Buleri Hal | Buleri Hal ne demek? | Buleri Hal anlamı nedir?

Buleri Hal | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: buleri hal

Türkçe Sözlük

(HALL) (I ince) (i. A.). Sirke.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahvâl). 1. Annenin erkek kardeşi, dayı (mü. hâle, T. teyze). 2. Vücutta ve bilhassa yüzde görülen siyah benek, ben.

Türkçe Sözlük

(HALL) (I ince) (i. A.). 1. Çözme, akd (bağlama) mukabili: Düğümü halletmek. 2. Karışık veya müşkül bir meseleyi çözme, düzeltme, karar ve neticelendirme: Bir cebir problemini halletti; dâvamızı kim halledecektir? 3. Şüphe ve tereddüde yer bırakmayacak surette izah etme, anlatma: Bir muammanın halli. 4. Eritme, Ar. izâbe (bu mânâ ile «tahlil» kelimesini kullanmak daha doğrudur). 5. (kimya). Bir cismi kimya usulleriyle, mürekkep olduğu maddelere ayırarak terkibini bozma, analiz (bunun da doğrusu «tahlil» dir). Hail ü akd = idare: Hail ü akd-i umûr (işlerin idaresi). Hail ü fasi = Tefsir, açıklama, çözüm: Dâvayı hail ü fasi etti.

Türkçe Sözlük

(HAL) (I ince) (i. A.) (c. ahvâl). 1. Oluş, bulunuş, Ar. suret, hey’et, keyfiyet: Ne haldesiniz? Kendisini fena bir halde gördüm; onun hâlini göz önüne getirin; o vakitki hâliyle şimdiki hâli arasında çok fark vardır. 2. Şimdiki zaman, mazi (geçmiş) ile istikbal (gelecek) arası: İstikbali hâle feda etmemeli. 3. Mecal, kuvvet, tâkat: Hâlim kalmadı; zavallının ayakta duracak hâli yoktur. 4. Müşkülât, sıkıntı; dert: Bu işi görünceye kadar başıma hal geldi. 5. Tasavvuf ve tarikat mensuplarının geçici olarak eriştikleri cezbe: Vecd ü hâl sahibi. 6. Dert, keder, elem: Herkesin hâlini bir Allah bilir. 7. (Türkçe gramerde): İsmin halleri. 8. (gene Türkçe gramerde) Fiilde bugünkü zaman (hâl-i hâzır) kipi (sigası): Geliyor, gidiyor gibi. Ehl-i hal = Vecd-ü hal sahibi, gönül adamı. Hâl-Aşinâ, halden anlar = İhtiyaç sahiplerinin hâline acıyan kendilerine yardım eden adam. O halde = O takdirde, öyle olursa Behemehal = Her nasıl olsa, mutlaka. Halbuki = Şu kadar var ki, öyle iken: Hanım dışarı çıkmayı istiyor halbuki doktor daha müsaade etmiyor. Hal böyle iken = Böyle olduğu halde. Beyân-ı hâl = İnsanın bulunduğu hal ve durumu ifade etmesi, Osm. ifâde-i merâm, arz-ı hâcet. Derhal = O anda, hemen. Sia-i hâl = Refah. Şimdiki halde = Bugünkü günde, Ar. elyevm. Hal sormak = Birinin nasıl olduğunu anlamak istemek, hatır sormak. Arz-ı hâl = 1. Hâlini arz ve ifade etme. 2. Bir iş için resmî bir yere sunulan istida veya bir kimseye verilen istek mektubu (bu ikinci mânâ ile bitişik olarak «arzıhal» yazılır, (bk.) Arzıhal). Alâhâle = Kendi hâlinde, bulunduğu halde. Alâ-külli-hâl = Her halde, her nasıl olsa. Filhâl = Ansızın. Kendi hâlinde = Görevi dışında işlere karışmaz, sâkin ve uslu adam. Lisân-ı hâl ile = Dil ile söylemediği halde hâli söyler gibi olma. Ne hâl ise, her ne hâl ise — Her ne suretle oldu ise. Herhalde = Her nasıl olsa. «Halde» tâbiri bir fiile eklenirse: 1. Şart ve takdir ifade eder: O, geldiği halde biz de gideriz. 2. Uyuşmazlık ve zıt olma durumu gösterir: Onlar bizi dâvet ettikleri halde biz mukabele etmedik.

Türkçe Sözlük

(HAL’) (I ince) (i. A.). 1. Çıkarmak, azletmek, ihraç etmek, mevkiinden atmak, bilhassa hükümdarı tahttan indirmek: II. Abdülhamid 1909’da hal’ edildi. 2. Karısını boşamak, çocuğu evlâtlıktan çıkarmak.

Türkçe Sözlük

(I ince) (i. A.) (mü. hâliye) (aslı: halî). Şimdiki, hâzır hâl = Bu sene. Mâh-ı hâl = Bu ay. Sene-i hâliye = Bu sene.

Türkçe Sözlük

(I ince) (i. Saksonca). Kapalı toptancı pazar yeri: Sebze ve meyve hali.

Türkçe - İngilizce Sözlük

circs. state. condition. situation. status. aspect. demeanor. demeanour. estate. event. face. fettle. lay. plight. posture. repair. set. sight. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük

case. condition. footing. occasion. order. position. situation. state. status. temper. markethouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük

state. condition. state of affairs. circumstances. attitude. the present time. strength. energy. case. covered wholesale food market. affair. aspect. bearing. circumstance. demeanour. fettle. frame. juncture. market hall. covered market. mode. occa.

Türkçe - İngilizce Sözlük

An acronym for hardware abstraction layer, a Windows NT DLL that links specific computer hardware implementations with the Windows NT kernel Windows NT 4 0 includes HALs for 80x86, Alpha, MIPS, and PowerPC hardware platforms.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hardware Abstraction Layer. - firmware which provides a semi-or fully standardized interface between an SOC and code designed to exercise the SOC This code forms a layer between the hardware and software, allowing any software which uses a HAL to be more

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hardware Abstraction Layer Used to provide a generic interface to the hardware and 'hide' hardware-specific functions.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hardware Abstraction Layer An executive component in Windows NT and later operating systems that provides support that is specific to a particular hardware platform HAL provides support for the Kernel, I/O Manager, kernel-mode debuggers, and device driver

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hardware Adaptation Layer.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Holland America Line.

Türkçe - İngilizce Sözlük

Hardware Abstraction Layer Windows NT Software layer linking hardware to the Windows NT kernel. nIII: voice; tune. enables Windows NT to work with different types of hardware.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حال] hal, durum. 2.şimdiki durum, şimdiki zaman.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خال] dayı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خال] ben. 2.benek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خلع] tahttan indirme. hal’edilmek tahttan indirilmek. hal’etmek tahttan indirmek.