Bud ne demek? | Bud anlamı nedir? | Bud

Bud anlamı nedir?

Bud ne demek?

Bud anlamı nedir?

Bud | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: bud

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. eb’ad). Uzaklık, uzak olma; yakın, kurb zıddı: On fersah bûdunda. Bud-ı mesafe = Mesafe ve aralık uzaklığı (bûd ü mesafe dememeli).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Varlık, vücut.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ayrılma, uzaklaşma, vazgeçme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بود] varlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. tomurcuk, konca, sürgün; gelişmemiş, olgunlaşmamış sey veya kimse; f. sürmek, tomurcuklanmak, konca vermek; gelişme çağında olmak; tomurcuklandırmak; bahç. aşı yapmak, aşılamak. nip in the bud bir şeyin daha başlamadan önünü kesmek, gelişmesine eng

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ABD, k.dili lan, ulan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بعد] uzaklık. 2.boyut.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Temiz, tanınmış soydan gelen

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(BİHBUD) (i. F. bih = iyi, bûden = olmak). İyilik, sağlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بهبود] sağlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İyi, sağ, sağlam, sıhhî vücut. (bk.) Behbûd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). İyi, sağ, sağlam, sıhhî vücut. (bk.) Behbûd.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بهبود] sağlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cut back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Aslı budakcık). Küçük budak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı buğdak). 1. ince ve küçük dal. Ar. gusn, Fars. şâh. 2. Ağaçta ve tahtada budak eseri, gözü, düğüm. Budak özü = Taze sürgün. Dişbudak — Bir cins orman ağacı, lisanülesafir. Gözünü budaktan esirgememek — Tehlikeye karşı koşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knot. knob. shoot. knag. knar. snag. knurl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knot. snag. knurl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Ağacın dal olacak sürgünü. 2.Dal. 3.Dalın gövde içindeki sert bölümü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Budaklar sürmek, dallar peyda etmek, dallanmak: Ağaç budaklandı. 2. Çatellaşıp zorlaşmak, pürüzlenmek: İş budaklandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Dal ve budağı olan (ağaç). 2. Budak yerleri ve düğümleri olan (tahta ve kereste). 3. Teferruat ve müşkülâtı çok olan: Dallı, budaklı iş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gnarled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gnarled. knotty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Budakları olmayan (ağaç). 2. Budak yerleri ve ukdeleri olmayan düz (tahta ve kereste)

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ahmak, akıllı olmayan, kafasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (A. «bedii» in cem’i olan budalâ» dan ki abdâl ile aynı mânâdadır). Akılsız, ahmak, bön, ebleh. Para budalası = Paradan başka bir şey düşünmeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fool. dullish. barren. chumpish. clownish. doltish. dreary. sappy. zany. fool. chucklehead. clod. jackass. juggins. noddy. noodle. prune. simple simon. soft. twit. zany.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boob. daft. dim. dope. dopey. fool. silly. sucker. twit. stupid. birdbrained. blockheaded. dumb. mad on. silly about. idiot. gull. half-wit. ass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fool. clod. clueless. dopey. goofy. imbecile. inane. kooky. muggins. nitwit. sappy. silly. simple. simpleton. stupid. thick. touch in the brain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ahmakça, eblehçe: Budalaca bir harekette bulundu. 2. Az ahmak, ahmağa benzer, pek akıllı olmayan: Budalaca bir adamdır. Ahmahça, ahmahlıkla, eblehlikle: Budalaca hareket ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloddish. foolish. preposterous. senseless. witless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ahmaklık. Ar. hamâkat, belâhat: Onun budalalığı Aşikârdır. Bir budalalık etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

