Burs ne demek? | Burs anlamı nedir? | Burs

Burs anlamı nedir?

Burs ne demek?

Burs anlamı nedir?

Burs | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: burs

Türkçe Sözlük

(i. L. Y). Belirli bir müddet için yapılan muntazam para yardımı. Daha çok öğrencilere yapılan aylık para yardımları «burs» diye anılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scholarship. bursary. grant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bursar. grant. scholarship. bursary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scholarship. study grant. fellowship. schol. stipend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bursa city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any sac or saclike cavity; especially, one of the synovial sacs, or small spaces, often lined with synovial membrane, interposed between tendons and bony prominences. a small fluid-filled sac located between movable parts of the body especially at joints

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a sac filled with fluid located between a bone and a tendon or muscle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small serous sac between a tendon and a bone. fluid-filled sac that allows smooth motion of muscles or tendons over a bone or joint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid-containing sac near or involving a joint or bony prominence that reduces friction between a tendon and a bone, or between a bone and skin during movement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid-filled sac that is located in areas where friction is likely to occur, then minimizes the friction; for example between a tendon and bone Capsule - An enclosing structure which surrounds the joint and contains ligaments which stabilize that joint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid filled sac, usually located at areas of friction e g between tendon and bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A closed fluid-filled sac that functions as a gliding surface to reduce friction between tissues of the body The major bursae are located adjacent to the tendons near the large joints, such as the shoulders, elbows, hips, and knees. - a fluid-filled sac t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid-filled sac that is located in areas where friction is likely to occur, then minimizes the friction; for example between a tendon and a bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Bursa is a fluid filled sac that is located in and around the joints It is the lubricant that allows joints to move freely. fluid-filled sac, usually located at areas of friction such as between a tendon and bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A bursa is a fluid filled sac that acts as a cushion between tendons, bones, and skin Like the joint, the bursa is lined by synovium and contains synovial fluid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid-filled sac They are found between tissue planes where shearing forces may act - e g at the knee and elbow They are lined by synovium and contain synovial fluid - like the joint Bursitis occurs when they are inflamed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fibrous sac that contains fluid The bursa acts as a cushion that allows tendons to move smoothly over the bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Lateral circular extensions present at the posterior end of males of some nematodes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pouch or sac. a city in northwestern Turkey. a small fluid-filled sac located between movable parts of the body especially at joints.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. kese, bursan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muhasebeci, veznedar (özellikle bir yüksek okulda).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. manastır veznedarlığı; iskoç bir kolej tarafından verilen burs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. bursan iltihaplanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

receiving a scholarship. bursar. scholar. scholarship student.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. patlama, çatlama, ileri atılma; mermi atılması; bir el silah atımında yapılan atış; açılma; göz önüne serilme; f. yarılmak, ayrılmak, ileri fırlamak; boşanmak (göz yaşı, kahkaha); had safhaya gelmek; gözle görülür hale gelmek; patlatmak, birdenbire

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Burst modu, bir tampon bellek kullanarak çekimler arasındaki veri iletimini geçici olarak hızlandırır. Arka arkaya görüntüler, fotoğraf makinesinin her birini kaydetmesini beklemeye gerek olmadan hızlı biçimde kaydedilebilir. Bu özellikle spor, hareket ve vahşi yaşam fotoğraflarında olduğu kadar, hayatta bir kez karşılaşılabilecek görüntülerin çekilmesinde de kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tediye etmek, ödemek, kasadan para vermek; harcamak; para dağıtmak; israf etmek. disbursement (i). tediye, ödeme; harcama; ödenen meblâğ; harcanan para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Multi Burst, dijital fotoğraf makinesinin otomatik olarak 16 fotoğraf çekmesini ve bunu bir JPEG dosyası olarak kaydetmesini sağlar. Bu fotoğrafları, fotoğraf makinesinde 0,8 saniyelik aralıklarla veya PC ekranında 16 görüntülü bir kurgu halinde izleyebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Diğeri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. birdenbire patlayış, patlak verme; feveran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. remboursement

tic. geri ödeme

Alınan bir borcun ödenmesi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sarfolunmuş parayı tediye etmek, parasını geri vermek. reimbursement i. ödeme, masrafını iade.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. genellikle bulutlar arasından yayılan şiddetli güneş ışığı; güneş şeklindeki mücevherat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by