Bok Böceği ne demek? | Bok Böceği anlamı nedir? | Bok Böceği

Bok Böceği anlamı nedir?

Bok Böceği ne demek?

Bok Böceği anlamı nedir?

Bok Böceği | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bok bocegi

Türkçe - İngilizce Sözlük

dung beetle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scarab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cicada.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cicada.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glowworm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glow worm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yaz gecelerinin karanlığında otların arasında veya havada uçarken parıldayan, yanıp sönerek sarı-yeşil bir ışık veren bir böceği görmüşsünüzdür. Yanına yaklaşıldığında ışığını söndüren, gece karanlığında izini kaybettiren bu böceğin ismi ateş böceğidir.

Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bunun bilimsel adı ‘soğuk ışık’tır ki günümüz teknolojisi bu ışığı henüz yapay olarak üretmeyi başaramamıştır. Bilim insanları dünyada milyonlarca yıldır mevcut olan bu tabiat teknolojisinin önce çalışma mekanizmasını çözmek sonra da taklit ederek insanlık hizmetine sunabilmek için çalışmalarına hız vermişlerdir.

Kısa bir zaman öncesine kadar sürtünme veya ısı olmadan ışık elde etmenin imkansız olduğuna inanılıyordu. Nasıl ki normal bir ampul kendisine verilen enerjinin yüzde 4’ünü, florasan ampul ise yüzde 10’unu ışığa dönüştürebiliyor, geri kalanını ısı olarak yayıyorsa, ateş böceğinde de benzer bir durum olduğunu sanan bilim insanları, böceğin bu iş için kullandığı enerjinin tamamını ışığa dönüştürebildiğini tespit edince hayrete düştüler. Gelelim ateşböceğinin ışık üretme mekanizmasına... Aslında ateş böceklerinin ışık verme reaksiyonları o kadar hızlıdır ki bu fonksiyonun kademelerini incelemek hemen hemen imkansızdır. Yani ışık üretim mekanizması hakkındaki bilgiler hala teoride kalmaktadırlar. Kesin olarak bilinen bunun moleküler seviyede kimyasal bir işlem olduğu, bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştiirebildikleridir.

Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden, ışık elde elmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmekledir. Bunlardan birincisinin kimyasal yapısı aydınlatılmış ve yapay olarak elde edilmiştir. İkincisinin ise yapısındaki gizem çözülmesine rağmen sentetik olarak üretilmesi hala mümkün olamamıştır.

Ateş böceklerinde üretilen iki kimyasalın birleşiminin de ışık vermeye tam olarak yetmediği, böceğin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerektiği tespit edilmiştir. Bilinmeyen bir başka ayrımı ise bu ışığı hangi şalterin açıp kapadığıdır.

Bu gizemli böceklerin 2 bin çeşidi olup erkekleri uçabilirken dişileri kanatsızdırlar. Erkekler dişileri aramak için geceleri uçarlar ve ışıklarını birbirleri ile iletişim kurmak için kullanırlar. En iyi ışık verimini gelişmiş dişiler verir. Ateş böcekleri geceleri 3 saat süreyle ışık verebilirler.

Genellikle ısırarak zehirledikleri salyangozları yedikleri için kireçli toprakların olduğu nemli bölgelerde daha çok görünürler. Parlamayı sağlayan kimyasal maddeler sayesinde, kazara onu yiyen bir düşmanı kusmak zorunda kalır ve bir daha başka ateş böceği yemeye teşebbüs etmez.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Kınkanatlılardan, karanlıkta vakit vakit parlayan maruf böcek. (Campyris noctiluca).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dışkı, pislik, mec. Hor görülen, tiksinilen şeyler için kaba konuşmalarda söylenir: Şu bokun yaptığına bak. 2. Kaba konuşmada güç durum ifade eder. Boynuna kadar boka battı. Bok atmak = Leke sürmek. Bokböceği = Kınkanatlılardan, gübrelik yerlerde yaşayan bir böcek (geotrupes stercorarius). Bok canına olsun = Nefretli bir bıkkınlığı ifade eder. Bok etmek = Bozmak, berbat etmek. Bok üstün bok = Çok berbat. Bokyedibaşı — Üstüne vazife olmayan işlere karışan; her işe burnunu sokan. Bok yemek = Pek yakışıksız bir iş yapmak. Bok yemek düşmek = Hiç bir hakkı ve yetkisi olmamak. Bok yemenin Arapçası = Halt etmenin, yakışıksızlığın büyüğü. Boka nispetle tezek amberdir = Kötü bir şeyin yanında daha az kötü olanının iyi göründüğünü ifade eder. Boku bokuna = Pisi pisine, yok yere. Boku püsürü = Bir şeyin bölük pürçük bağlantıları. Bokunu çıkarmak = «Bok etmek» mânâsına gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shit. dung. excrement. faecal matter. faeces. crap. bullshit. turd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shit. feces. excrement. worthless. a mess. turd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dung beetle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scarab.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Kahraman, güçlü kimse. 2.Önder, başkan, reis. 3.Kabadayı, cesur efe. 4.Güreşçi, pehlivan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Berbat etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Berbat olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Berbat etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shitty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kötülük, şüpheli durum: Eninde sonunda bir bokluk çıkacak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing). Belirli kaidelere uyularak yapılan yumrukla döğüşme sporu.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. boxe

