Buzlanmış Yollara Niçin Tuz Dökülüyor? ne demek? | Buzlanmış Yollara Niçin Tuz Dökülüyor? anlamı nedir? | Buzlanmış Yollara Niçin Tuz Dökülüyor?

Buzlanmış Yollara Niçin Tuz Dökülüyor? anlamı nedir?

Buzlanmış Yollara Niçin Tuz Dökülüyor? ne demek?

Buzlanmış Yollara Niçin Tuz Dökülüyor? anlamı nedir?

| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: buzlanmis yollara tuz dokuluyor

Genel Bilgi

Kışın çok kar yağışı alan bir bölgede yaşıyorsanız, karayolları görevlilerinin yollardaki buzlanmayı gidermek için tuzu kullandıklarını görmüşsünüzdür. Ancak tuz aynı zamanda dondurma yapımında da kullanılmaktadır. Peki ama tuz, bu iki ters gibi görülen işlevi nasıl becermektedir?

Herkesin sandığının aksine tuz suyun içinde şekerin eridiği gibi erimez. Tuz buzun içine girince onu çözer. Tuz yine kalır ama buz çözüldüğü için artık o su değil, tuzlu sudur ve erime noktası saf sudan daha düşüktür.

Buzlanmış yollara tuz döküldüğü zaman, tuz önce buz ile çözümlenerek bir buzlu su tabakası oluşturur ve bu çözeltinin donma noktası düşük olduğundan, sıfırın altındaki sıcaklıklarda bile donmadan kalabilir. Günümüzde ABD’de üretilen tuzun yüzde 45’i yollardaki buzun eritilmesinde kullanılmaktadır.

Bilindiği gibi su, sıcaklığı sıfır dereceye varınca donar. Suya tuz ilavesi ile bu donma sıcaklığı da düşer. Suya yüzde 10 tuz ilavesi donma sıcaklığını -6 dereceye indirir. Yüzde 20 tuz karıştırılmış su ise -16 derecede donar. Ancak yolun veya buzun ısısı -16 dereceden de az ise artık tuzun erimede pek etkisi olmaz, sadece buzun üstünde kalarak tekerleklerin kaymasını azaltabilir.

Dondurma yaparken de karışımın çevresinde çok düşük ısıya ihtiyaç vardır. Dondurma karışımının etrafındaki ısının çok düşük olması, ancak bu düşük ısıda karışımın donmaması gerekir. Burada eklenen tuz karışımın sıfır derecenin altında bile donmadan dondurmanın oluşturulmasını sağlar.

Hatırlarsanız ‘Titanic’ filminde okyanus suyunun ısısı sıfırın birkaç derece altında olmasına rağmen, deniz suyunun yüzeyi, içindeki tuz nedeni ile hala donmamıştı.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Tüze).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Tüzün).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booby trap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kışın çok kar yağışı alan bir bölgede yaşıyorsanız, karayolları görevlilerinin yollardaki buzlanmayı gidermek için tuzu kullandıklarını görmüşsünüzdür. Ancak tuz aynı zamanda dondurma yapımında da kullanılmaktadır. Peki ama tuz, bu iki ters gibi görülen işlevi nasıl becermektedir?

Herkesin sandığının aksine tuz suyun içinde şekerin eridiği gibi erimez. Tuz buzun içine girince onu çözer. Tuz yine kalır ama buz çözüldüğü için artık o su değil, tuzlu sudur ve erime noktası saf sudan daha düşüktür.

Buzlanmış yollara tuz döküldüğü zaman, tuz önce buz ile çözümlenerek bir buzlu su tabakası oluşturur ve bu çözeltinin donma noktası düşük olduğundan, sıfırın altındaki sıcaklıklarda bile donmadan kalabilir. Günümüzde ABD’de üretilen tuzun yüzde 45’i yollardaki buzun eritilmesinde kullanılmaktadır.

