Cd-r/rw Çalma ne demek? | Cd-r/rw Çalma anlamı nedir? | Cd-r/rw Çalma

Cd-r/rw Çalma anlamı nedir?

Cd-r/rw Çalma ne demek?

Cd-r/rw Çalma anlamı nedir?

Cd-r/rw Çalma | Dream Meanings


Teknolojik Terim

Pikselleri açıp kapatan, her biri kırmızı, yeşil ve mavi renkleri görüntülemek için tahsis edilmiş üç ayrı sıvı kristal ekran paneli kullanan arka projeksiyon ve ön ekran projektörlerinde Sony damgası.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

4 renkli LCD ekran (kırmızı, mavi, yeşil ve sarı), görüntüyü kendi tercihinize göre düzenlemenizi sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

160 yüksek çözünürlüklü görüntü (UXGA) ve 1080 taneye kadar 640 x 480 piksel görüntü alabilen 8 cm çaplı 156 MB CD-RW. Görüntü harici verilerin saklanmasında da kullanılabilir ve 300 keze kadar biçimlendirilebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

160 yüksek çözünürlüklü görüntü (UXGA) ve 1080 taneye kadar 640 x 480 piksel görüntü alabilen 8 cm çaplı 156 MB CD-R. Aynı zamanda görüntü harici verilerin saklanmasında da kullanılabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). sonra,sonradan .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Alçalmak işi. 2.(coğrafya) Toprağın çökerek oturması.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

going down. losing altitude. losing esteem. abasement. degeneration. deterioration. stoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Eğilmek, inmek. Mec. tenezzül etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

descend. dip. lapse. stoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to decline. to go down. to lose esteem. to lose altitude. descend to. deteriorate. lower oneself. stoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). anekdot, kısa hikâye, menkıbe, fıkra. an'ecdotal (s). fıkra tarzında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony ATRAC sıkıştırma sistemini kullanarak, 30 müzik CD’sine eşit bir alana sahip ATRAC CD oluşturabilirsiniz. Tek bir CD-R/-RW üzerinde sakladığınız müziğinizi uyumlu bir CD çalarda çalabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.). (bk.) Gayrışuur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kavasya, bot. Quassia amara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). böcek kapan bir bitki, (bot). Pinguicula.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kakma yapılmadan kalemle işleme: Çalma çiçekli bir gümüş tepsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Çalmak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stealing. thieving. pilfering. ringing. steal. theft.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Maden üzerine çalma işi yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Vurmak, çarpmak: Kamçı, kılıç çalmak.

2.Yere düşürmek, atmak: Yere çaldı.

3.Bir şeyin bir parçasını kesmek, çelmek.

4.Davul, dümbelek gibi bir şeye vurup ses çıkarmak: Davul, trampete çalmak.

5.Umumiyetle çalgı icrâ etmek: Piyano, kanun, klarnet, bir hava çalmak.

