Buz Pateni ne demek? | Buz Pateni anlamı nedir? | Buz Pateni

Buz Pateni anlamı nedir?

Buz Pateni ne demek?

Buz Pateni anlamı nedir?

Buz Pateni | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: buz pateni

Türkçe - İngilizce Sözlük

skate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.a.i.) (Erkek İsmi) - Altın suyu. Altın suyu gibi parlak ve görkemli. Yahut Ebu Zer (el-Gıfarî) isminin fonetik değişikliğe uğramış şekli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Din yolunda çabuk, hızlı giden

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Buzun erimesi için sadece sıcaklık değil basınç da önemlidir.

Dağlardaki buzulların sık sık kayma nedenleri de budur. Buzulun muazzam ağırlığının yarattığı basınç en alt tabakaların erimesine, orada kaygan bir su tabakası oluşmasına neden olur.

Genellikle yemeklerde içkiye veya suya atılmak için buz küpçükleri bir kap içersinde getirilir. Bir süre sonra bir tanesini almak istediğimizde, bir kaçı birbirlerine yapışmış olarak gelirler, bunları birbirlerinden ayırmak da hayli zor olur.

Bir kabın içinde veya bardakta bulunan buzlar üst üste yığıldıklarında her biri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktadaki çok küçük bir kısım erir. Buradan hareket eden su çok az yanda bu iki buz küpçüğünün birbirine en yakın olduğu noktada tekrar donar, iki küpçük arasında sanki kaynak yapılmış gibi çok güçlü bir bağ oluşturur. Artık ikisi tek bir parça gibi olduklarından bu noktadan tekrar erimeleri de mümkün değildir.

Bir buz küpünü buzluktan doğrudan elimizle almaya kalkıştığımızda da elimize yapışır. Bu nedenle buzlukta suyu dondurmada kullanılan kapların çoğu plastiktir. Peki elimizi veya dilimizi bir buz parçasına veya çok soğuk bir metal yüzeye değdirince niçin yapışıp kalıyor?

Bunun nedeni parmaklarımızın ve dilimizin ucunda daima çok ince bir nem tabakasının olmasıdır. Bu tabaka çok soğuk bir cisimle temas ettiğinde anında donar. Örneğin çok soğuk, sıfırın altındaki bir sıcaklıkta bir bayrak direğine dilinizle dokunursanız, metaller çok iyi iletken olduklarından direk hemen üzerindeki ısıyı dilin üzerindeki nem tabakasına yansıtır, dilin üzerindeki bu nem tabakasının donmasına sebep olur. Artık direk ile dilin arasında her iki yüzeye de yapışmış buzdan bir bağ vardır.

Sonuç olarak çok soğuk havalarda dilinizle metal yüzeylere dokunmayın. Belki dilinizi çekerek kurtarabilirsiniz ama bir daha ömür boyu yediklerinizden tat alamazsınız.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Buzun erimesi için sadece sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların sık sık kayma nedenleri de budur. Buzulun muazzam ağırlığının yarattığı basınç en alt tabakaların erimesine, orada kaygan bir su tabakası oluşmasına neden olur.

Genellikle yemeklerde içkiye veya suya atılmak için bu küpçükler bir kap içersinde getirilir. Bir süre sonra bir tanesini almak istediğimizde, bir kaçı birbirlerine yapışmış olarak gelirler, bunları birbirlerinden ayırmak da hayli zor olur.

Bir kabın içinde veya bardakta bulunan bazlar üst üste yığıldıklarında her biri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktadaki çok küçük bir kısım erir. Buradan hareket eden su çok az yanda bu iki buz küpçüğünün birbirine en yakın olduğu noktada tekrar donar, iki küpçük arasında sanki kaynak yapılmış gibi çok güçlü bir bağ oluşturur. Artık ikisi tek bir parça gibi olduklarından bu noktadan tekrar erimeleri de mümkün değildir.

Bir buz küpünü buzluktan doğrudan elimizle almaya kalkıştığımızda da elimize yapışır. Bu nedenle buzlukta suyu dondurmada kullanılan kapların çoğu plastiktir. Peki elimizi veya dilimizi bir buz parçasına veya çok soğuk bir metal yüzeye değdirince niçin yapışıp kalıyor?

