Bone ne demek? | Bone anlamı nedir? | Bone

Bone anlamı nedir?

Bone ne demek?

Bone anlamı nedir?

Bone | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bone

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonnet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The hard, calcified tissue of the skeleton of vertebrate animals, consisting very largely of calcic carbonate, calcic phosphate, and gelatine; as, blood and bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the pieces or parts of an animal skeleton; as, a rib or a thigh bone; a bone of the arm or leg; also, any fragment of bony substance. The frame or skeleton of the body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Anything made of bone, as a bobbin for weaving bone lace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Two or four pieces of bone held between the fingers and struck together to make a kind of music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Whalebone; hence, a piece of whalebone or of steel for a corset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Fig.: The framework of anything.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To withdraw bones from the flesh of, as in cookery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To put whalebone into; as, to bone stays.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To fertilize with bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To steal; to take possession of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To sight along an object or set of objects, to see if it or they be level or in line, as in carpentry, masonry, and surveying. a shade of white the color of bleached bones rigid connective tissue that makes up the skeleton of vertebrates the porous calcif

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonnet. lady's cap. bathing cap. coif.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rigid connective tissue that makes up the skeleton of vertebrates. the porous calcified substance from which bones are made. a shade of white the color of bleached bones. study intensively, as before an exam; 'I had to bone up on my Latin verbs before the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dense tissue that forms the skeleton Bone can be donated and transplanted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A connective tissue that contains a hardened matrix of mineral salts and collagen fibers Its cells include osteocytes, which are embedded within lacunae, and the free-roaming osteoblasts and osteoclasts. derived from naturally deceased animals Bone is usu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The hard tissue that provides structural support tothe body, It is primarily composed of hydroxyapatite crystals and collagen Individual bones may be classed aslong, short, or flat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The hard tissue that provides structural support to the body, It is primarily composed of hydroxyapatite crystals and collagen Individual bones may be classed as long, short, or flat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The size and density of the skeletal frame of the dog The Malamute must be a heavy-boned dog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Animal bones can tell us much about a site: The occupants' diet The species of the animals The sex of the animals The numbers of animals involved How the animals were exploited How the animals interacted with man: domesticated, farmed, parasites They show

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The hard tissue that provides structural support to the body It is primarily composed of hydroxyapatite crystals and collagen Individual bones may be classed as long, short, or flat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To remove the bones from meat, fish or fowl Use a sharp boning knife and angle the blade toward the bone to avoid tearing or nicking the flesh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This refers to the measurement around the leg of a horse, just below the knee or hock It is purpose is to determine the horse's ability to carry weight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cut meat away from the bones.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Alternate name for a domino or tile due to the fact that the original pieces were often made from animal bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To remove all meat from the bone before cooking Braise To cook food slowly in a small amount of liquid, in a tightly covered pan Food is cooked slowly by first sauteeing in hot fat and then simmering in a small bit of liquid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A hard bone or wood used to rub off pencil or charcoal design to fabric for samples, or for enlargements '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A hard type of connective tissue that contains collagen fibers, calcium phosphate, and hydroxyapatite. refers to a gray brown rather porous variety of the mineral smithsonite it is synonymous with drybone. n tulang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hard material which makes up the skeleton.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kemiklerini ayyrmak, ayıklamak; gübre olarak toprağa ufalanmış kemik ilave etmek; balina geçirmek (korse ,gömlek v.b.'ne); (argo) çok çalışmak, hafızlamak, kuşlamak. bone for an exam imtihan için hazırlanmak. bone up on a subject bir mevzu üzerinde oku

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kemik, kılçık; çoğ. iskelet, vücut: kemikten yapılmış bir şey; balina (korse için); k.dili zar. bone ash kemik kulu. boneblack i. yanık kemiklerden yapılan siyah boya. bone china icinde kemik külü olan tabaklar. bone-dry s. kupkuru. boneless s. kemiksi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. Abonne). Gazete ve dergi gibi süreli yayınlara peşin para vererek belirli bir zaman için müşteri olan: Filan gazetenin aboneleri çoktur, bir dergiye abone olmak.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. abonné

sürdürümcü

Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subscriber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subscriber. subscription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

subscriber. subscription.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir gazete ve saireye abone olma, abone olanın hal ve sıfatı, iştirak. 2. Bir gazete ve süreli yayın ve sairenin belirli bir zaman için peşin verilmek suretiyle tahsis edilmiş bedeli, filan gazetenin bir sene için aboneliği şudur (Bunun yerine Fr. «abonnement» da kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having. subscribers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sığır budu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). omurga, belkemiği; görünüm veya görev itibariyle belkemiğine benzeyen herhangi bir ,şey; karakter kuvveti, metanet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili aptal, mankafa kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) hata, ahmakça yapılan yanlışlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. papatyaya benzer bir bitki, bot. Eupatorium perfoliatum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., anat köprücük kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). korsan bayrağındaki çapraz kemikler; elektrik veya zehir tehlikesini gösteren çapraz kemikler; (bak). skull and crossbones.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mürekkep balığının cilacılıkta kullanılan iç kabuğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yaka balinası yerine kullanılan kaz kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kalça kemiği; aşık kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kemikleri çıkık, çok zayıf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. atta topuk nasırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (argo) cerrah, slang. kasap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) incik kemiği, (anat.) tibia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. trombon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kemiksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. balina çubuğu, korseye konulan balina, balık dişi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lâdes kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by