Cebi Delik ne demek? | Cebi Delik anlamı nedir? | Cebi Delik

Cebi Delik anlamı nedir?

Cebi Delik ne demek?

Cebi Delik anlamı nedir?

Cebi Delik | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

peerage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kulluk, kölelik, bağlılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uselessness. vanity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Soyluluk, asâlet, necâbet, kişizadelik. mec. Müsriflik, düşüncesizce hareket, hoppalık.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(hypericum calycinum): Çalılık ve fundalıklar arasında yetişen uzun ömürlü bir otsu bitkidir. 30-80 santimetre boyundadır. Gövdesi dört köşelidir. Yaprakları sapsızdır. Çiçekleri parlak sarı renktedir. Mayıs ve eylül aylarında çiçek açar. Kullanıldığı yerler: İdrar ve balgam söktürür. İştah açar. Sinirleri yatıştırır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broke. hole in the air. in the hole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Alın, nâsiye, cebhe: Çİn-i Cebin = Alın buruşukları, mec. Düşünce.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cebânet» den smüş.). Korkak, yüreksiz, ödlek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جبين] korkak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(CEBR) (i. A.).

1.Zor, kahır, zorlama: Cebir kullandı, cebir ile malını aldı: Cebr-i nefsetmek = Kendini zorla zaptetmek.

2.Kırık veya çıkık kemiği bağlayıp yerine getirme, yapıştırma.

3.Umumiyetle tamir, onarma, ıslâh.

4.Matematiğin yüksek bahislerinden bahseden ilim. Cebr-I Adi = Bu ilmin başlangıç bahisleri. Cebr-i Alâ = Bunun yüksek bahisleri. Cebr-i hâtır = Hatırı kırılan bir adamın gönlünü alma. Cebr-i mâfât = Kaybedilen bir şeye bedel, başka bir şey kazanıp teselli bulma.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algebraic. algebraical. algebra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algebra. compulsion. force. constraint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coercion. algebra. compulsion. force. constraint. physical violence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Zorlamak. 2.Düzeltme, onarma. 3.Kırık veya çıkık bir kemiği yerleştirip sarmak.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. cebâyir) (cerrahî). Kırık tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

splint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Cebir).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algebraic. algebraical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algebraic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algebraic equation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Derin çukur veya bir yandan bir yana açılmış yarık: Toprakta bir delik açmak. Bu kâğıtta, basmada delik vardır. İğne deliği, sıçan deliği, kulak, burun deliği. Delinmiş, delikli: Delik bir kova. Delik deşik = Her tarafı delinmiş. Kulağı delik = Anlayışlı, iş bilir. Fars. Agâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Gül tohumu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hollow. hole. opening. aperture. bore. den. prison. cavity. mortice. mortise. perforation. port. slot. stir. vent. ventage. venthole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hollow. hole. opening. aperture. bore. den. prison. cavity. mortice. mortise. perforation. port. slot. stir. vent. ventage. venthole. blowout. eye. leaky. nutcase. orifice. outlet. prick. rent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hole. bore. orifice. perforation. opening. prison. jail. jug. socket. gap. mesh. eye. leak. tunnel. aperture. pore. puncture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bore. broach. clip. drill. hole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bülûğa ermiş. Ar. şâb, genç: Bir delikanlı gördüm. Köyün delikanlıları oynuyorlardı.

2.Yiğit, cesur, babayiğit.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

juvenescent. youth. young man. adolescent. teenager. teen. teeny. boy. killer. lad. laddie. pup. conceited pup. puppy. sapling. a slip of a boy. sprig. stripling. whelp. youngster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kid. lad. sapling. youngster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

youth. young man. adolescent. blade. blood. boy. lad. laddie. stripling. young person. youngster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Gençlik, Ar. şebâb.

2.Cesaret, yiğitlik, babayiğitlik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wild youth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deliği veya delikleri olan, delinmiş. Ar. maskub: Delikli tahta, kâğıt, taş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

holey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perforated. punched. sprocketed. alveolate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perforated. having a hole. skimmer. hollow. bored. pierced. punched. celled. spongy. honeycombed. leachy. porose. porous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Delikli ve sert bir tabaka ile kaplı bir hücreli hayvanlar takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deliği olmayan. Deliksiz uyku = Hiç uyanmadan uyunulan uyku.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

without a hole. imperforate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sound sleep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extraordinariness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

singularity. being extraordinary or exceptional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Fidelerin yetiştirildiği yer.

2.Fide olmaya elverişli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İşçilerin bir günlük iş için aldıkları ücret, yevmiye: Burada rençberin gündeliği kaç liradır? Usta gündeliği, gündelikle çalışıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daily. informal. day's wages. daily fee. everyday. daily wages.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

daily. everyday. daily fee. day's ways. wage. day rate. daily pay. daily wages. daily wage rate. per diem. quotidian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gündelikle yani yevmiye ile çalışan adam, rer.çber, amele, ırgat: Gündelikçi kullanıyor, gündelikçi adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dayman. dayworker. hired man. jack. homeworker. utility man. daysman. floater. jobber. time worker. wage worker. wage earner. casual labourer. jobbing man. hack. daily servant. day servant. odd jobber. jobbing hand. day labo u rer. hired labo u rer. surfa

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hired woman. charwoman. daily help. daily woman. daily woman / help.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gündelikle, yevmiye ile çalışan: Gündelikli rençber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wager worker. jobber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T. musiki). Ses san’atkârlığı ilmi, Fr. chant.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe) (uyd. k ). Tanrı’nın her yerde ve her şeyde bulunduğuna inanan din ve fizikötesi görüşü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Asalet, soyluluk.

2.Terbiye, centilmenlik, çelebilik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (halk dilinde muştuluk). İyi bir haber getirene verilen bahşiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bearer's fee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

money paid in advance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

money paid in advance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable for making curtains.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fob.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sade olma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simplicity. simpleness. plainness. homeliness. austerity. frugality. severity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simplicity. plainness. simpleness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simplicity. plainness. unaffectedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Bal ile sirke şerbeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Memeli hayvanların Avustralya’da yaşayan bir takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir alışverişte aracıya yüzde hesabiyle verilen ü’eref.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

percentage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.).

1.Asalet, sovluluk.

4.mec. Hoppalık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hindistan’dan gelen baharat ki, halk arasında zenfecil denir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زنجبيل] zencefil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fitness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

energy and alertness. physical fitness. liveliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by