Bom ne demek? | Bom anlamı nedir? | Bom

Bom anlamı nedir?

Bom ne demek?

Bom anlamı nedir?

Bom | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bom

Türkçe Sözlük

(Ses taklidi). Bo ile başlar, bazı sıfatlara dahil olup mübalâğa ve tekit beyan eder: Bomboş, bombok.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A large American serpent, so called from the sound it makes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for byte order mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A sequence of characters written on a magnetic tape to signify the beginning of medium See also EOF and file mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Beginning of Message.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bill of Materials.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bill Of Materials is a complete list of the components which make up the finished goods The BOM should include part number, quantity, and description An indented Bill of Materials include descriptions of sub assemblies and how they relate to the finished

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bill of Material, a reference to the list of components on a board The total BOM cost of a board is a critical factor in designing a board. [pronounced 'bomb']Bill of Materials A list of components to be included on an assembly such as a printed circuit b

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bill of Materials.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Commonwealth Bureau of Meteorology, the national meteorological authority for Australia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bureau of Meteorology, Australia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Beginning of Medium: The first location on the medium which can be accessed. bill of materials.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bills of Material. beginning of message SIO.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Booking Office Machine - Located at Premium stations All types of transactions are able to be carried out on a BOM Identified on tickets as '065' fixed installation or '066' portable machine. abbreviation for 'Bill of Materials'. bill of materials The who

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A sequence of characters written on a magnetic tape to signify the beginning of medium See also EOF , file mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Book of Mormon Cult writing, part of a religious hoax perpetrated by by Joe Smith, inventor of the polytheistic sect known as Mormonism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bill of materials A comprehensive listing of all subassemblies, components, and raw materials that go into a parent assembly, showing the quantity of each required to make the assembly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Byte Order Mark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Beam Orbit Measurement This equipment is at present the main user of the BST.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bureau of Meteorology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) atom bombası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s) çok kötü, iğrenç, nefret uyandıran abominable snowman (bak) yeti abominably (z) çok fena bir şekilde, berbat olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f) son derece iğrenç kabul etmek, istikrah etmek, nefret etmek abomina'tion (i) iğrenme, istikrah, nefret; iğrenç veya menfur şey; kötülüğe sebep olan herhangi bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atom bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atom bomb. atomic bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bomba; aerosol bombası; jeol yanardağın dışarı püskürttüğü küre veya elips şeklindeki lav kümesi; f. bombardıman etmek, bombalamak; bomba patlatmak. bomb bay ask. uçakta bombanın atıldığı bölüm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). 1. İçinde patlayıcı madde bulunan uhıumiyetle küre biçiminde silâh. El bombası, yangın bombası. 2. Geminin kıçındaki seren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bomb. egg. shell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bomb. dynamite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bomb. spanker boom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

1 A folkloric songstyle of Puerto Rico with predominantly African influence and adapted by Cortijo in the mid-1950's into a popular dance style as well as tataken up by salsa musicians 2 Large barrel-shaped drums, similar to and shorter than the Cuban tum

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Originally a Puerto Rican three-drum dance form of marked west-central African ancestry, the bomba is especially associated with the Puerto Rican village of Loiza Aldea In its old form it is still played there at the festival of Santiago, and New York Pue

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Big drum used in Puerto Rico Name of an African dance and song. 1 A folkloric songstyle of Puerto Rico with predominatly African influence 2 Large barrel-shaped drums used in the Bomba style.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bomba taşıyan, atan veya yapan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bomber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir yere hava, deniz veya karadan bomba atmak, topa tutmak, bombardıman etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blast. bomb. bombard. to bomb. to bombard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be bombed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. topa tutmak, bombardıman etmek: bombalamak; üzerine varmak, sıkıştırmak. bombarder i. topa tutan kimse. bombardment i. bombardıman, topa tutma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. en eski cins top.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.İ.). İki direkli bir nevi gemi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask bombardıman uçağında bombacı; tar. topçu, topçu çavuşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bombalama. BOMBOK (i.). Son derece kötü, pek berbat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bombardment. salvo bombing. shelling. salvo. cannonade. drum-fire. prang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bombardment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bombardment. bombing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bombard. to shell. to scold sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bomber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bomber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Originally, a deep-toned instrument of the oboe or bassoon family; thence, a bass reed stop on the organ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name bombardon is now given to a brass instrument, the lowest of the saxhorns, in tone resembling the ophicleide. a large shawm; the bass member of the shawm family.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. bombardon, mızıkada en kalın sesli nefesli çalgı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. abartmalı söz veya konuşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. abartmalı saçma, yüksekten atılan, şişirilmiş (söz ,konuşma). bombastically z. şişirilmiş bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çözgüsü ipek ve atkısı yün olan ince kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

camber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A low, baroque-style chest with bulging, convex sides. bulbous, curving form; convex fronts and sides of chests.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A rich dessert containing cream or custard mixtures arranged and frozen in a mold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An outward-swelling kettle-base construction for chests of drawers and secretaries, found on the Chippendale and Louis XV styles, as well as some American Late Colonial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A French term used to describe a swelling curve: the fronts of some later-18th century commodes and chests of drawers curve from top to bottom as well as from side to side; such fronts are called bombe. commode with a bulging front.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cannonball , fantastic shot , cannon ball , cracker , bombshell , bomb , bomb , ace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. top şeklinde dondurma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bombardıman uçağı; bomba atan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) bazen esrarla alınan amfetamin içitimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

terrible. awful. dreadful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very bad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamamen boş. BONCUK (i.). Hayvanların yularına ve nazara karşı çocukların üstlerine takılan camdan çeşitli renklerde ve ekseriya mavi, delikli tane: Katır boncuğu, nazar boncuğu. Kadın esvabına takılır siyah ve küçükleri de vardır. Habbe. Boncuk illeti = Çocuk havalesi (bir çocuk hastalığı). BONO (i. İ.). Açık havale, poliçe. BONSERVİS (i. Fr.). İyi hizmet belgesi. Bir kimsenin çalıştığı yerden ayrılırken iyi hizmet ettğine dair aldığı kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altogether empty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bomba geçmez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bomba mermisi; büyük sürpriz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bombardıman vizoru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ipekböceği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grenade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hand grenade. hand-grenade. handgrenade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gasoline bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hidrojen bombası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

h bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hydrogen bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

H-bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

time bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

time bomb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by