6.Birbirine vurmak, çırpmak: el çalmak.Vurmak, tıktık etmek: Kapıyı çalmak.Uğrulamak, çırpmak, hırsızlamak: Atımı çaldılar.Almak, kapmak: Akıl çalmak = Meftûn etmek, aklı başından almak.Bir sıvıya azıcık tuz veya çorbaya un katmak.Tattırmak, lezzetini duyurmak: Ağzına bal çalmak.Süpürmek, temizlemek:” Tozu çalmak.Oynatmak, sallamak, tahrik etmek, kullanmak: Kürek, sopa çalmak.Buruşturmak: Dili çalmak.Az benzemek, yakınlaşmak: Yeşile çalıyor. 16. Bir şeyin lezzetini vermek: Is çalmak, bakır çalmak. 17. Doğru söylemeyip çetrefil söylemek veya diğer bir lisanı andırmak: Dili çalıyor, dili Rumca’ya çalıyor. 18. (saat ve saz vs.) Vurmak: Bu saat doğru çalmıyor, bu piyano pek iyi çalıyor, mec. (ağıza) Bir parmak bal çalmak = Boş vaatler ile avutmak. Düdüğü çalmak = Muvaffak olmak, merâma kavuşmak. Topuk çalmak = Yürürken topukları birbirine dokundurmak, çamur atmak. Her telden çalmak = Çeşitli bilgileri olmak. Hava çalmak = Sam vurmak. Çal çene, (bk.) Çal. Çılyaka etmek = Yakasından kapmak, kavramak. Ç»lakamçı, çalakılıç, çalakürek vs. = Durmadan kamçı, kılıç, kürek vs. sallayarak, (bk.) Çala.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steal. blow. lift. walk away with. bag. thieve. knock off. knock. abstract. adopt. cop. crib. defalcate. filch. grind. grind out. heist. hijack. hoist. hook. hoot. incline. jangle. jingle. knelt. mooch. nick. nobble. make off with. pilfer. pinch. plu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appropriate. embezzle. execute. filch. ring. rob. slap. steal. strike. swipe. thieve. to steal. to run away with sth. to rip sth off. to knock sth off. to strike. to ring. to sound. to chime. to peal. to play. to execute. to knock. to blow. to border on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to steal. to hit. to add. to mix in. to make. to spread. to play. to taste of. to tend to resemble. abstract. blow. crib. filch. finger. hook. lift. nail. nick. pick. pilfer. pinch. to commit plagiarism. prig. purloin. rap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ring a bell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f).,(i). azgınlık zamanlarında kedilerin çıkardığı seslere benzer sesler çıkarmak; bu şekilde bağırmak, haykırmak; kediler gibi kavga etmek; (i). azgın kedi sesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Şarj Eşleştirmeli Cihaz (Charge Coupled Device – CCD), resmin elektronik sinyallere dönüşmesini sağlayan bir yarı iletken yongadır. Piksel sayısı ne kadar fazlaysa, CCD yonga tarafından o kadar çok resim ayrıntısı görülebilir. Sony Handycam’lerde, sensörlerin normal yongalara göre daha düşük aydınlatma koşullarında çalışmasını sağlayan kedi-gözü tipi CCD’ler kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CCD kameranın ışığı alan kısmıdır. 3CCD, kameranın uçana renk olan kırmızı, yeşü ve mavi (RGB) İçin ayrı bir CCD göz özelliği olmasıdır. Gelen ışık üç ana renge ayrılır ve renkleri ayrı olarak ele aldığından; daha gerçekçi ve parlak görüntüler elde edilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

WALKMAN® (ek adaptör gerektirir) , CD Değiştirici ya da MiniDisc değiştirici ile uyumlu bağlantıya sahip araba stereosu

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony tarafından sunulan Digital Mavica, resimleri kaydetmek için bilinen 3,5 inç disketleri kullanmaktadır. Popüler JPEG resim sıkıştırma biçimiyle Mavica, dijital fotoğraf makinelerinde devrim yaratmıştır. Yeni CD, 156 MB kapasiteli bir CD-R diskler kullanmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CD’nin ses parçalarının CD-ROM sürücüden PC’deki ses dosyasına doğrudan kopyalanmasıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kaydın başında MiniDisc kaydedici ve CD çalar, aynı anda ve otomatik olarak başlatılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kaydın başında MiniDisc ve CD ya da MiniDisc ve kaset aynı anda başlatılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bazı ses CD’lerinde, genellikle parça bilgisi gibi çeşitli metinsel bilgiler CD’de yer almaktadır. Tüm Sony araç ses CD’si kafa birimleri ve değiştiricilerinde CD Text özelliği bulunmakta ve bu bilgileri okuyabilmekte ve gösterebilmektedirler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bazı ses CD’lerinde, genellikle parça bilgisi gibi çeşitli metinsel bilgiler CD’de yer almaktadır. CD Text özelliğine sahip çalarlar, bu bilgiyi okuyabilir ve gösterebilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CD Text’in CD WALKMAN®’dan bir MD WALKMAN® Kaydediciye kopyalanmasına izin verir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Otomatik değiştiricideki CD’lerde bulunan CD Text bilgileri, MiniDisc ya da kaset çalar da içeriyor olsa kafa biriminde görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CD-R (Kaydedilebilir CD), üzerine bir kez yazılabilen silinemez CD’leri ifade etmektedir. Bir CD kaydedici yardımıyla, müzik, filmler, fotoğraflar gibi çeşitli veriler bu diskler üzerine kaydedilebilmektedir. CD-R’ler 8 cm ve 12 cm biçimlerinde mevcuttur. En sık kullanılanlar 650 MB ya da 700 MB kapasiteli 12 cm CD-R’lerdir. Daha küçük 8 cm çaplı disklere genellikle single (tekli) CD adı verilir ve daha çok müzik kaydetmek için kullanılır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