Bilindiği gibi su, sıcaklığı sıfır dereceye varınca donar. Suya tuz ilavesi ile bu donma sıcaklığı da düşer. Suya yüzde 10 tuz ilavesi donma sıcaklığını -6 dereceye indirir. Yüzde 20 tuz karıştırılmış su ise -16 derecede donar. Ancak yolun veya buzun ısısı -16 dereceden de az ise artık tuzun erimede pek etkisi olmaz, sadece buzun üstünde kalarak tekerleklerin kaymasını azaltabilir.

Dondurma yaparken de karışımın çevresinde çok düşük ısıya ihtiyaç vardır. Dondurma karışımının etrafındaki ısının çok düşük olması, ancak bu düşük ısıda karışımın donmaması gerekir. Burada eklenen tuz karışımın sıfır derecenin altında bile donmadan dondurmanın oluşturulmasını sağlar.

Hatırlarsanız ‘Titanic’ filminde okyanus suyunun ısısı sıfırın birkaç derece altında olmasına rağmen, deniz suyunun yüzeyi, içindeki tuz nedeni ile hala donmamıştı.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Yirminci yüzyılın başlarında bilim insanları bu konuyu çok basit bir şekilde açıklıyorlardı. Bu açıklamaya göre, her ne kadar nehirlerin suları tatlı ise de içlerinde bir miktar da erimiş mineral vardır. Yataklarındaki bu mineralleri ve içlerinde tuz bulunan kayaları erozyona uğratarak okyanuslara taşırlar. Bu mineraller içinde en çok olanı kimya dilinde sodyum klorür (NaCl) diye adlandırılan bildiğimiz sofra tuzudur ve bir daha karaya geri dönmez.

Bilim insanları bu teoriden yola çıkarak dünyanın yaşının da hesap edilebileceğine inanıyorlardı. Ancak nehirlerdeki tuz oranı ile okyanuslardaki tuz oranı mukayese edilerek yapılan hesaplamalarda dünyanın yaşı 300 milyon yıl çıktı. Dünyamız ise gerçekte 4,5 milyar küsur yaşındadır.

Ayrıca bu teoriye göre denizlerdeki tuzun her geçen yıl artması gerekir. Her ne kadar denizlerdeki tuz oranı bölgelere ve zamana göre değişiklik gösterse de içindeki belli başlı elementlerin yoğunluklarının yüz milyonlarca yıl hemen hemen aynı kaldıkları bilinmektedir. Öyleyse bu yüksek miktardaki tuz başlangıçta denizlere nereden gelmiştir? Bilim insanları da tam olarak bilemiyorlar ve emin değiller ama iyi bir tahminleri var.

Tuz iki çeşit atomdan yapılmıştır. Sodyum (Na) ve Klor (Cl). Bilim insanları Sodyum’un ilk teoride olduğu gibi nehirler yolu ile karalardan denizlere taşındığını, Klor’un ise dünya tarihinin ilk dönemlerinde, yer kabuğu ile yer merkezi arasında kalan katmanlardan, okyanusların diplerindeki çatlaklar ve volkanlar yolu ile denize karıştığını ve bu ikisinin birleşerek denizin tuzunu oluşturduklarını tahmin ediyorlar.

Ama hala niçin denizlerin gittikçe tuzlu olmadığının cevabını alabilmiş değiliz. Bilim insanları bunun açıklamasını da şöyle yapıyorlar: Tuz nehirler yolu ile denizlere ilave edilmektedir, ama aynı zamanda denizdeki diğer kimyasallarla birleşerek, okyanus tabanındaki kayalar tarafından emilerek veya deniz suyunun çözeltisinden ayrılıp çökelti haline gelerek bir şekilde deniz suyunun içinden eksilmektedir.

