Bore ne demek? | Bore anlamı nedir? | Bore

Bore anlamı nedir?

Bore ne demek?

Bore anlamı nedir?

Bore | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bore

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. bear.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. can sıkmak, bizar etmek, baş ağrıtmak; i. can sıkıcı kimse veya olay, baş belası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. delik açmak, burgu veya matkap ile delmek oymak; i. delik, oyuk; kalibre, çap. bore bit taş delecek kalem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kabarma sonucu oluşan yüksek tepeli dalga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ağaca ait veya ağaç gibi olan; agaçsyl; ağaçlarda yaşayan veya gezen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s), ağaç gibi; ağaçlı ağaçlık,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i), ağaca benzeme, ağaç şekli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şekil ve büyüklük bakımından ağaca benzeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Lat.

ağaç parkı

Örnek olabilecek çeşitli ağaçların ve bitkilerin bilimsel amaçlarla yetiştirildiği alan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A place in which a collection of rare trees and shrubs is cultivated for scientific or educational purposes. a facility where trees and shrubs are cultivated for exhibition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A botanical tree garden where trees are maintained for display purposes Arboretum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A landscaped space where trees, shrubs, and herbaceous plants are cultivated for scientific study, educational purposes, and to foster appreciation of plants.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A botanical collection of trees, that are normally for public viewing. a facility where trees and shrubs are cultivated for exhibition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arboretum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bilimsel amaçlarla ağaç yetiştirilen alan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milk and honey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. poyraza ait, kuzey rüzgarına ait; şimali, kuzey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Yunan mitolojisinde kuzey rüzgarı, poyrazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıkıntı, can sıkıntısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yerkabuğunda araştırmalar yapmak için açılan kuyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «burmak» tan). Hamurdan veya yufkadan yapılıp içine kıyma, peynir veya sebze vesaire konmakla tepside veya tavada pişen yemek çeşidi. Peynirli, kıymalı börek, suböreği, pufböreği, sigara böreği, tatarböreği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flaky pastry containing thin layers of cheese / minced meat. flan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Börek pişirip dükkânında veya sokakta satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Börek pişirip satan adamın sanatı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. delgi, matkap, burgu; meyva veya ağaç kurdu; beslenmek için diğer balıkların etine gömülen balık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Kuzeysel Taç takımyıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). forbear.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çöpleme, (bot). Helleborus. black hellebore kara çöpleme, karacaot, (bot). Helleborus niger. white hellebore akçöpleme, (bot). Veratrum album. helleborin (i). çöplemeden elde edilen zehirli bir madde. helleborism (i)., (tıb). bu maddeyi ilaç olarak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., mit. kuzey daglarının ötesinde ebedi ışık ve bolluk ülkesinde yaşadığı farzolunan bir top- lumun ferdi; s. bu ülkede yaşayanlara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), argo cümbüş, eğlenti, slang gırgır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) işçi, rençper.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blintz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puff pastry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. namlusu yivsiz, kaval (tüfek veya top).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ufak dümbelek; arkasız iskemle, tabure; elişi için kasnak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. rahat, kolay; tabii; işlenmemiş, çalışılmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ağaç kurdu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by