Bunun nedeni parmaklarımızın ve dilimizin ucunda daima çok ince bir nem tabakasının olmasıdır. Bu tabaka çok soğuk bir cisimle temas ettiğinde anında donar. Örneğin çok soğuk, sıfırın altındaki bir sıcaklıkta bir bayrak direğine dilinizle dokunursanız, metaller çok iyi iletken olduklarından direk hemen üzerindeki ısıyı dilin üzerindeki nem tabakasına yansıtır, dilin üzerindeki bu nem tabakasının donmasına sebep olur. Artık direk ile dilin arasında her iki yüzeye de yapışmış buzdan bir bağ vardır.

Sonuç olarak çok soğuk havalarda dilinizle metal yüzeylere dokunmayın. Belki dilinizi çekerek kurtarabilirsiniz ama bir daha ömür boyu yediklerinizden tat alamazsınız.

Elmas gibi değerli bir taş cam kesmede nasıl kullanılıyor?

Antik Çağ’da elmasın insanları görünmez yaptığına, kötü ruhları kovduğuna ve kadınları cinsel açıdan etkilediğine inanılıyordu. Günümüzde ise mücevherlerin bu kraliçesi, aşkın, çekiciliğin ve zenginliğin simgesidir.

Elmas aslında saf karbondan başka bir şey değildir. Elması yakabilecek yüksek ısıya çıkılabilse hiç kül bırakmadan yanar. Tamamen karbon olan yapısına rağmen mineraller içinde en serti olanıdır. Genelde renksizdir ama hafif sarımsı gri veya yeşilimsi de olabilir. Işığı kırma, yansıtma ve renk dağıtma özelliği kuvvetlidir. Bu özelliklerinden dolayı çok kıymetlidir. Elmasın değeri rengine, saflığına ve işleniş şekline de bağlıdır.

Peki elmas bu kadar değerli ve az bulunan bir mineral ise nasıl oluyor da cam kesmede, sert metalleri işleme ve delmede, torna ve matkap uçlarında bol miktarda kullanılabiliyor? Nasıl oluyor da en küçük bir parçası bile bir servet olan bu taş köşedeki camcının cam kesme bıçağının ucunda bulunabiliyor?

Aslında elması iki ayrı şekilde düşünmek gerekmektedir: Süs taşı olarak ve endüstride. Süs taşı olan elmasın değeri dört ‘C’ ile belirlenir. Bunlar; ‘Carat=ağırlık’, ‘Clarity=şeffaflık’, ‘Colour=renk’ ve ‘Cut=işleniş’dir. Doğada bulunan elmasın büyüklüğü çok seyrek olarak bir santimetrenin üstündedir. Bugüne kadar bulunan en büyük elmas 621 gram gelen Cullian’dır.

Süs taşı üretimlerinin yan ürünleri ile süs eşyasına uygun olmayan doğal elmaslar endüstride değerlendirilmektedir. Piyasadaki elmas uçlar aslında elmas kumu olarak adlandırılan bulanık elmaslardır. ‘Karbonado’ denilen bu ince taneli, kok görünümlü elmaslar sondaj makinelerinde en sert taşları bile delmede kullanılabilirler.

Endüstrinin bu tür elmas uçlara olan talebi devamlı artarken, üretimin artmaması yapay elmas üretimini gündeme getirmiştir. Yapay elmas üretme tekniğinde prensip, yüksek basınç ve sıcaklıkla grafiti elmasa dönüştürmektir.

Daha düşük basınçta da, gaz fazındaki karbondan yapay elmas elde edilebilmiş olup lens ve cam kaplamalarında, hoparlör diyafram kaplamalarında (paraziti azaltmada), optik aletler ve transistör telleri üretiminde ve diğer bir çok değişik alanlarda kullanılmaktadır.

Süs elması olarak da 0,2 gramın üstünde yapay elmaslar elde edilebilmiştir ama maliyeti doğal elmas fiyatından on kat daha pahalıya gelmektedir.

Peki, elmas ile pırlanta arasında ne fark var biliyor musunuz? İkisinin de aslı aynı, yani karbon kömüründen farksız taş parçaları. Çok yüksek basınç ve sıcaklıkta, yerin 150 - 200 kilometre derinliklerinde kristalleşmiş, daha sonra volkanik patlamalarla yeryüzüne itilmiş saf karbondan oluşmuşlardır.

