Cast-off ne demek? | Cast-off anlamı nedir? | Cast-off

Cast-off anlamı nedir?

Cast-off ne demek?

Cast-off anlamı nedir?

Cast-off | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

kara ayit, (bot). Vitex agnus castus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

AppliCast™, BRAVIA TV’nizde program izlerken PC’nizi açmak zorunda kalmadan, heyecan verici internet tabanlı uygulamalarına erişmenizi sağlar. TV’nizi açar açmaz kullanılabilen 3 dahili araç (Analog Saat, Takvim ve ‘AppliCast™ Kullanım kılavuzu) ve TV’nizi İnternet’e bağladığınızda erişilebilen ek araçlar (Hesap Makinesi, Alarm, Dünya Saatleri ve Çevrimiçi Resim Çerçevesi) bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., s., z. radyo ile yayınlamak, neşretmek; saçmak; etrafa yaymak (dedikodu v.b.); radyo ile yayın yapmak, haber iletmek; saçma suretiyle tohum ekmek; i. radyo yayını; neşriyat, radyo programı; s. yayınlanmış, neşredilmiş; neşriyata ait; saçılmış; z.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چاشت] kuşluk vakti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (cast) atmak, fırlatmak, savurmak; cevirmek, atfetmek (bakış vb); olta atmak, ağ sermek; yere yıkmak (güreşte); ayrılmak, kaybetmek; dökmek (meyva, saç, kıl); erken yavrulamak; bir kenara atmak; küreklemek; (oy) vermek; rol taksimi yapmak; döküm dök

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). atma, fırlatma; atılan şey; (kırık kemiğe) alçı; zar atma; zarda gelen sayı; artık sey; mesafe; balık ağı atma; (bir tiyatro oyunu veya filimde) rol alan kimseler, oynayanlar, oyuncular, eşhas; avcılıkta köpeklerin koku peşinden etrafa dağılmaları;

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Yunanistan'daki Parnas dağında bulunan ilham çeşmesi. Castalian (s) bu ceşmeyle ilgili, ilham verici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kastanyet, ispanyol çalparası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i). serseri; akıntıyla sürüklenen; değersiz diye atılmış;(i). kazazede (denizde); reddedilmiş kimse veya şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kast; bireyliği kalıtım, servet, din vb'ne dayanan herhangi bir toplumsal sınıf; bu gibi sınıflaşmaların sistem veya ilkeleri; kademe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kale kumandanı veya muhafızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kale tipinde inşa edilmiş, mazgallı ve kuleli olarak yapılmış; çok kulesi olan castella'tion (i). mazgallı barbata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). atan kimse veya şey; dökümcü; eşyaların hareketini kolaylaştıran küçük tekerlek; sofrada kullanılan yağ, sirke veya limon şişesi. caster sugar (ing). pudra şekeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). paylamak, kakımak, azarlamak; kınamak. castiga'tion (i). paylama, azarlama. castigator (i). paylayıcı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Kastilya. castile soap zeytinyağı ve sodadan yapılmış bir çeşit sabun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(s). ispanya'da en geçerli olan şive, standart ispanyolca; Kastilya'da oturan kimse; (s). Kastilya halkı, şivesi veya kültürüne ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. casting

oyuncu kadrosu

Televizyon ve sinema dizi ve filmlerinde oynayan oyuncuların tümü.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). döküm, kalıba dökme; atma, atış; toplama, hesap etme; rol taksimi; astar sıva. casting box dökum kalıbı. casting net serpme ağ. casting vote başkanın oyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kale. şato, hisar; (satranç). kale. castle in the air, castle in Spain hülya, hayal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kaleye koymak veya kapatmak; (satranç). küçük veya büyük rok yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). caster.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kunduzun guddelerinden çIkarılan keskin kokulu, eczacılıkta ve parfümeride kullanılan bir madde; kunduz kürkünden yapılmıs şapka; (nad). kunduz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ikizler burcundaki Kastor ve Polluks adlı yıldızlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

keneotu tohumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

hintyagı. castor-oil plant keneotu,(bot). Ricinus communis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hadım etmek, iğdiş etmek, burmak. castra'tion (i). hadım etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). renkli televizyon yaymı; (f). renkli televizyon yayım yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Avrupa’da (özellikle İngiltere) FM radyo sinyallerinin yerini alması beklenen bir standarttır. Bu yayın türü sayesinde, hem data hem de ses DAB uyumlu yazılımlar vasıtasıyla iletilebilmektedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). aşağıya yönelmiş; üzgün, kederli; (i). aşağıya yönelme; maden ocağına hava veren boru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tahmin, hava tahmini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (cast veya casted) önceden tahmin etmek; belirtisi olmak: tasarlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). baş kasarası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (s.) babası Avrupalı annesi Hintli olan kimse; (s.) melez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tiyatroda yanlış rol vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ajans haberleri, haber yayını.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) atılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. toplumdan atılmış kimse; serseri kimse; s. mahrum bırakılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hindistanda kast dışı olan kimse, parya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-cast) s., i. karartmak; sürfle yapmak; s. bulutlarla kaplı; kasvetli; sürfle yapılmış; i. kaplama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.), (f.) (rebroad cast veya ed) tekrarlanan (radyo veya televizyon programı); (f.) tekrarlamak; tekrar yayımlamak; naklen yayımlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) yeniden dökmek; yeniden düzenlemek; yeniden hesaplamak. re'cast (i.) yeni şekil, yeni hesap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. taslak; kaba sıva; f. taslağını yapmak; kaba sıva ile sıvamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iğneleyici, müstehzi, alaylı, küçümseyici sarcastically z. istihza ile; alay ederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sahilden dalgaların arasına olta atarak balık avlama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-cast veya -ed) i. televizyonla yaymak; i. televizyon yayını .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yukarıya çevrilmiş veya atılmış; i. yukarıya çevirme veya çevrilme, yukarıya atma veya atılma; yukarıya çevrilmiş veya atılmış şey; mad. hava bacası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by