Yüz milyonlarca yıl, eksiltme ve ilave etme yolu ile deniz suyunun tuzluluk oranını hep aynı tutan bu müthiş ayar gerçekten çok etkileyici.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Yirminci yüzyılın başlarında bilim insanları bu konuyu çok basit bir şekilde açıklıyorlardı. Bu açıklamaya göre, her ne kadar nehirlerin suları tatlı ise de içlerinde bir miktar da erimiş mineral vardır. Yataklarındaki bu minarelleri ve içlerinde tuz buluna kayaları erezyona uğratarak okyanuslara taşırlar. Bu minareller içinde en çok olanı kimya dilinde sodyum klorür (NaCl) diye adlandırılan bildiğimiz sofra tuzudur ve bir daha karaya geri dönmez.

Bilim insanları bu teoriden yola çıkarak dünyanın yaşının da hesap edilebileceğine inanıyorlardı. Ancak nehirlerdeki tuz oranı ile okyanuslardaki tuz oranı mukayese edilerek yapılan hesaplamalarda dünyanın yaşı 300 milyon yıl çıktı. Dünyamız ise gerçekte 4,5 milyar küsur yaşındadır.

Ayrıca bu teoriye göre denizlerdeki tuzun her geçen yıl artması gerekir. Her ne kadar denizlerdeki tuz oranı bölgelere ve zamana göre değişiklik gösterse de içindeki belli başlı elementlerin yoğunluklarının yüz milyonlarca yıl hemen hemen aynı kaldıkları bilinmektedir. Öyleyse bu yüksek miktardaki tuz başlangıçta denizlere nereden gelmiştir? Bilim insanları da tam olarak bilemiyorlar ve emin değiller ama iyi bir tahminleri var.

Tuz iki çeşit atomdan yapılmıştır. Sodyum (Na) ve Klor (Cl). Bilim insanları Sodyum’un ilk teoride olduğu gibi nehirler yolu ile karalardan denizlere taşındığını, Klor’un ise dünya tarihinin ilk dönemlerinde, yer kabuğu ile yer merkezi arasında kalan katmanlardan, okyanusların diplerindeki çatlaklar ve volkanlar yolu ile denize karıştığını ve bu ikisinin birleşerek denizin tuzunu oluşturduklarını tahmin ediyorlar.

Ama hala niçin denizlerin gittikçe tuzlu olmadığının cevabını alabilmiş değiliz. Bilim insanları bunun açıklamasını da şöyle yapıyorlar: Tuz nehirler yolu ile denizlere ilave edilmektedir, ama aynı zamanda denizdeki diğer kimyasallarla birleşerek, okyanus tabanındaki kayalar tarafından emilerek veya deniz suyunun çözeltisinden ayrılıp çökelti haline gelerek bir şekilde deniz suyunun içinden eksilmektedir.

Yüz milyonlarca yıl, eksilme ve ilave etme yolu ile deniz suyunun tuzluluk oranını hep aynı tutan bu müthiş ayar gerçekten çok etkileyici.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Tüze).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private statute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (y. k.). Bir cemiyetin iç işlerini düzenleyen tüzük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Patlıcangillerden bir bitki (solanum nigrum).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(köpeküzümü): Patlıcangillerden; ormanlarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri beyaz, meyveleri parlak siyahtır. Meyvesi, yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir. Kullanıldığı yerler: Romatizma ve mafsal ağrılarını keser. Aybaşı düzensizliğini ve rahim hastalıklarını giderir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Sarıçalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rock salt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rock salt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Tabiatta kaya şeklînde bulunan tuz.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gururlu, kibirli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kotuz).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

citrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

citrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Limon asidi.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Yiyeceği tuzlamak insanlık tarihinde bilinen en eski koruma metodur. Arkeolojik kazılarda bu usulün taş devrinde bile bilindiğine dair bulgular edilmiş, hatta Çin’de M.Ö. 2000 yıllarına kadar dayanan kayıtlar bulunmuştur. Romalılar eti, zeytini, karidesi, balığı, ve peyniri tuzlayarak saklıyorlardı. Eski Mısır’da ölülerin vücutları bozulmamaları için tuzla kaplanıyordu.