CD çalarların ve değiştiricilerin CD-R/RW çalma yeteneğini belirtir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Harici CD/MiniDisc otomatik değiştiricilerin kontrol edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ -women) kadın başkan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ -women)., (ing). hizmetçi kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Clear Photo LCD Plus, daha yüksek ekran çözünürlüğe ve daha yüksek kontrastlı çok sayıda renkle gelişmiş görüşe sahip bir LCD ekrandır. Bu, karanlık ya da aydınlık ortamlarda daha iyi film oluşturma ve odaklanmasına, oynatma sırasında daha net görüntüye olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çapraz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). denge sağlamak için ağırlık koymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). denge sağlamak için kullanılan ağırlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). zıt gitmek, engellemek, mâni olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). Darvin veya onun evrim teorisine ait. Darwinism (i). Darvin nazariyesi, Darvincilik, doğal ayıklanma öğretisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Her açıdan kolay izleme için değişebilir açılı yüksek kaliteli geniş LCD ekran. Bu özellik ile çekilecek alanı belirlerken kamerayı yukarı veya aşağı doğru eğerek kadrajı rahatlıkla ayarlayabilirsiniz.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yemek takımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Maksimum kaydetme esnekliği için Sony HDD / DVD kaydediciler Dual RW uyumludur. Bu, DVD-RW, DVD+RW, DVD-R ve DVD+R disklerine kaydedebilecekleri anlamına gelir. Yenilikçi bir özellik; geniş kayıt ortamı seçimi ve PlayStation®2 ve bilgisayarlar dahil olmak üzere diğer DVD aygıtlarıyla uyumluluk sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pipe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

DVD+RW (Digital Versatile Disc), diske kayıt yapılabilen ve birçok defa üzerine yeniden yazdırılabilen bir kayıt formatıdır. Diskler birçok standart DVD oynatıcıda oynatılabilir

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

DVD-RW (Digital Versatile Disc), diske kayıt yapılabilen ve birçok defa üzerine yeniden yazdırılabilen bir kayıt formatıdır (VR modu). Diskler birçok standart DVD oynatıcıda oynatılabilir

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kulak kiri, kulak salgısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kulağa kaçan, (zool.) Forfi cula auricularia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اجداد] atalar, cedler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ECDAD) (i. A. c.) (m. ced). Cedler, atalar, (bk.) Ced.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ancestors. ancestry. ascending line. line of ascent. patronymic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(,çoğ. ses) (i)., (zool.) yılan ve böceklerde dış derinin atılması, değişmesi, dış kabuğun dökülmesi. ecdysiast (i). striptiz yapan kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (golf) çimenli yol; bir koy,liman veya ırmağın seyredilebilen kısmı, serbest geçit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tüy siklet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ilerletmek, çabuk yetiştirmek, ilerlemesine yardımcı olmak; göndermek, yeni adrese göndermek, sevketmek. forwarder (i). sevkeden firma, malı sevkıyat acentesine götüren kimse. forwarding agent sevkıyat acentesi; ambar. forwarding address yeni adres.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ileride olan, öndeki, ön; ileri, ilerlemiş; küstah, cüretkâr; aşırı, müfrit; radikal; (i)., futbol ön sırada yer alan oyuncu, forvet. forward buying ileride teslim edilmek üzere satın alma. forward pass (A.B.D). futbol ileri doğru verilen pas.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Forward Transactions)

