Bow ne demek? | Bow anlamı nedir? | Bow

Bow anlamı nedir?

Bow ne demek?

Bow anlamı nedir?

Bow | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bow

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. baş, pruva (gemi).bowman i. baş tarafta kürek çeken adam; filikada pruvacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. baş eğerek selamlama, reverans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. başını eğerek selamlamak, reverans yapmak; eğmek; başını eğdirmek; başını eğerek yol göstermek; ezmek. bow and scrape yaltaklanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. yay; okçu; kavis; gökkuşağı; boyunduruk; fiyonk; f., müz. yay ile çalmak. bow tie papyon kravat, kelebek kravat. bow window kavisli daire şeklinde iç kısmı enli pencere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yerinden kopmuş ve aşınmşş iri kaya parçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köpek havlaması; havlama taklidi; ç.dili köpek, havhav.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir eserden ahlaka aykırı olduğu düşünülen kısımları çıkarmak veya değiştirmek; ıslah etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bağırsak; gen. çoğç iç kısımlar; f. bağırsaklarını çıkarmak. bowel movement dışkı çıkarma; dışkıç

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. etrafına kameriye yapmak; ihata etmek, kuşatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

iç Euchre'' denilen iskambil oyununda bacak;(şiir) bahçe köşkü, kameriye, kulübe; den. pruvada iki lenger çapadan biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. çiftlik; sayfiye evi. the Bowery New York şehrinde bulunan, eskiden adi eğlence yerleri ve otellerle dolu olan uzun ve geniş bir cadde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

uzun ve eğri av bıçağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kase, çukur kap; tas, leğen; tahta top; birkaç tip top oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir çeşit top oyunu oynamak; top gibi yuvarlamak; top atmak. bowl over vurup devirmek; şaşırtmak, şaşkına çevirmek. be bowled over hayretten donup kalmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çarpık bacaklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bowling oyununda topu atan kimse. bowler hat melon şapka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. borina; bir çeşit düğüm, barço bağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ağır topla oynanan bir oyun. bowling alley bu oyuna mahsus dar yol. bowling green bu oyunun oynandığı yeşil saha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. okçu, ok atan kimse; yay çeken kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ok menzili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. cıvadra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kiriş; f. iple boğarak öldürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. okçu, ok yapan veya satan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tatar yayı, arbalet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (ed, led, ing, ling) bağırsaklarını çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dirsek; dirsek şekli. elbow grease k.dili alın teri, emek. at his elbow yanı başında, elinin altında. out at the elbows fakir, kılıksız, pejmürde, perişan. rub elbows with (tanınmış kimselerle) vakit geçirmek. up to the elbows çok meşgul, işi baş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. dirsekle itmek veya vurmak; ite kaka yol açmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rahatça hareket edilebilecek yer, geniş yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ağaçlık veya kameriye gibi gölgeli bir yere koymak, muhafaza etmek gizlemek, gölgelemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uzun yay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öküz boyunduruğundan boynun altına gelen U şeklinde parça; A.B.D. Irmağın U şeklindeki dönemeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gökkuşağı, yağmurkuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, alkım rainbow. chaser hayal peşinde koşan kimse. rainbow trout çelikbaş alabalık, zool. Salma irideus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eyer kaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su serpintisi içinde görülen gökkuşağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eğilmemiş, baş eğmemiş, boyun eğmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. keman yayının ileri sürülmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. orman asması, bot. Clematis virginiana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lavabo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by