folly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foolishness. stupidy. madness. idiocy. imbecility. jig. stupidity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to behave foolishly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pruning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (aslı: Buğdamak), (ağaç ve bağın). Fazla budaklarını kesmek veya budaklarını kısaltmak: Ağaç, bağ budamak. mec. Asma budamak = Boş lâkırdı söylemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prune. trim. to prune. to trim. to lop. to cut sth back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to prune. to trim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Budakları kesilmek: Bu bağ daha budanmamıştır. mec. Bir işe itina ile sarılmak, ehemmiyetle girişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Budayıcının kestiği ağaç ve bağ budakları, kesilmiş budakların tamamı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Budapeşte.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Ağaçların veya asma ve bağın budaklarını kestirmek. 2. Kestirmek, kısaltmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağaç ve bağların budaklarını kesmek sanatiyle geçinen adam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Buda, Hindistan'da mabut olarak kabul edilen din ögretmeni. Buddhism i. Budizm, Buda dini. Buddhist Budist, Buda dinine inanan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili arkadaş, ahbap, kafadar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kımıldamak, hareket etmek; kımıldatmak, hareket ettirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muhabbetkuşu, zool. Melopsittacus undulatus; kıs. budgie

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. bütçe, stok; f. bütçe yapmak, bütçenin ayrıntılarıyla ilgilenmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buddhist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

budhist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Buda tarafından kurulan ve Uzak Doğu ülkelerinde yaygın bulunan bir din.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buddhism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

budhismus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ard ayakları kısa ve uzun boylu bir cins sırtlan. Bodur, küçük, (bk.) Bıdık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tribe. people kavim. nation ulus. millet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

people. nation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Halk, kavim, ahali.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Budun).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kubbe, kümbet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Zeytingillerden, kerestesi sert bir ağaç (fraxinus excelsior).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ashen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ash tree.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(fraxinus excelsior): Zeytingillerden sert keresteli bir ağaçtır. Boyu 30 metre kadardır. Yaprakları 9-13 parçalı bir dantela görünümündedir. İlkbahar ve yaz aylarında kabuğu ve yaprakları toplanıp kurutulur. Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür, vücuda kuvvet verir. Anne sütünü artırır. Romatizma ve nikris ağrılarını keser. Kabızlığı giderir. (kabuğu ise kabızlık yapar, ishali keser) idrar söktürüp, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Mobilyacılıkta da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aklı kapılmış, aklı başından gitmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir köfte cinsi. bk. Kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

meat and rice croquettes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). t. Kalıp, biçim, şekil. 2. Beden, kafes.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mavi, gök renginde Çeşm-i kebûd = Mavi göz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کبود] mavi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mâvi, gök renkli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Mavilik. 2. Mâvi renkli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (lâ = menfilik edatı, büd = ayrılma). 1. Terki mümkün olmayan, lâzım, elzem, zarurî: Bugün gitmemiz lâbüddür; sizin hazır bulunmanız lâbüddür. 2. Ar. Elbette, çaresiz, mutlaka: Siz lâbüd gelmelisiniz; yemeğinde lâbüd meyve bulunacaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (belki yukarıdaki Arapça kelimeden). Saz anahtarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «ibâdet» ten İmef.). 1. İbadet olunan ve ibadete lâyık olan Tanrı: Yâ MAbûd! 2. Çoktanrılı din mensuplarının ibadet ettikleri putlar: Eski Yunanlılar’ın çeşitli mâbudları vardı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معبود] ibadet edilen,

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ibâdet» ten imef.). Çoktanrılı dinlerde dişi mâbûd, tanrıça: Eski Yunanlılar’ca Venüs gezegeni aşk mâbûdesi sayılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goddess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Mevcut olmayan, yok olan, bulunmaz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ نابود] yok. 2.yokluk. 3.perişan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Birlik içinde olan. Dürüst soya mensup.

İsimler ve Anlamları by

Yabancı Kelime

İng. ombudsman

huk. kamu denetçisi

Parlamento tarafından görevlendirilen, vatandaşları resmî makamların keyfî ve yasa dışı davranışlarına karşı korumakla görevli kişi veya kurum.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. halkın şikâyetlerini takip eden memur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) erguvan, boynuz ağacı, (bot.) Cercis siliquastrum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gül koncası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «abdaden). İbâdet etme, tapma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kulluk, kölelik. 2. Mensûb olma, kul olma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عبودیت] kulluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

dünyevi etkilerden sıyrılarak aydınlığa kavuşmayı amaçlayan bir çeşit Budizm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by