Anlaşılan miktar ve fiyattan belirli bir tarihte belli bir ürünün teslim edilerek karşılığının ödeneneceğinin iki tarafın bibirine taahhütte bulunmasıdır.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). ileri doğru, ileri, doğru. backwards and forwards ileri geri. bring forward göz önüne koymak, dikkati çekmek; nakliyekun yapmak. put forward ileri sürmek. put ones best foot forward en iyi şekilde etkilemeye çalışmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Fotoğraf makinesi ya da video kamera ekranının her tür ışıkta anlaşılır olmasına yardım eder. Doğrudan güneş ışığında bile mükemmel görüş vermek için yansıyan LCD teknolojisini kullanarak bunu başarır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Hibrit LCD monitör, parlak güneş ışığı altında bile mükemmel bir görüş sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu hibrit SACD (Super Audio CD), bir HD katmanı ve bir CD katmanında oluşmaktadır. Hibrit diskin CD katmanı geleneksel CD çalarlar tarafından okunabildiğinden ve SACD çalarlar mevcut CD’leri çalabildiğinden, SACD ve CD biçimleri arasında tam bir uyumluluk sağlanmaktadır. HD katmanında, 2 kanal ve çok kanallı DSD ses kayıtları ve çalmaları yapılabilir, ayrıca metin, grafik ve video verileri saklanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

2 megapiksel CCD, kameranın tam zoom oranında daha fazla ayrıntıyı çekmesini ve mükemmel netlik sunmasını sağlamaktadır. SteadyShot® resim stabilizasyonu, resim kalitesinden ödün vermeden mükemmel performans sunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bitki kök, sap ve yapraklarında kabuğun iç kısmı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) (wove, woven) beraber dokumak, dokuyarak birbirine birleştirmek; birbirine karıştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) (wound) birbirine sarmak, bir arada bükmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to whistle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

CD’deki tüm parçalar rasgele sırada çalınır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to play violin. fiddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İhtiyarlamak, ihtiyar olmak (kocamak daha doğrudur).

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

LCD, veya Sıvı Kristal Ekran, BRAVIA TV’lerimizde kullanılan en popüler teknolojilerden biridir. İki saydam tabakanın arasında pikselleri oluşturan saydam kristal sıvı kullanılarak oluşturulan LCD ekran teknolojisi, ekranda göreceğiniz en keskin, net ve parlak görüntüyü oluşturur. Elektrik LCD ekrandan geçerken içindeki küçük sıvı kristallerin rengini belirler; böylece izlediğiniz görüntü canlı renklerle hayat bulur. Düşük ışık yoğunluğu sayesinde LCD ekran teknolojisi parlamayı önler ve daha dar açılardan izleme imkanı sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sıvı Kristal Ekran teknolojisi düz panel televizyonlar yaratmak için kullanılan yöntemlerden biridir. Işık sıvı kristaller tarafından yaratılmaz; panelin arkasında bir ışık kaynağı (ampul) ekrana ışık verir. Ekran iki adet polarize saydam panel ile bunların arasına sıkıştırılmış sıvı kristal solüsyonundan oluşur. Sıvının içerisinden geçen bir elektrik akımı, kristallerin aralarından ışık sızmayacak şekilde hizalanmalarını sağlar. Her bir kristal, ışığın geçmesine izin vererek veya ışığı engelleyerek deklanşör vazifesi görür. Saydam ve karanlık kristallerin örgüsü görüntüyü oluşturur. LCD teknolojisi doğrudan izlenen arka projeksiyonlu ve ön projeksiyonlu televizyonlarda kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yüksek kaliteli LCD ekran mükemmel renk, kontrast ve ayrıntı özellikleriyle daha net fotoğraflar sunar. Güneşli açık mekanlarda bile olsanız, özellikle çektiğiniz fotoğrafları çerçeveleyip izlerken çok işinize yarar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Düz panel teknolojisinde likit kristaller iki cam tabaka arasında toplanır. Geçen elektrik akımı, küçük kristallerin ışığın geçmeyecek biçimde dizilmesini sağlar. Bu küçük likit kristallerin her biri bir pikseli yaratır ve görüntü oluşur.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Ekstra büyük, geniş LCD dokunmatik ekran güneşli açık mekanlarda bile mükemmel renk, kontrast ve ayrıntılara sahip net görüntüler sağlar. Fotoğraf makinesi ayarları doğrudan dokunmatik ekran üzerinden yapılabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sayaç, tarih ve saat, pilin şarj durumu gibi bilgileri gösteren bir bilgi paneli.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

LCD (Sıvı Kristal Ekran) ekran, fotoğraflarınızın çerçevesini oluşturmak ve resimleri göstermek için net bir görünüm sağlar. Fotoğraf makinesi işlevleri ve ayarları da LCD ekranda gösterilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

16:9 en-boy oranı ve mükemmel görüntü kalitesi sunan bir TV projeksiyon sistemi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bir pikselin açılması ya da kapanması için geçen süre