Tuz suyu çok seven bir kimyasaldır. Yiyecekti suyu emerek, bakterilerin gelişmek için muhtaç oldukları nemli ortamı ortadan kaldırır, ve bakterilerin yiyeceği bozmalarıı önler. Tuz aynı zamanda bu bakterileri de kendisi doğrudan öldürür. Günümüzde eti muhafaza etmek için, tuza kuvvetli bir bakteri düşmanı olan “potasyum nitrat” da eklenmektedir.

Aslında tuzlama bir tür pişirmedir. Et ve balığı tuzladığımızda aynen onları pişirmişiz gibi bir kimyasal reaksiyon oluşur (lakerdayı hatırlayın). Tuzlanan ette proteinler gevşer, çözünür ki bu et ısıtıldığında olan olay ile aynıdır.


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Sağlam, yiğit. 2.Yumuşak huylu, sakin.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(si.). Üç kere on: 30.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirty. thirty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si.). Her keresinde otuz: Herkese otuzar lira verildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Otuz yaşına erişmek: Orada erkekler otuzlamayınca evlenmezler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Otuz parçadan yapılmış. 2. Otuz metre yahut karış veya diğer bir ölçü ile otuz boyunda veya eninde bulunan: Otuzluk direk, tahta. 3. Otuz lira veya kuruş değerinde olan: Otuzluk çuha. 4. Otuz yaşında bulunan: Otuzluk bir adam. 5. Otuz kısma bölünmüş para vs.: Buna bir otuzluk vereyim ‘mi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Yirmi dokuzdan sonra gelen, otuz derece ve mertebesinde bulunan: Ayın otuzuncu günü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

table salt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

table salt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very tasteless. very insipid. very boring. flat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Deniz suyundan elde edilen veya maden hâlinde elde edilen beyaz madde ki, suda erir, tad vermek için yemekte kullanılır. Deniz tuzu = Denizden çıkarılanı. Kaya tuzu = Karadaki tuz ocağından çıkanı. Hacıbektaş tuzu = Kaya tuzunun en iyisi. 2. Kimyada bazı terkiplerin adı. 3. mec. Tat, lezzet: Sohbetinin hiç tadı tuzu yoktur. Tuz, ekmek = Nimet. Tuz, ekmek hakkı = Şükran, minnettarlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salt. salt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salt. common salt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A lock or tuft of hair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salt. tablesalt. cruet. sodium chloride.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güzellik, şirinlik.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı tutmak’tan: tutsak). 1. Kuş ve yabanî hayvan tutmaya mahsus Alet, Fars. dâm: Tuzağa düşmek, tuzağa tutulmak. 2. Pusu: Kendisine tuzak kurmuşlar. 3. mec. Hile: O, bir tuzaktır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trap. a warm corner. snare. decoy. ambush. catch. complot. hook. net. ambuscade. cobweb. gin. lure. noose. springe. toil. toilets. wire. toils. come-on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambush. decoy. lure. mesh. net. pitfall. snare. stratagem. trap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambush. cobweb n. collusion. come on. deadfall. gin. lure. mantrap. mousetrap. net. pitfall. plant. snare. stratagem. toils.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trapper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tuz satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