İşte bu saf karbon, kesim veya şekline göre elmas ya da pırlantaya dönüşür. Pırlanta daha parlak, kesim oranı daha fazla ve alt kısmı kubbe gibidir. Elmasın alt kısmı düz ve yüzey sayısı 12 ile 37 arasında değişirken, pırlantanın kesimi daha zordur ve yüzey sayısı 57’dir. Yani pırlanta elmastan daha değerlidir, daha ince isçiliktir. Renkli olanlarına ‘fantezi’ denilir ki fiyatları astronomiktir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Soğuktan donmuş kar, buz mec. Pek soğuk şey. Buz bağlamak, tutmak = Ustü donmak. Buzböceği = Bir cins böcek. Buz çözülmek = Buz erimek. Buzçiçeği = Bir çeşit kalye otu. Buz gibi et = Pek yağlı. Buz kesilmek = Pek fazla soğumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glacial. ice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Buzz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice. very cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iceberg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice cold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frigid. icy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frigid. glacial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice hockey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice hockey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice mass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Evde cilalı parke üzerinde çorapla yürürken düşme olasılığınız, halıya oranla çok daha fazladır. Çünkü halı ile ayağımız arasında, cilalı parkeye nazaran daha çok sürtünme ve daha fazla temas vardır. Buzlu bir yüzeyin üzerinde ayağımızın kaymasını benzer bir sebebe dayandırabiliriz, ancak buz pateni yapanlar pütürlü buz yüzeyinde, düz bir buz yüzeyinden çok daha fazla bir hızla kayarlar.

Buz, sanıldığı gibi, düzgün bir yüzey olduğu için kaygan değildir. Olay, buz pateninin çok küçük yüzeyinin buza basınç yapması dolayısıyla o noktadaki buzun erimesi ve oluşan bu ince su tabakası üzerinde patenin hareket etmesidir.

İnsan ayağının boyunun ortalama 25 santimetre, eninin ise 10 santimetre olduğunu kabul edelim. Ortalama insan ağırlığı olan 75 kg., iki ayakla 500 santimetrekare yere bastığında, her santimetrekareye 0,15 kg. ağırlık biner. Topuklu ayakkabı giyen kadınlarda yere basılan alan o kadar küçülür ve basınç o kadar artar ki, kadınların topuklu ayakkabı izi sıcak asfaltta kalır, hatta bu basınç nerede ise filinki ile aynıdır.

Ucu neredeyse bıçak gibi olan patenlerin buza değen alanı o kadar küçüktür ki, erime ısısını l derece azaltmak için 130 kg/cm2 gereken buz yüzeyini derhal eritir.

Buz pütürlü olunca, paten sadece buzun pütürünün çıkıntılarına basar, böylece temas yüzeyi iyice küçülür ve basınç artar ve buz daha kolay eriyerek, paten buz ile arasında oluşan ince su tabakası üzerinde rahatça kayar.

Bu arada buzun bir başka şaşırtıcı özelliğine de değinmeden geçemeyeceğiz. Dişimiz ağrıdığında elimizin üzerine konulan buz bu diş ağrısının azalmasına yardımcı olur.

Vücudumuzun herhangi bir yerinde bir ağrı oluştuğunda, uyarıcı sinirler buradan orta beyine ağrı sinyalleri gönderirler.

Bu sayede beyin tarafından uyarılarak vücudun doğal ağrı kesicileri olan ‘endorfin’ ve ‘enkefolin’ salgılanır.

Bu salgıların kaynağa gidebilmesi için sinir sisteminin diğer bölümlerine, ağrı algılarının geçtiği diğer kapıları ‘kapat’ sinyali gönderilir. El üzerinden gelen ağrı sinyallerinden dolayı salgılanan doğal ağrı kesiciler sonucu yüz sinirlerinden gelen ağrı kapıları beyinde kapanmaktadır.