sp. yumruk oyunu

Belirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fistic. fistical. boxing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boxing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boxing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bilindiği gibi, ‘ring’ kelimesi, İngilizce’de daire, halka anlamındadır. Parmağa takılan yüzüğe bile bu nedenle ‘ring’ denilir. Aslında geçmişte profesyonel boksta, boksörler grup halinde, kasabadan, kasabaya dolaşır, oradaki yerli boksörlerle maç yaparlardı.

Boks yapılacak alana seyirciler daire şeklinde yerleştirilir, en önde oturanlara alanı çevreleyen ip tutturularak, başkalarının boks yapılacak yere girmeleri önlenirdi. Ayrıca sahnedeki boksöre meydan okuyan biri kafasını bu ipe çarparak dövüşmek isteğini belirtirdi.

Seyirci miktarı artınca bu usulü uygulamak zorlaştı. Yere dikilen kazıklara ip bağlanarak boks yeri belirlenmeye başlandı. Tabii ki bu iş için en uygun şekil kare idi.

Boks yapılan yerlerin dünyanın her yanında kare olmasına rağmen “ring” diye adlandırılmasının hikayesi işte bu!


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bilindiği gibi, “ring” kelimesi, İnglizce’de daire, halka anlamındadır. Parmağa takılan yüzüğe bile bu nedenle “ring” denilir.

Aslında geçmişte profesyonel boksta, boksörler grup halinde, kasabadan, kasabaya dolaşır, oradaki yerli boksörlerle maç yaparlardı.

Boks yapılacak alana seyirciler daire şeklinde yerleştirilir, en önde oturanlara alanı çevreleyen ip tutturularak, başkalarının boks yapılacak yere girmeleri önerilirdi. Ayrıca sahnedekiboksöre meydan okuyan biri kafasını bu ipe çarparak dövüşmek istediğini belirtirdi.

Seyirci miktarı artınca bu usulü ugulamak zorlaştı. Yere dikilen kazıklara ip bağlanarak boks yeri belirlenmeye başlandı. Tabii ki bu iş için en uygun şekil kare idi.

Boks yapılan yerlerin dünyanın her yanında kare olmasına rağmen “ring” diye adlandırılmasının hikayesi işte bu!


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bauxite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng. Fr.). Boks yapan.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. boxeur

sp. yumruk oyuncusu

Boks yapan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boxer. puncher. fighter. bruiser. pug. pugilist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boxer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boxer. bruiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pugilism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diabolical. pathetic. rotten. shitty. tacky. tinny. crappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shitty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Lüzumsuz işe karışan, halt edici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

terrible. awful. dreadful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very bad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tree cricket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cricket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. Güney Afrika'ya mahsus boynuzları uzun ve ince iri ceylan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cockroach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cockroach. roach. black beetle. croton bug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cockroach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ladybird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silkworm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kirli sarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dragonfly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Su üstünde uçan, başı irice, vücudu narin ve iri vücutlu zarkanatlı bir böcek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kuduz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Güney Afrika'da bulunan bir cins ceylan zool. Antidorcas marsupialis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Güney Afrika'ya özgü ufak ceylan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. steenbok.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water bug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Kabuklulardan çokayaklı küçük bir hayvan cinsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ladybird.

Türkçe - İngilizce Sözlük by