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kızılyaprak, koyunotu, bot. Agrimonia eupatorium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ciğerli sosis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sıradan 80 dakikalık MiniDisc’in kapasitesini, maksimum 320 dakikalık dijital müzik alacak hale genişleten yeni bir özelliktir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Büyüklük, şan, şeref.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مجد] ululuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Mecid).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Rızkı bol, nasibi açık, bahtiyar.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. denizgergedanı, zool. Monodon monoceros.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. A.). Doğu Arabistan’da büyük bir ülke.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde artık kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yiğitlik, bahadırlık.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Kahramanllık yiğitlik, efelik. Korkusuz olmak.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Norveç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) Norveçli; Norveç diline ait; (i.) Norveçli kimse; Norveç dili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. başka suretle, başka türlü; yoksa, olmazsa, aksi takdirde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. öteki dünya işlerine dalmış, bu dünyadan olmayan; hayali işlerle meşgul. otherworldliness i. öteki dünya işlerine dalma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kendinden fazla emin, gururlu, kibirli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., f. tartıda fazla gelen miktar, fazla ağırlık: şişmanlık; şişman: f. fazla yüklemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. basmak; etkilemek, bunaltmak; garketmek, boğmak; başından aşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok kuvvetli, karşı konulamaz; bunaltıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kuvvetinden fazla çalıştırmak veya çalışmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (wrote, written) fazla ince bir üslupla yazmak; fazla uzun yazmak; bir yazı üzerinde düzeltme yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fazla işlemeli; sinirleri bozuk; aşırı heyecanlı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(sallamak) Uğraşmak, didinmek, çabalamak. Deyim

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kâğıtların uçmasını önlemek için üzerine konan ağırlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kırtasiyecilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs.) received.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs.) received.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Ruanda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Super Audio CD — mümkün olan en yüksek kalitede ses standardı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Yüksek kalitede ses depolama ortamı.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Aygıtın, Super Audio CD ses kalitesi oluşturabildiğini ifade eder.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Pit Sinyal İşleme (Pit Signal Processing – PSP) teknolojisiyle, Super Audio CD’nin sinyal yüzüne belirsiz bir görüntü ya da filigran basılabilir. Bu teknoloji sanatçıları ve tüketicileri yasa dışı kopyalamaya karşı korumaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Namazda yüzünü yere koyma, yere kapanma: Secde etmek, secdeye varmak. Secde-i sehv = Namazda veya Kur’an-ı Kerîm’de, okurken yapılan bir hataya mukabil yapılen secde. Secde-I şükür = Şükretmek maksadıyla yapılan secde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prostration. prostration. kowtow. kotow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prostrating oneself in prayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prostration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. secde, Fars. gâh = yer). Secde yeri, secdeye varılacak yer.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [سجده گاه] secde edilen yer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yelkovan, (zool.) Puffinus puffinus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gümüş eşya, gümüş sofra takımı; kaşık ve çatal takımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. beşparmakotu, bot. Potentilla anserina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Çift kaset deck’li bir sistemde A ve B sürücülerindeki kasetlerin her iki yüzünün de otomatik ve sıralı olarak çalınmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çanta çiçeği, bot. Calceolaria integrifolia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Her sensörün daha fazla ışık alması için pikseller arasındaki ölü alanları azaltan gelişmiş sensör yapılandırmasına sahip Sony Super HAD (Hole Accumulated Diode) CCD™, nefes kesici görüntüler elde edilmesini sağlar. Yonga üzerindeki mikro lensler, ışık toplama performansını ve CCD hassasiyetini geliştirerek, daha parlak, daha gerçeğine uygun ve daha az parazitli görüntüler elde edilmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. düğünçiçeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merdiven.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merdiven boşluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğru sözlü, dobra dobra söyleyen, dürüst, açık sözlü. straightforwardly z. açıkça, dürüst bir şekilde, dobra dobra. straightforwardness i. dürüstlük; açıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

