But ne demek? | But anlamı nedir? | But

But anlamı nedir?

But ne demek?

But anlamı nedir?

But | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime:

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bacağın yukarısı, kalın tarafı Ar fahz, Fars. rârı: Bir koyun budu. Eti ne budu ne? But kebabı 2. Yağ sız lop et: But kebabı. Kadınbudu = Kıyma ve yumurta ile yapılan bir nevi yemek; güvercin budu dahi denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (Halk ağzında: Put). Çoktanrılı dinlerde ibâdet edilen, tapılan resim veya heykel. Ar. sanem. mec. 1. Dilber, pek güzel şahıs: Put kadar güzel. 2. Lâkırdı bilmez, tavır ve edadan mahrum olarak cansız put gibi duran adam. (bk.) Put.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buttock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buttock. haunch. rump. thigh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Except with; unless with; without.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Except; besides; save.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Excepting or excluding the fact that; save that; were it not that; unless; elliptical, for but that.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Otherwise than that; that not; commonly, after a negative, with that.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Only; solely; merely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

On the contrary; on the other hand; only; yet; still; however; nevertheless; more; further; as connective of sentences or clauses of a sentence, in a sense more or less exceptive or adversative; as, the House of Representatives passed the bill, but the Se

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The outer apartment or kitchen of a two-roomed house; opposed to ben, the inner room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A limit; a boundary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The end; esp. the larger or thicker end, or the blunt, in distinction from the sharp, end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See 1st Butt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Butt, v., and Abut, v.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A limit; a bound; a goal; the extreme bound; the end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The thicker end of anything.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See But.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mark to be shot at; a target.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person at whom ridicule, jest, or contempt is directed; as, the butt of the company.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A push, thrust, or sudden blow, given by the head of an animal; as, the butt of a ram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A thrust in fencing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A piece of land left unplowed at the end of a field.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A joint where the ends of two objects come squarely together without scarfing or chamfering; also called butt joint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The end of a connecting rod or other like piece, to which the boxing is attached by the strap, cotter, and gib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The portion of a half-coupling fastened to the end of a hose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The joint where two planks in a strake meet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A kind of hinge used in hanging doors, etc.; so named because fastened on the edge of the door, which butts against the casing, instead of on its face, like the strap hinge; also called butt hinge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The thickest and stoutest part of tanned oxhides, used for soles of boots, harness, trunks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The hut or shelter of the person who attends to the targets in rifle practice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rump. thigh. ham.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

and nothing more; 'I was merely asking'; 'it is simply a matter of time'; 'just a scratch'; 'he was only a child'; 'hopes that last but a moment'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

She welcomed both faculty and staff She welcomed faculty, staff, and students She welcomed faculty, as well as staff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Butterfish. ale [AH-lih] A very useful word One I didn't learn until fairly recently This sentence no verb Date of entry: 9 May 2000. , if a person does NOT have perception then they are only using these Aroma techniques in the physical dimension, not the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(edat), (bağlaç), z. -den gayri, -den hariç; (bağlaç) fakat, ama, lakin, ancak, halbuki, ki; z. sadece, yalnız. No if s or buts! itiraz yok! all but -den gayri az kalsın. but for saye sinde, olmasaydı. but what ki, gene de,rağmen. There was never a new p

İngilizce - Türkçe Sözlük by