Cah ne demek? | Cah anlamı nedir? | Cah

Cah anlamı nedir?

Cah ne demek?

Cah anlamı nedir?

Cah | Dream Meanings


İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Aca).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (A. Alî = yüksek F. câh = mansıb). Büyük mesnet ve mansıpta bulunan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عالی جاه] yüksek dereceli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cehd» den). Cehd eden, çalışan, savaşan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جاهد] çalışıp çabalayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - (Erkek İsmi) - Cehdeden, elinden geldiği kadar çalışan. Bu kelime Kur’an-ı Kerim’de “cihad et”. “Allah yolunda savaşa çık” anlamında kullanılmıştır. - Dil kuralında “d/t” olarak kullanılmaktadır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Kadın İsmi) - (bkz.Cahid).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir demet kağıt; muhtıra, rapor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cehl» den) (mü. cahihiie) (c. cühelâ, cihâi, cehele).

1.Bilmeyen, bilmez, nâdân, bî haber: Cahil adam.

2.Okumamış, ilimden mahrum, ümmt: Şu çocuğu okutun cahil bırakmayın.

2.Genç, tecrübesiz, acemi: O, cahil bir çocuktur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneducated. ignorant. illiterate. unlettered. unlearned. benighted. nescient. rude. unenlightened. unilluminated. uninformed. unknowing. unread. untutored. yahoo. ignoramus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneducated. ignorant. illiterate. inexperienced. clueless. philistine. pig. raw recruit. uncultured. unenlightened. unlearned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جاهل] bilgisiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Cahile yakışır, cehaletle vaki olan: Gayret-i cahilin = Cahillikle, cahilcesine: Pek cahilâne hareket etti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جاهلانه] cahilce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Câhile mensup ve mütealik: Gayret-i cShlIiyye.

2.(hi.) İslâm’dan evvelki küfür ve dalâlet devrine müteallik: Şuariy-ı Cihiliyye = CAhiliyye devri (Arap) şairleri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Câhillik. Ar. cehl, Fars. nâdânî: Câhiliyyet alâmetidir. Arabistan tarihinde İslâm’dan evvelki devir ve hal, halkın putperestlikte bulundukları zaman: Zamân-ı CAhiliyet’te, Câhiliyyet şâirleri (yalnız Araplar hakkında kullanılır).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.).

1.Bilmezlik, n«danlık: Cahillik affolunmaz bir kusurdur.

2.İlimden mahrumiyet, okumamış adamın hali. 3.Gençlik, acemilik, tecrübesizlik: Câhilin eseri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignorantness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignorance. inexperience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ignorance. illiteracy. nescience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act foolishly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Cehennem. (T.) Tamu: N4r-ı cahim = Cehennem ateşi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Gözü pek, yürekli, cesur kimse. 2.Patlak gözlü. Daha çok lakap olarak kullanılmıştır. - Cahiz b. Ebu Osman, Basra Mutezile kelamcılarının ileri gelenlerinden. Bir köle olduğu halde ilimde ilerlemiş ve devrinin ünlü simalarından olmuştur.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., ABD, argo ortaklık. in cahoots ortak olarak, ortaklık halinde. go cahoots ortaklık kurmak, ortak olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (geom). on yüzlü şekil. decahedral (s). on yüzlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (geom). on iki yüzlü şekil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tıka basa dolu, ağzına kadar, dopdolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

illiterate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abysmal / blatant / crass / profound / total ignorance. ignoramus. dense ignorance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cehd» den masdar).

1.Çalışma, uğraşma, nefsi yenmek için gayret: insen mücâhede ile yüksek derecelere erişir.

2.Tenrı yolunda harb etme, cihâd, gazâ (bu mânâ İle «cihâd» daha çok kullanılır).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cehd» den if.) (c. mücâhidin).

1.Gayret eden, çok çalışan, nefsini yenebilen.

2.Cihâd eden, din uğruna ve Tanrı yolunda savaşan: Mücâhidîn-i islâm.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Cihad eden, din düşmanlarıyla savaşan. Savaşan, uğraşan, savaşçı. 2.Gayret eden, çok çalışan. 3.Tasavvufta nefsine karşı gelerek kendini terbiye eden ve böylece manevi makamlara erişen kimse, derviş. - Türk dil kurallarına göre d/t olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Din savaşçısı, İslam askeri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

combatant. fighter. champion of islam. fighter for islam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fighter for the Islamic faith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «rüchân»dan imef.) (mü. müreccaha). Ötekilerden daha fazla beğenilip, sunulan, tercih olunan, İleri, önde: Yolculukta otomobil trene müreccahtır, trenden müreccahtır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cehl» den if.). Cahilliğini bilmeyen veya bildiğini bilmez gibi gözüken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bilmezliğe gelerek, tecâhül ederek: Mütecahilâne cevap verdi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مرجح] tercih sebebi, tercih edilir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - İsteğine ulaşma. Kurtulma. İhtiyaçlarını temin edebilmek.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [نيم جاهلی] yarıcahil, yarı cahilî.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. F.). Elli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. F.). Sabah vakti.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) -Yumuşak huyluluk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cehl» den masdar)

1.Bilmez gibi görünme, yalandan bilmezliğe gelme.

2.(edebiyat) Tecâhül-i Arif = Bilinen şeyi edebî bir nükte ile bilmez gibi gösterme.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feigning ignorance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تجاهل] bilmezlikten gelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [والاجاه] yüksek mevki sahibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dinin yüceliği, onuru. - Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Güzellik, güzel yüz.

2.İtibar, haysiyet, çan ve şeref.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجاهت] yüz güzelliği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Güzel yüzlülük, gösterişlilik, güzel yüz. 2.Saygınlık, onur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Güzel yüzlü, güzel, yakışıklı.

2.İtibar ve haysiyet sahibi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «vech» den). Yüz yüze gelme, yüzleşme, Ar. muvâcehe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yüz yüze, yüzüne karşı, Ar. muvâceheten, gıyâben mukabili: Vicâhen muhakeme oldular, vicâhen söyledi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

face-to-face.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجاها] yüzleşerek, yüzüne karşı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (m. vlcâhiyye) (hukuk). Yüz yüze olan, gıyâben olmayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجاهی] yüzyüze.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by