SACD’ye bakın.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Cyber-shot fotoğraf makinelerindeki teknoloji, CCD’nin ışık toplama performansını güçlendirir. Bu, her bir pikselin üst kısmına mikroskobik bir objektif yerleştirip üzerine mümkün olduğunca fazla ışığın odaklanması sağlanarak çalışır. Bu şekilde renk parazitleri azaltılıp resim kalitesi yükseltilir. Bu özellik ayrıca Advanced HAD CCD™ olarak Handycam® ürün serisinde de bulunabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kon. san. bir kavramı daha dar veya daha geniş anlamda başka bir kavramla ifade etme usulü (msl. Türk ordusu yerine Mehmetçik, vişne şurubu yerine vişne demek gibi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تاجدار] taç sahibi, padişah.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cidd» den masdar). Yeniletme, yeni etme, tazeletme. Tecdîd-i havâ = Odanın havasını değiştirip tazeletme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تجدید] yenileme. 2.yenilenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yenilenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yenilemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yinelenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

renewal. renovation. restoration. refurbishment. replacing with a new one.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tunçtan oluşan, dağ gibi güçlü.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., z. su altında olan veya kullanılan; geminin su hattından aşağıda olan; i. su seviyesinin altında olan kısım; z. suyun altında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. yolunda, yoluna girmiş, başlanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iç çamaşırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. normalden az ağırlığı olan; zayıf; i. normalden az olan ağırlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ilgi uyandıramamak, etkileyememek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyük orman ağaçları altında büyüyen ufak ağaç veya çalılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ölüler diyan; toplumun suçlular tabakası, kanunsuzlar âlemi; arz küresinin öbür tarafı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-wrote,-written) imza etmek; sigorta etmek; bir teşebbüsün masrafını ödemeyi taahhüt etmek; sağlama bağlamak.. underwriter i. sigortacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kendini kaybedecek derecede ilâhî aşka dalma, Ar. istiğrak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجد] coşku.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [وجدآور] coşkulu, heyecanlandıran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Zenginlik, varsallık.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Coşkunlukla ilgili, coşkunlukla oluşan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Vecdi).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(VİCDAN) (i. A.).

1.Bulma, bir şeyi bir hâlde görme.

2.Kalple hissetme, duygu.

3.İnsan kalbindeki bir gizli duygu ki, iyilik etmekten hoşlanır, kötülük etmekten ızdırap duyar ve iyiyi kötüden ayırır: Bunu vicdanım kabûl etmiyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscience. heart. inner man. remorse. scruple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscience. scruple. conscience bulunç.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscience. casuist. heart. qualm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجدان] iyi ile kötüyü ayırt edip değerlendirme duygusu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.İyiyi kötüden, hayrı serden ayırmayı sağlayan iç duygu, ahlak şuuru. His duygu. 2.Din, inanç.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compunction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compunction. remorse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bad / burdened conscience. compunction. bad conscience. guilty conscience. pangs of conscience. qualm. qualms of conscience. remorse. worm of conscience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Vicdanca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as far as one's conscience is concerned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجدانا] vicdan bakımından.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. vicdâniyye). Vicdanla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of conscience. pertaining to one's conscience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalbindeki iyiyi ayırma hissi kuvvetli olan, duygulu, insaflı: Vicdanlı adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscientious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscientious. scrupulous. honest. just. fair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

just. fair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vicdanlı olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold-blooded. hard-hearted. without remorse. remorseless. unconscientious. unconscionable. unscrupulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remorseless. unscrupulous. unjust. unfair. conscienceless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unscrupulous. unjust. unfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vicdan noksanlığı, hissizlik, duygusuzluk, insafsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unscrupulousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unjustness. unfairness. unscrupulousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. savaştan yıpranmış, savaş yorgunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çamaşırcı kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su yolu; gemi güvertesinde biriken suyu akıtmaya mahsus açık oluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. su dağıtım tertibatı; su oyunları; (argo) gözyaşı; (argo) yağmur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sudan aşınmış, suda eskimiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. havadan anlar; kamuoyunu sezen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hava etkisiyle bozulmuş veya aşınmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. altmış iki ile altmış yedi kilo arasında boksör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çobanaldatana benzer A.B.D.'ye özgü bir gece kuşu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony X-black LCD™, bir yerine iki tane özel tasarlanmış lamba ile güçlü bir şekilde aydınlatılır. Ekran yüzeyi yansımayı önleyici bir katman ile kaplanmıştır. Bu da geniş bir kontrasta sahip canlı ve gerçeğine uygun renkler sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçen hafta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by