Bozma ne demek? | Bozma anlamı nedir? | Bozma

Bozma anlamı nedir?

Bozma ne demek?

Bozma anlamı nedir?

Bozma | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bozma

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bozmak işi, Ar. ifsâd, ihlâl, fesh. 2. Bozulup bir halden diğer hale geçme. Bozum olmak = Beklenmeyen ters bir cevap alarak mahcup olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defilement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cancellation. corruption. dissolution. frustration. rape. spoiling. quashing. made out of. reconstructed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoiling. ruining. cassation. abrogation. quashing. made out of. adapted from. annulment. breach. cancellation. deletion. garble. infringement. violation. vitiating. vitiation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

debauch. spoil. taint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Özellikle güzel sanatlarda, fotoğrafta ve dansta; verilerini doğadan alan ve belirli normların ya da normal (olağan) biçimlerin bulunduğu kabul edilen görüntülerde biçimi abartarak sunma, « normal» in göstergelerini tümüyle yok etmeden değiştirme. Biçim bozmada amaç, daha güçlü bir etki yaratmak ya da güçlü bir anlatım sağlamaktır. Dışavurumculuk ya da Gotik sanat gibi duygu ve anlatımın vurgulandığı, izleyiciyle iletişimin etkili olmasının amaçlandığı sanat türlerinde biçim bozma yoğun olarak kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deform. disfigure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tamirci, eskici, meremetci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Beynin dış, omuriliğin iç tabakası. Bozmadde, sinir hücrelerinden meydana gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Düzgünlüğünü izale etmek, başka hâle sokmak: Odayı düzeltmiştim, kim bozdu? 2. Harap ve vîran etmek: Bahçenin duvarını bozmuşlar. 3. Muattal ve battal etmek, işlemez bir hâle getirmek: Saatini kim bozdu? 4. İzâle, fesh ve lağvetmek: O usûlü bozdular. 5. ifsad, ihlâl etmek: Terbiyesiz adamlarla görüşmesi ahlâkını bozdu, yağmur yolları bozmuş. 6. Dokunmak, zarar etmek: Ham meyveler sıhhati bozar, şeker mideyi bozar. 7. Geri almak, nakzetmek: Yeminini, pazarlığı bozdu. 8. Mağlûp ve münhezim etmek: Düşmanın bir tümenini bozdu. 9. Beklenmeyen bir ters cevapla mahcup etmek: Herkesin önünde adamı bozmak iyi bir şey değildir. 10. Çıldırmak. 11. Çıldıracak surette bir şeyin üzerine düşmek: Bu adam atıyla bozacaktır. Abdest bozmak = Defi hâcet etmek. Ağız bozmak = Sövmek, küfretmek. İstifini bozmak = Kımıldamak, rahatını ihlâl etmek. Oruç bozmak = iftar etmek. Bağ bozmak = Üzümleri toplamak. Tarla bozmak = Açmak, işlemek. Latifey», şakaya bozmak = Ciddî olarak başlanmış bir sözü lâtifeye çevirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gum up. undo. break. unmake. break down. upset. put out of action. vitiate. damage. whittle away. disorder. whittle down. disrupt. whittle off. adulterate. discomfit. ruin. spoil. corrupt. violate. wreck. cash. change. exchange. put to shame. disappo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abash. addle. annul. attack. bastardize. bedevil. blight. break. bungle. cancel. contaminate. cripple. decay. decompose. disarrange. discolour. disorder. disrupt. disturb. embarrass. frustrate. humiliate. infringe. mar. mutilate. oversimplify. perish. per

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to spoil. to put out of running order. to destroy. to ruin. to demolish. to disassemble. to undo. to take to pieces. to violate. to deflower. to rape. to close. to disband. to change for the worse. to be overly obsesse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by