Came ne demek? | Came anlamı nedir? | Came

Came anlamı nedir?

Came ne demek?

Came anlamı nedir?

Came | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آبجامه] su kabı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). become.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki meclisi içine alan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Esvab ve çamaşır koymaya mahsus sandık veya çanta.

2.Vatak koymaya mahsus büyük hurç.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i, F.). Esvab veya çamaşır yeri veya odası, soyunup giyinecek yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yatak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Çamaşır yıkayan, çamaşırcı (çamaşır kelimesi bundan galattır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جامه دان] gardrop.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). I. Hizmetçilere verilen ücret ve elbise parası.

2.Hizmetkâr.

3.Tüfek fitili. 4.Elbiselik kumaş.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جامگی] giysi parası. 2.hizmetçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(CAME-GAN) (i. F.).

1.Camla çevrilmiş veya örtülmüş yer.

2.Mağazaların önünde nümûnelik eşya teşhir edilen yer, vitrin: Camekândaki örnekleri satmazlar.

3.Hamamın girişinde seçkin müşterilerin soyunup giyinmesine mahsus camlı çerçevelerle bölünmüş hücreler: Cemekânda soyundum.

4.Sebze vesaire tohumlarının soğuktan muhafaza altında ekilmeleri için altı toprak ve üstü camlı çerçeve İle örtülü uzun ve alçak sandık, ser: Camekân içinde ekilir.

5.Camlı bölme: Camekânla ayrılmıştır.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جامکان] hamamda soyunma odası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [جامکان] camlı bölme. 2.vitrin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). deve, hecin; (den). sığ yerlerde gemi yüzdürmek için kullanılan tombaz. cameleer (i). deveci; hecin süvarisi. camelhair (i). deve tüyü, bu tüyden dokunmuş kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kamelya, çingülü, japongülü, (bot). Thea japonica.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., eski zürafa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Zürafa takımyıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kral Artür'ün efsanevi Sarayı; ABD Başkan Kennedy'nin maiyeti ve zamanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir çeşit sarımsı yumuşak peynir, kamamber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kabartma hakkedilmiş kıymetli taş, işlemeli akik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). fotoğraf makinası, kamera; hakimin özel odası. in camera (huk). gizli celsede. cameraman (i). kameraman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kamerun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جامه شوی] çamaşırcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dekametre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ خواب جامه] gecelik. 2.pijama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حجامت] kan alma, hacamat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilâç, tedavide kullanılan madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پاجامه] pijama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kötü hal, bela; hal, halet, durum, vaziyet; man. cins, kategori.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek meclisi olan (parlamento) .

İngilizce - Türkçe Sözlük by