law. jurisprudence. justice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Hükmî. Tüzel kişilik = Hükmî şahsiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corporate. judicial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legal. jurisprudential. corporate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Adalet, hukuk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corporation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artificial person. legal person. juridical person. legal entity. body corporate. corporate body. corporate / public body / juristic / conventional person. legal status. artificial entity. corporation. corporate entity. artifical person.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legal entity. legal personality. juristic personality. community. corporate legal person. incorporated body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Adaletli kimse. Yasa adamı, hukukçu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Tüze nur.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Şirin delikanlı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Deniz kıyısında deniz suyunu sığ çukurlara çekip tuz elde etmeye mahsus yer, Ar. memlaha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saline. saltpan. saltworks. salt marsh. salt-pan. saltern. salt-marsh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salina. saltpan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tuzla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sabine soil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tuza vurma, tuza batırma, Ar. temlîh. 2. Pişmiş işkembe kesesinin çorba hâlinde olmayan kaba kıyılmışı. 3. Tuza batırılmış, tuzlanmış: Tuzlama sebze, balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salting or brining. a tripe soup. pickled in brine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Saklamak maksadıyle tuz vurmak veya tuza batırmak: Pastırmayı tuzlarlar Tuzlayayım da kokma = Birinin bir şey bilmediğini yüzüne karşı söylemek için alay tâbiridir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to salt. to brine. to pickle sth in brine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tuzlamak işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tuz ektirmek, saklamak üzere tuz vurdurmak: Şu balıkları güzelce tuzlatmalı da sonra kurutmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tuzu olan, içine tuz konmuş: Tuzlu yemek, tuzlu, biberli kebap. 2. Tuzu çok olan, çok tuz konmuş: Bu peynir tuzlu. 3. Tuzu olup içilemeyen

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salty. salted. salt. saline. saliferous. brackish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pricey. saline. salt. salty. very expensive. dear. pricy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saltpan. very salty. expensive. briny. saliferous. saline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tuzu fazlaca, çokça tuzlanmış. 2. mec. Pahalıca, oldukça pahalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tuz kabı, sofrada tuz koymaya mahsus küçük kap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salt. salt-cellar. caster. castor. shaker. salt cellar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salt. saltcellar. saltshaker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saltcellar. saltshaker. caster. salt. sifter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brackishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salinity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Doğru, adil, güvenilir kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tuzu olmayan veya eksik olan: Tuzsuz yemek. 2. mec. Tetsız, tuzsuz lakırdılar, tatsız, tuzsuz şaka.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without salt. salt-free. saltless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saltness. unsalted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Nizâmnâme (eski Türkçe’de mânâsı değişiktir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rules. regulations. charter. code. constitution. covenant. rule. standing rule. statute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bylaw. regulation. rule. statute. regulations. rules and regulations. charter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statute. regulations. rules. status. by laws. public act. constitution. corporate records. guideline. policy guidelines. rule. regulatory statute. regulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Yumuşak huylu, sakin kimse, soylu, asil.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yumuşak başlı, sakin, asil yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tuzun (Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Yabancı Kelime

Fr. ventouse

çekmen

Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cupping glass. sucker. cupping-glass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rubber suction cup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yiyeceği tuzlamak insanlık tarihinde bilinen en eski muhafaza metodudur. Arkeolojik kazılarda bu usulün taş devrinde bile bilindiğine dair bulgular elde edilmiş, hatta Çin’de bu konuda MÖ 2000 yıllarına dayanan kayıtlar bulunmuştur. Romalılar eti, balığı, zeytini, karidesi ve peyniri tuzlayarak saklıyorlardı. Eski Mısır’da da ölülerin vücutları bozulmamaları için tuzla kaplanıyordu.

Tuz, suyu çok seven bir kimyasaldır. Yiyecekteki suyu emerek, bakterilerin gelişmek için muhtaç oldukları nemli ortamı ortadan kaldırır ve bakterilerin yiyeceği bozmalarını önler. Tuz aynı zamanda bu bakterileri kendisi de doğrudan öldürür. Günümüzde eti muhafaza etmek için tuza kuvvetli bir bakteri düşmanı olan ‘potasyum nitrat’ da ilave edilir.

Aslında tuzlama bir tür pişirmedir. Et ve balığı tuzladığımızda aynen onları pişirmişiz gibi kimyasal bir reaksiyon oluşur (lakerdayı hatırlayın). Tuzlanan ette proteinler gevşer ve çözünür ki, bu, et ısıtıldığında olan olay ile aynıdır.


Genel Bilgi by