Bound ne demek? | Bound anlamı nedir? | Bound

Bound anlamı nedir?

Bound ne demek?

Bound anlamı nedir?

Bound | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bound

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sekmek, sıçrayarak gitmek, zıplamak, fırlamak; sektirmek, sıçratmak, zıplatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bağlı, kayıtlı; ciltli, ciltlenmiş; mecbur. bound to win mutlaka kazanacak. bound up in bağlı, düşkün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıçrayış, fırlayış zıplama, geri tepme. at a bound bir hamlede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen. çoğ. hudut, sınır, sınırlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hudutlamak, sınırlamak; kuşatmak; hudutlannı çizmek; hemhudut olmak, bitişik olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gitmeye hazır, hareket halinde. homeward bound memleketine doğru yola çıkmış veya çıkmak üzere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f).(gen). in ile çok olmak, bol olmak, mebzul olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hudut, sınır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mecbur, mecburiyet altında olan, zorunlu; mecburi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ing., k.dili terbiyesiz ve cibilliyetsiz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hudutsuz, sınırsız, sonsuz, engin, tükenmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). maddi; toprağa sıkıca bağlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). dar görüşlü, eski kafalı; derisi kemiğine yapısmış (hayvan).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eve doğru giden; vatana dönmekte olan, kendi limanına doğru seyreden (gemi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bayt. tırnağı sıkışmış, sakat tırnaklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. etrafı buz ile çevrilmiş (gemi); her tarafı donmuş (liman).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., den. limana giren, limana doğru yönelmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şehirden veya limandan dışarı giden (tren veya gemi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karton ciltli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) çarpıp geri sıçramak, geri tepmek; yansımak, yankılamak (ses).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) esneklik; geri tepme; yankı; (k.dili) hayal kırıklığından sonraki tepki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

yeni doğan çocuklarda görülen dokuların sertleşmesi hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kardan mahsur kalmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güneye yönelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fırtınadan gecikmiş; fırtınadan mahsur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. fazlasıyla bulunmak, pek çok miktarda bulunmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ciltsiz (kitap); kısıtlayıcı bağlardan kurtulmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hudutsuz, sınırsız, nihayetsiz; kontrolsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kötü hava şartlarından dolayı limanda mahsur kalmış (gemi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. batıya doğru giden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by