çakı ne demek? | çakı anlamı nedir? | çakı

çakı anlamı nedir?

çakı ne demek?

çakı anlamı nedir?

çakı | Dream Meanings


İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Bir kiraz çeşidi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nailer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Irmak ve deniz kenarlarında suyun çalkayıp yuvarlattığı ufak taşlar ki, muhtelif renklerde olup, ev önlerinin ve bahçe yollarının döşenmesine yarar: Çakıl döşemek, çakıltaşı. Çakıl pidesi = Kızgın çakıl üzerinde pişmiş pide.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pebble. shingle. gravel. ballast. hard core.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conglomerate. gravel. grit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gravel. pebble. grit. coarse. aggregate. silex. broken stone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pebble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rounded pebble. pudding stone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gravel path.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Su değirmeni üst taşının üzerine dokunarak devamlı bir çağıltı çıkaran tahta parçası.

2.Değirmen şeklinde ve döndükçe gürültü eden bir çocuk oyuncağı.

3.Keçi vesair bazı hayvanların arkasındaki kıllara asılıp kuruyan kaka veya çamur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). Çakıl taşlarının gürültüsüne benzer ses çıkarmak: Cevizler çuval içinde çakıldıyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nailed. fixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gravelly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pebbly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çakıl düşmüş veya birikmiş yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kazığa bağlanmak.

2.Mıhlanıp yerleşmek: Çingene horozu gibi ayağından çakılır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

click.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be nailed down. to be driven into place. to be pegged down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çakıl taşları ve onlara benzer şeylerin, hareket ettirildikleri zaman çıkardıkları gürültü: Cevizlerin çakıltısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Çakın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şimşek, berk (k kalın).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Mavi çizikli ela renginde, mavi çizgili çil: Çakırgöz = Ar. aynı zerka. Pençesi iri ve pek keskin bir cins doğan. Çakırper.çe = Tuttuğunu bırakmaz, her şeyden istifade eder, harîs. Çakırdiken = Bir cins bitki. Çakırkanat = Kanatları çizgili bir nevi ördek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şarap, içki, mey, bâde. Çakır keyif (doğrusu çakır keyfi) = Düşmeyecek derecede sarhoş. Fars. nîm-mest.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greyish blue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grayish blue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Mavimsi, mavi renkli, gri benekli gözleri olan kişi. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çukuru fazla olan bozuk satıhlar için kullanılır: Yol pek çakır çukurdu, içimiz dışımıza çıktı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuş avında çakırı tu. tan adam. Çakırcı başı = Çakırcıların reisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Maydanozgillerden, bir bitki, deve elması (Fr. panicaut).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Doğan cinsinden bir yırtıcı kuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mavi hareli kanatan olan bir ördek çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yarı sarhoş, içki İçerken sarhoşluğun ilk demlerinde olan adam. (bk.) Çakır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half tipsy. mellow. merry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çakmak fiili ve tarzı.

2.Şimşek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flare up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

superposition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coincidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coincidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overlap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to coincide. to fit into one another. to clash. to collide with one another. to be congruent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to collide with one another. to fit snugly into. to happen / occur at the same time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). içki içmek, işret etmek, içip keyif yapmak: Oturmuş çakıştırıyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to drink. to booze. to sow enmity between (two people.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kabuğunun çenetleri çakı sapına benzeyen bir deniz yumuşakçası (Fr. solen).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clasp knife.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

switchblade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by