Bütçe Yılı ne demek? | Bütçe Yılı anlamı nedir? | Bütçe Yılı

Bütçe Yılı anlamı nedir?

Bütçe Yılı ne demek?

Bütçe Yılı anlamı nedir?

Bütçe Yılı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: butce yili

Türkçe - İngilizce Sözlük

budget year. budgetary year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

family budget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lunar year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sales outlet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

. being the holder of a franchise. franchise. the territory in which a franchiser has the right to sell a company's product. franchiser's place of business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dealership. distributorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fransızca: Budget). Çanta. Bir senelik gelir ve giderlerin dengesi: Türkiye’ nin 1969 senesi bütçesi. Bütçe açığı = Gelirlerin giderlere denk olmayışıyle karşılıksız kalan masraf miktarı. Bütçe açığını kapamak: Bu açığa karşılık bulmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

budget. supply. income. the estimates.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

budget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

budget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficit. budgetary deficit. budget deficit. deficit in budget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

balance of the budget. budget equilibrium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

budget year. budgetary year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

budgeting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dayı akrabalığı. 2. Babayiğitlik, ağalık ve kahramanlık, yiğitlik. 3. Kabadayılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being an uncle. the use of influence. bullying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu tür dijital ses filtreleri, belirli bir müzik stiline ya da kullanıcının tercihine uyması için iki tür filtre eğrisinden birinin seçilmesine olanak tanır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Benlik ve gururla karışık cahillik ve bayağılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stupidity. idiocy. cock n.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government budget. master budget. general budget. overall budget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerable. respectable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considerable. respectable. some.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

administrative budget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. İyi olan şeyin hâli, hoşluk. 2. Hayır, menfaat, fayda: Bunda bir iyilik var ki... 3. Lutuf, kerem, ihsân, muavenet, yardım: Bana bir iyilik etmek ister misin? Kendisine büyük bir iyilik etti; çok iyiliği dokundu. 4. Sıhhat, Afiyet: Hasta iyiliğe yüz tuttu; Allah iyilik versin. 5. İyi muamele, yavaşlık, yumuşaklık: İyilikle kandırmalı; iyilikle söylerseniz kabul eder. İyilik bilir = Müteşekkir, minnettar, iyilik gördüğünü unutmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

favor. favour. goodness. kindness. beneficence. kindliness. loving-kindness. well-being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auspices. benefaction. blessing. boon. favour. goodness. kindness. favor. good health. benefit. advantage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goodness. kindness. favour. good deed. good health. benefit. advantage. benefaction. boon. well being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefactor. beneficent. patronizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to do sb a kindness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

who does not forget a kindness done him.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Başkalarının iyiliğini isteyen, başkalarına iyilik etmesini seven, Fars. hayr-hâh, hayr-perver, hayırsever İYİMSER

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benefactor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kindly. sofly. in a friendly way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolent. bighearted. kind. beneficent. humane. humanitarian. philanthropic. philanthropical. benefactor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charitable. good. benevolent. philanthropic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

benevolence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kabadayıca davranış, kabadayı olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bullying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bravado.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act with bravado. bluster. bully. hector. swagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annexed budget. supplementary budget. subsidiary budget (the budget of a state enterprise , the expenses of which.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consolidated budget.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Duvara dayanmış bir merdiven görürseniz altından geçmeyin, etrafından dolanın. Çünkü o merdivenin tepesinde ya bir tamirci, ya bir boyacı ya da camları silen biri olabilir. Yani başınıza bir çekiç, su kovası, boya kutusu, hatta bir adamın düşme olasılığı yüksektir. Merdiven altından geçmenin uğursuzluk getireceği inancı gerçekten batıl inançlar içinde en azından bir işe yarayan tek inançtır. Ancak inancın kökeninde pratikteki faydası ile ilgili olmayan farklı şeyler yatmaktadır.

Duvara dayanan bir merdiven, duvar ile arasında bir üçgen oluşturur. Bu, bir çok kültürde tanrıların kutsal üçgeni olarak bilinir. Örneğin piramitlerin kenarlarının üçgen olması da bu inanca dayanır. Bir üçgenin içinden geçmek de, bir kutsal yere meydan okumak anlamına gelebilir.

Eski Mısırlılar için zaten merdivenin kendisi iyi şansın sembolü idi. Merdiven olmasaydı, Güneş Tanrısı Osiris’i karanlıkların ruhundaki hapis hayatından kurtarmak mümkün olamayacaktı. Ayrıca merdiven tanrıların katına tırmanmak için de şekilsel bir semboldü. Günümüzde açılan bu antik mezarlarda ölünün cennete tırmanması için yanma konulmuş bulunan merdivenlere rastlanmaktadır.

Asırlar sonra birçok batıl inançta olduğu gibi Hıristiyanlık bu inancı da Hz. İsa’nın ölüm şekline adapte etti. Çarmıha dayalı merdiven kötülüğün, hıyanetin ve ölümün sembolü oldu. İnsanlar, merdivenin altından geçmekle bütün bu kötü geleceklerle karşılaşabileceklerine inandırıldılar.

17. yüzyılda İngiltere ve Fransa’da suçlular darağacına götürülmeden önce bir merdivenin altından geçiriliyorlardı. Tabii yanında olanlar merdivenin etrafından dolanıyordu.

Değişik kültürler bu uğursuzluğa karşı bazı panzehirler geliştirdiler. Mesela bir merdivenin altından yanlışlıkla veya zorda kalarak geçen kişiler için Romalıların panzehiri yumruktu. O kişiler orta yani en uzun parmaklarını gerip diğer parmaklarını yumruk gibi yaparlar ve geçtikten sonra merdivene doğru sallarlardı. Bizde, Türkiye’de böyle bir adet yoktur ama Amerikan filmlerinde karşısındakine bu hareketi yaparak küfür veya hakaret edildiği sıkça görülür. Bunun kökeni de işte bu Roma panzehiridir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academic year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

academic year.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sayılmış: Benim kitaplarım sayılıdır. 2. Belirli: Sayılı gün. 3. Bilinen, meşhur: Sayılı şâirlerdendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numbered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

counted. numbered. marked. limited in number. special. important.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

numbered. counted. one of the few.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yapışkan, bulaşan. 2. İnsana yapışan, tâciz eden: Yılışık bir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yapışkanlık, bulaşıklık. 2. Sırıtkanlık, sırnaşıklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılışıkça davranış, yılışık olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gevşeyip yanaşmak, gülüp sırıtmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Soğuk bir tavırla sırıtıp yüze gülmek, yılışmak.

Türkçe Sözlük by