Diş ağrılarında vücudun başka bir yerinde değil de el üstüne buz konulmasının nedeni bu olup, bu noktaya akapuntur uygulanmasıyla da benzer sonuca ulaşılmaktadır. Baş parmakla işaret parmağı arasındaki bu noktaya HO-KU noktası denilmektedir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice pack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ice pack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut BUZAĞU veya BUZAK (i.) ineğin küçük yavrusu, henüz sütten kesilmemişi (kesilmişine dana derler). Fil, gergedan, zürafe gibi hayvanların yavrularına da denir. Buzağıburnu = Arslanağzı denilen çiçeğin yabanisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calf. fawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (Halk ağzında Bızlamak. (İnek ve emsali hayvanlar) yavrulamak, doğurmak: İnek, manda buzağıladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Otlak ve çayırın dördüncü ve son defa biçilmesi. 2. Uç sene işlenmeyip hayvan yayılan tarla. Buzağılık bozmak = Bu suretle terk olunmuş tarlayı açmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Buzağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Buzağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bankizlerden veya ku tup buzullarından koparak denizlerde yü zen büyük buz parçası, aysberg.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iceberg. berg. drift ice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iceberg. iceberg aysberg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

iceberg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Büzülüp oturmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refrigerator. fridge. frige. freezer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fridge. icebox. refrigerator. ice-box. a cold fish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fridge. ice safe. refrigerator. yellow goods.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elbisede süs için veya bi çim ve dikiş icabı büzülen yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ruffle. smocking. pucker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smocking. shir. gather. shirring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(BUZ-HANE) (i.) (Türk çe: Buz, Farsça: Hâne). Yaz için kıştan buz saklanılan veya makine ile buz yapılan yer, buzluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

BUZINE (i F.) Maymun, bk BÜznîne.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بوزینه] maymun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Donmuş deniz, göl veya nehirlerde buzlan kırarak yol açmada kullanılan gemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icebreaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icebreaker. iceboat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glaciation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir şeyin yüzü buz tutmak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kışın çok kar yağışı alan bir bölgede yaşıyorsanız, karayolları görevlilerinin yollardaki buzlanmayı gidermek için tuzu kullandıklarını görmüşsünüzdür. Ancak tuz aynı zamanda dondurma yapımında da kullanılmaktadır. Peki ama tuz, bu iki ters gibi görülen işlevi nasıl becermektedir?

Herkesin sandığının aksine tuz suyun içinde şekerin eridiği gibi erimez. Tuz buzun içine girince onu çözer. Tuz yine kalır ama buz çözüldüğü için artık o su değil, tuzlu sudur ve erime noktası saf sudan daha düşüktür.

Buzlanmış yollara tuz döküldüğü zaman, tuz önce buz ile çözümlenerek bir buzlu su tabakası oluşturur ve bu çözeltinin donma noktası düşük olduğundan, sıfırın altındaki sıcaklıklarda bile donmadan kalabilir. Günümüzde ABD’de üretilen tuzun yüzde 45’i yollardaki buzun eritilmesinde kullanılmaktadır.

Bilindiği gibi su, sıcaklığı sıfır dereceye varınca donar. Suya tuz ilavesi ile bu donma sıcaklığı da düşer. Suya yüzde 10 tuz ilavesi donma sıcaklığını -6 dereceye indirir. Yüzde 20 tuz karıştırılmış su ise -16 derecede donar. Ancak yolun veya buzun ısısı -16 dereceden de az ise artık tuzun erimede pek etkisi olmaz, sadece buzun üstünde kalarak tekerleklerin kaymasını azaltabilir.

Dondurma yaparken de karışımın çevresinde çok düşük ısıya ihtiyaç vardır. Dondurma karışımının etrafındaki ısının çok düşük olması, ancak bu düşük ısıda karışımın donmaması gerekir. Burada eklenen tuz karışımın sıfır derecenin altında bile donmadan dondurmanın oluşturulmasını sağlar.

Hatırlarsanız ‘Titanic’ filminde okyanus suyunun ısısı sıfırın birkaç derece altında olmasına rağmen, deniz suyunun yüzeyi, içindeki tuz nedeni ile hala donmamıştı.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defrost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get icy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üstü donmuş, buz bağlamış: Buzlu göl, dere. 2. Soğumak için içine buz konmuş: Buzlu su, şerbet. 3. Üzeri buz gibi olup şeffaflığını kaybetmiş: Buzlu cam, bardak. 4. Üzerinde ak lekesi olan: Buzlu elmas, zümrüt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with ice. iced. icy. frosted. frosty. on the rocks. frappe. ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

icy. iced. translucent. frosted. on the rocks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glacial. iced. mixed with ice. frosted. glazed. chilled. frozen. freezing. icy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frosted glass. ground glass. focusing screen. porcelain glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Buzdolaplarının buz yapmaya mahsus kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezer. freezing compartment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezer. icebox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezing compartment. ice cube tray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büzmek işi. (bk.) Büzmek

