Cefa-pişe ne demek? | Cefa-pişe anlamı nedir? | Cefa-pişe

Cefa-pişe anlamı nedir?

Cefa-pişe ne demek?

Cefa-pişe anlamı nedir?

Cefa-pişe | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Ayrılık ve hicranda bırakma, vefasızlık: Aşıklara vefa yerine cefa ediyor.

2.Cevr, ezâ. Fars. renciş: Bu kadar cefaya tahammül olunmaz. Cefâ-pîşe = Cefa etmeyi Adet edinmiş olan cefakâr. Cefâ-dîde = Cefa görmüş, ayrılık, çevir ve eziyet çekmiş olan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rigour. suffering. pain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cruelty. oppression. unkindness. harshness. suffering. pain. hardship. punishment. torment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جفا] üzme, eziyet etme. cefâ çekmek cefaya katlanan, üzülen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Cefâ arayan, cefâ eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Cefâ görmüş, cefâ çekmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., A. cefa, F. kâr = iş). İşi çevir ve cefa etmekten ibaret olan, çevir ve cefa eden: Ey yâr-ı cefâkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Cefâkârcasına.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Cefâcılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ A. cefa, F. keşiden = çekmek). Çevir ve cefa çeken, ezâ ve cefaya düçar olan: Aşık-ı cefakeş = Cefa çeken Aşık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Zâlim, gaddar.

2.Mâşuk, sevilen, sevgili.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفاجو] üzen, cefa eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفادیده] üzülmüş, cefa çekmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفاکار] cefa eden, üzen. 2.cefa çeken, üzülen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفاکاری] cefa etme, üzme. 2.cefa çekme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفاکش] üzülen, cefa çeken, eziyete katlanan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thorny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جفاپيشه] üzmeyi huy edinmiş, cefa eden. 2.aşığını üzen sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hakir görmek, küçümsemek, yukarıdan bakmak, adam yerine koymamak, hor görmek; nefret etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Sanat.

2.İş, Ar. amel, Fars. kâr.

3.Adet, huy, tabiat.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پيشه] meslek. 2.sanat. 3.huy.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ortaoyununda kavuklu ile konuşarak oyunu açan oyuncu,

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ پيشه کار] sanatçı. 2.meslek sahibi. 3.ortaoyununda oyunu başlatan sanatçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Sarsılma, halecan.

Türkçe Sözlük by