkizler burçları arasında yer alan burcun adı. Bk. Zodyak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sığır aygırı, tosunun büyüğü. Geyik, sığır ve bunlara benzer hayvanların aygırlarına da denir. Boğa dağı = Toroslar’da galat olarak (Bulgar dağı) denen dağ. Karaboğa = Manda aygırı. Boğa yaprağı = Karnı yarık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taurine. bull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bullfight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bull fight. bullfight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Bull Market)

Talebin arzdan daha çok olduğu ve borsada fiyatların tırmanışa geçtiği dönemi ifade eder.


Finansal Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Küçük yaşta boğa öldürdüğü için kendisine bu ad verilen, Dede Korkut hikayelerindeki bir kahraman. Dirse Han’ın oğlu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir cins börek, kuru boğaça (halk telâffuzu: Poğça). (bk.) Poğaça

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boğaça ile börek pişirip satan adam. (bk.) Poğaçacı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Boğaç).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyük bir sepete yerleştirilen kirli çamaşırların üzerine sıcak kül suyu süzme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Boğaz hastalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Asmak veya suya atmak suretiyle öldüren, (bk.) Boğmak. İtboğan = Acı çiğdem. Kurtboğan = Bir cins nebat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düğünçiçeğigillerden bir bitki (aconitim). Bu bitkinin her tarafında bilhassa kökünde akonitin adlı çok tehlikeli bir zehir vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Astar. 2. Astarlık bez, ince Amerikan bezi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ünlü Türk beylerinden biri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ağızın sonundaki dar yer ki yenilen şey yutulurken oradan geçip mideye gider. Gırtlağın yukarısı. 2. Bunun dış tarafı, boynun önü, gerdan; tilki postunun boğazı. 3. Her şeyin dar ve boğuk yeri. Şişenin boğazı. 4. İki dağ arasındaki dar geçit. Fars. derbent, Ar. akabe: Gülek boğazı. 5. İki kara arasındaki dar deniz: İstanbul Boğazı, Cebel-i TArik boğazı. 6. Çay ağzı, ırmağın denize döküldüğü yer. Menderes boğazı. 7. mec. Yiyecek, azık, kuvvet, yem: Atın boğazı, o yalnız boğazını düşünüyor. Boğazını çıkarmak = Yiyeceğini kazanmak. 8. Boğaz hastalığı, boğazın şişmesi. Ar. hunnak: Boğaz olmak. Boğaz almak = Boğazı yakmak ve incitmek. Boğaziçi = İstanbul Boğazı ve İki sahili. Boşboğaz = Sır saklamaz. Pisboğaz = Obur, Ar. ekûl, yemeğe dayanamayan. Boğaz boğaza gelmek = Kavga edip döğüşmek. Boğazdan geçmemek = Bir sevdiğini düşünerek yalnız yemeğe kıyamamak. Boğazına sarılmak = Üstüne hücum etmek, karşı durmak. Sıkboğaz etmek = Kıstırıp zorlamak. Boğaza durmak = Yutamamak, yaramamak. Boğaz dokuz boğum = Söyliyeceğini düşünmekten kinaye. Boğaz tokluğuna = Yalnız karnını doyurmak için, ücretsiz çalışmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jugular. pharyngal. pharyngeal. throat. neck. fauces. mountain pass. bosphorus. constriction. gorge. gullet. sound. strait. swallow. throttle. whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gorge. gullet. keep. pass. strait. throat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gullet. strait. throat. esophagus. mountain pass. narrows. feeding. a mouth to feed. appetite. gorge. passage. neck. sound. passway. flue. channel. intake. canyon. ravine. gap. water gap. notch. defile. gate. keep. mouth. straits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Havasızlıktan, toz, sigara içmek, burun tıkanıklığı, dişeti iltihabı gibi nedenlerden kaynaklanır. Tedavi için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Elma, papatya.

Hazırlanışı : 1 tane elma külde pişirilir. Sonra ikiye bölünür. Üzerine 5 tane papatya çiçeğinin tozu ufalanıp, boğazın iki yanına konulur, sarılır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde Farenjit veya anjin adı verilen bu hastalığın nedenleri; nezle ve grip gibi ateşli hastalıklarla, havadaki zararlı maddeler, sinüzit, alkol veya sigaradır. Yapılacak ilk iş; istirahat etmektir. Mümkün olduğu kadar az konuşmak da yararlıdır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Sirke, Adaçayı, Arpa, Havuç suyu