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constructing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toplayıp sıkmak, da raltmak. Osm. kabzetmek: Torbanın ağzını büzmek, mec. Ağız büzmek = Beğenme mek, hazzetmemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constrict. gather. shrink. astringe. shir. shirr. shrivel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gather. to constrict. to pucker. contract. ruffle. shrink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Toplanıp çekilir yeri olan, kumaşı büzülerek yapılmış: Büzmeli kese, entari.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) BÜzîne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çekilip büzülmüş şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrinkled. crumpled. puckered. constricted. arshole. anus. guts. courage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constricted. contracted. puckered. arse / ass. courage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. coğrafya) (y. k.). Çok soğuk mıntakalarda raslanan buz nehri, cümudiye. Buzul devri = (jeoloji) Pleistosen devrinin bir kısmı. Buzul kaynağı = Eriyen buzul sularını dışarıya veren kaynak. Buzul masası = Etrafındaki buzların erimesi sırasında altına raslayan kısmı erimekten koruyan ve sonunda buzdan bir ayak üzerinde kalan kütle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glacier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glacier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glacial epoch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glacial period. ice age.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glaciation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büzülmek işi. (bk.) Büzülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contraction. shrinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shrinkage. contraction. shrinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Çekilip toplanmak: Sinirleri büzüldü. 2. Buruşmak: Derisi büzülmüş 3. Toplanıp devşirilmiş, oturmak: Bir köşeye büzüldü 4. Çekilip küçülmek: Gözleri büzülmüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shrink. crouch. ensconce oneself.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be gathered. to be puckered. to shrink. to shrivel up. to crouch. to cover. to draw one's body together. pucker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Buzulların etrafındaki kayalardan, buzulun üstüne düşen veya altındaki kayalardan kopan kaya ve taş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Büzürk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyük, yüksek mertebeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Ululuk, büyüklük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i, F.). Asilzade.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büzürg’ün c bü yükler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyük kimseye yakışacak şekilde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Büyüklük, azamet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. bü zürgân). 1. Büyük, ulu, azîm, kebîr. Büyük adam. 2. Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pucker. to wrinkle. to crinkle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pucker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puckered. wrinkled. crinkly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). vızıltı; dedikodu, söylenti: (k).dili telefon konuşması; (f). vızıldamak; fısıldamak; konuşmak; (ing)., argo gitmek, terket-mek, ayrılmak ;vızıltıya benzer bir ses çıkarmak; bir dedi-kodu veya şayiayı yaymak; vızıltıya benzer seslerle haberle

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

daire testere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şahin cinsinden ağır ve tembel kuş; birkaç cins av kuşu. Ionglegged buzzard kızıl şahin, (zool). Buteo rufinus. moor buzzard üsküflü doğan, (zool).Circus aeruginosus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). vızıltıya benzer ses çıkaran elektrik zili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kubbe, kümbet, kemer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaşından fazla gösterişli, serpilmiş, genç irisi, vücutlu ve zorlu: Gürbüz bir delikanlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonny. stalwart. sturdy. robust. lusty. bouncing. healthy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

robust. sturdy. healthy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.İyi, yetişmiş, sağlam ve kuvvetli. 2.Cesur, kuvvetli. 3.Sağlıklı, sıhhatli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sturdiness. healthiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Vapur kamaralarına aydınlık vermeye mahsus yuvarlak pencere ki, kalın cam ve sağlam kapakla kapalı olur. bk. Lunboz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MAKBÜZ) (i. A. «kabz»

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay slip. receipt. voucher. check. quittance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

receipt. voucher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

receipt. acquittance. counter check. discharge. receipt form. receipt. accountable receipt. voucher. receipt voucher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ مقبوض] alınmış. 2.alındı belgesi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to receipt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Makbuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Obüs.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Su kaynağı. 2.Akarsulardan oluşan küçük derecik. 3.İki derenin birleştiği dar y(Erkek İsmi) 4.Karların erimesiyle oluşan ufak dere.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kabz» dan mas.). 1. Toplanıp çekilme, büzülme. 2. (tıp) Kabız olma (ikinci mânâ ile «inkıbaz» daha çok kullanılır).

Türkçe Sözlük by