Cell ne demek? | Cell anlamı nedir? | Cell

Cell anlamı nedir?

Cell ne demek?

Cell anlamı nedir?

Cell | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A. Allah’ın sıfatı). Aziz ve celîl olan (Allah).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çekişmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to argue. to quarrel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (anat). bünyesi sünger gibi olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (coğ -Iae) eski Yunan ve Roma tapınaklarında mabudun heykelinin bulunduğu iç oda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جلاد] cellat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Cellâtlık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [جلادی] cellatlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). kiler; mahzen; bodrum, bodrum kat; şarap mahzeni; şarap stoku. salt cellar tuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bodrum; depo, kiler veya mahzen yeri; bu gibi bir yer için ödenen kira.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). manastır kilercisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). içki dolabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(CELLAD) (i. A.) (Asıl mânâsı: Kırbaççıdır). Idam’a mahkûm suçluları idam etmekle görevli adam. Ar. seyyâf. mec. Pek merhametsiz adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

executioner. hangman. hatchet man. jack ketch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

executioner. hangman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

executioner. deathman. hangman. headsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Arapça «celâl» fiilinden). Celîl ve aziz olsun mânâsiyle şu dua tâbirlerinde kullanılır: Celle celâli, celle şâne (Tanrı hakkında).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). viyolonsel çalan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). viyolonsel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). selofan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hücrelerle ilgili; hücreleri olan, hücreli. cellular structure hücreli bünye .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hücrecik, gözcük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic).,(mark). selüloit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, (kim). selüloz cellulose acetate suni deri veya sentetik kumaş ve iplik yapımında kullanılan selüloz asetat karışımı cellulose tape selüloz bandı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). rektorlük; kançılarya, sefaret kançılaryası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yüksek rütbeli hakim veya diğer devlet memuru; saray katibi; rektör; (Almanya'da) şansölye, başbakan. Chancellor of the Exchequer ingiltere'de Maliye Bakanı. Lord Chancellor ingiltere'de Lordlar Kamarası Başkanı ve Adalet Bakanı. chancellorship (i).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اجل] çok büyük, ulular ulusu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) fazilet, üstünlük, faikıyet, seçkinlik, mümtaz oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Ekselans, sefir veya vekile verilen unvan. His Excellency Ekselansları. Your Excellency Ekselans, zatı âliniz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) mükemmel, kusursuz; üstün, faziletli, mümtaz, faik. excellently (z.). peka1â, mükemmelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

update.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

update.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

update.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

updating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

update.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

update.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bring sth up to date. to bring up to date. update.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

actuality. currency. up-to-dateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

currency. current interest. up to dateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (biyol.) hücrelerarası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. mecellât).

1.Kitap, dergi, mecmua, broşür, risâle: Edebiyata ait güzel bir mecelledir.

2.İslâm hukukunun muâmelât kısmı: Mecelle dersi.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مجله] dergi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. misel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. muhtelif, çeşitli, karışık, çok yönlü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. derleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cilâ» dan imef.).Cilâlanmış, parlatılmış, parlak: Mücellâ bir ayna.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Parlatılmış, parlak, cilalı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cild» den imef.) (mü. mücellede). Dikilip kap geçirilmiş, ciltlenmiş (kitap): Bütün kitapları mücelleddir. (c. mücelledât) Kitabın, birlikte dikilmiş ve bir hacim teşkil eden kısmı veya bütünü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mücellit.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. A. «cild» den İf.). Kitapları dikip kenarlarını düzelterek kap gaçiren işçi: Bu kitapları mücellide göndermeli, mücellit dükkânı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookbinder. bookbinder ciltçi.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookbinder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookbindery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kitapları dikip kap geçirme, ciltçilik san’atı: Mücellidlikte mahareti vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book binding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookbinding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. çok hücreli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «celâ»dan if.) (mü. mütecelliyye).

1.Meydana çıkan, görünen, apaçık.

2.Parlak.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مجلا] cilalı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مجلد] ciltçi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متجلی] görünen, tecelli eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uçakta motor yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (bot.) tohum nüvesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. li) (biyol.) basit göz; göz şeklinde leke. ocellate (s.) basit gözlü; göz şeklinde lekeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. başlıca, belli başlı, fevkalade, mükemmel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotosel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alt bodrum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tecellî.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Tecelli).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «celâ» dan masdar) (c. tecelliyyât).

1.Görünme, açığa çıkma.

2.İlâhî kudret eserlerinin görünmesi, açığa çıkması.

3.İlâhî lutfa erişme.

4.Talih, kader: Benim tecellim böyle imiş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transfiguration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manifestation. fate. luck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manifestation. becoming manifest. revelation. destiny. fate. phenomenon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ تجلی] görünme, ortaya çıkma. 2.kader.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Görünme, belirme. 2.Kader, talih. 3.Allah’ın lütfuna erişme.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

görünmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تجليگاه] görünme yeri, zuhur yeri, ortaya çıkış yeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Yalandan cesaret gösterme.

2.İnat ve serkeşlik etme.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. barometrenin ana ilkesini keşfeden İtalyan fizik bilgini; Toricelli'ye ait veya onunla ilgili Torricellian tube barometrenin cam tübü Torricellian vacuum barometre cıvası üzerindeki hava boşluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. suçiçeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tel şehriye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. viyolonsel. violoncellist i. viyolonsel çalan kimse .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ., zool. çan hayvanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by