Hazırlanışı : Bir litre saf sirkeye batırılan tülbent, boğaza sarılır. Yatmadan önce de ayak tabanları sirke ile oğulup, kurulanır. Veya Ilık adacayı ile gargara yapılır. Yada aç karnına, taze sıkılmış havuç suyu içilir.Bir başka tedavi de Arpa çayı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for one's food only.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bosphorus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the bosphorus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gourmand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

over head and heels.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir boğazı savunmak için sahile yapılan hisar. İstanbul Boğazı üzerindeki Rumelihasarı’nın asıl adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hayvan kesmek, zebhetmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slaughter. strangle. throttle. to throttle. to strangle. to choke. to cut sb's throat. to slaughter. to kill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to slaughter. butcher. strangle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be slaughtered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirini boğazlarcasına kıyasıya dövüşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fight violently with each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have someone slaughtered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Batakçı yeri, batakhane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok yemek yiyen, sık sık acıkan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a throat. having a neck. gluttonous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

big eater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kürkten boğaz sargısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az yemek yiyen, iştahsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Her şeyi söyleyen, saklamayan. Geveze, bir şeyler söylemeden duramayan: «Boşboğazı ateşe atmışlar da odun yaş demiş».

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

communicative. indiscreet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garrulous. indiscreet. babbler. blabermouth. to have a long tongue. unbridled tongue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Boşboğaz olma hali, her şeyi söyleme hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idle talk. garrulity. indiscretion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to talk indiscreetly. babble. chatter. tattle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottleneck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottleneck. crisis. hard times.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottleneck. strait.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

narrow pass. bottleneck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottleneck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Boğa gibi güçlü erkek.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Esen).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Güreş edilmek. Osm. mübâreze ve musâraa olunmak: Burada güreşilmez, bu sıcakta güreşilir mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bir çiğdem çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Aslında kırmızı renk hiçbir boğayı kızdırmaz. Çünkü boğalar renk körüdür ve kırmızıyı diğer renklerden ayırt edemezler. Boğa güreşinde matador boğayı eline aldığı şapkasını şalını sallayarak kızdırır. Boğanın kırmızı şala saldırdığı inancı yanlıştır.

İspanya’da boğaların kırmızı renge saldırdığı inancı, matadorların kırmızı başlık kullanmaları nedni ile yaygınlaşmıştır. Halbuki başlıklarda bu renk boğayı kızdırmak için değil, seyircilere hoş görüntü verebilmek için seçilmişti.

Kırmızı renk aslında insanları etkiler. Yapılan deneylerde bu rengin insanlarda kan basıncını yükseltip, kalp atışını hızlandırdığı saptanmıştır. Bunun nedeninin de kırmızının, kanın rengi olduğu sanılmaktadır.

Boğalar arenada kırmızı rengi görünce asabileşmezler. Kendinizi boğanın yerine koyun. Etrafınızdaki çığlık atan binlerce insanın ortasında, tozlu, gürültülü ve çok sıcak bir ortamda, sırtınıza saplanmış onca kılıcın acısı içinde, bir de şapkasını şalını sallaya sallaya üstünüze gelen bir adam varsa, yani kızmak için bu kadar sebep varken, sırf rengi kırmızı diye bir bez parçasına kızar mıydınız?

Boğa güreşi hakkında bilinen yanlışlar sadece bu kadar değil. Aslında boğa güreşi geleneği İspanya’dan doğmuş değildir. İlk çağlardan itibaren boğa, kuvvetin, dayanıklılığın ve verimliliğin simgesi olmuştur. Boğa güreşinin ilk versiyonu antik Yunan, Roma, Mısır ve hatta Kore ve Çin medeniyetlerinde görülür.

Boğaya Persliler taparlar, Afrika Zuluları ise öldürüp safrasını içerlerdi. Tüm bu geleneklerin temelinde, hayvanın gücü yatmaktadır. Bu geleneğin bir şekilde İspanya’ya geldiği, Avrupa ülkeleri içinde feodal düzeni en son terk eden bu ülkede de kalıcı olduğu sanılmaktadır.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.İri, güçlü, sarsılmaz boğa. Kuvvetli iri yapılı boğa. Selçuklu komutanı ve Musul emirinin adı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Boğanotunun bir cinsi (aconitum napellus).

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hızlı ve boğa gibi güçlü.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Öz boğa.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who greedily devours absolutely anything that is edible. glutton. gourmand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gluttony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sık.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Taş gibi sert, boğa gibi güçlü kimse.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Genç boğa.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tunç gibi sağlam, boğa kadar güçlü.

İsimler ve Anlamları by