Calk ne demek? | Calk anlamı nedir? | Calk

Calk anlamı nedir?

Calk ne demek?

Calk anlamı nedir?

Calk | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: calk

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). buz mıhı, kaymayl önleyen çivi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). caulk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

churning. joggle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çalkalamak, (bk.) Çalkamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitate. whip up. shake. shake up. slosh. swash. rinse out. rinse. churn. rouse. swill. swill out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitate. beat. churn. jiggle. shake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to agitate. to shake. to rinse. to wash out. to beat. to vibrate. to float. churn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitation. disturbance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çalkalanmak, (bk.) Çalkanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be tossed around. to shake oneself. to be rough. to be talked about everywhere. oscillate. slosh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çalkalatmak, çalkalamasını temin etmek, çalkatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çalkamak işi. (bk.) Çalkamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sallayıp karıştırmak, savurmak: Buğdayı kalburun içinde çalkamak. 2. (bir kabı) Temizlemek için içinde su olduğu halde hızla sallayıp karıştırmak: Bardağı çalka, ilâç şişesini çalkamalı. 3. Ağzın içinde suyu hareket ettirmek, gargara yapmak: Ağızı çalkamak. 4. (mideyi) döndürmek. 5. (yalpa) Gemiyi sarsmak: Vapur bütün gün bizi çalkadı durdu. 7. (kuluçka tavuk) Yumurtayı oynatıp üstlerine oturmak. 8. Kayganalık yumurtayı döğmek: Yumurtayı iyice çalkamalı. 9. Yayıkta sütü döğmek. 10. (bozuk süt) Çocuğa dokunup zayıflatmak: Şu çocuğu süt çalkamış. 8. (oyuncu) Raksda debelenmek, göbek atmak: Dansöz çok iyi çalkıyordu (şimdi bütün bu mânâlar İçin çalkamak yerine çalkalamak kullanılmaktadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to agitate. to float. to rinse. to shake. to vibrate. to beat. to wash out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sallanmak, hareket etmek, karışmak: Kalabalık çalkandı. 2. Dalgalanmak, temevvüç etmek, dalga vurmak, talazlanmak: Deniz çalkanıyordu. 3. Alt üst olmak: Gemi çalkanıyor, midem çalkandı. 4. Yürürken iki yana sallanmak: Çalkanarak yürüyordu. S. (yumurta) Bozulmak, cılk olmak: Çalkanmış yumurta (şimdi bütün bu mânâlar için çalkalanmak kullanılmaktadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çarpıntı, dalgalanma. Deniz çalkantısı. 2. Mide bozukluğu, sürme. 3. Yumurta gibi bir şeyin bir kabın içinde döğülmesi va bu döğülen şey. Kalbur çalkantı» = Kalburun üstünde kalan çörçöp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitation. fluctuation. nausea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

agitation. swash. turbulence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turbulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turbulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Mide bozan şey. 2. Müshil. 3. Pamuk kozasını temizlemeye mahsus sepet dolap, çırçır, koşkinara.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (çocuğu) Sütten hasta etmek. 2. (kuluçka tavuk) Yumurtayı bırakıp soğutmak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Alev.

İsimler ve Anlamları by